TMK MADDE 513

Tokmak, Terazi, Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

TMK MADDE 513

TMK MADDE 513

B. Mirasçılıktan Çıkarma IV. Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle Mirasçılıktan Çıkarma

Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Ancak, bu yarıyı mirasçılıktan çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır. Miras açıldığı zaman borç ödemeden aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya belgenin kapsadığı borç tutarı mirasçılıktan çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, mirasçılıktan çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.

TMK MADDE 513’ÜN GEREKÇESİ

Yürürlükteki maddenin bir ve üçüncü cümlesinde koruyucu mirasçılıktan çıkarılmaya neden olan borç ödemeden aciz belgesinin hükmünün kalmaması veya bu belgenin içerdiği borç tutarının mirasçılıktan çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, mirasçılıktan çıkarma tasarrufunun “keenlemyekün” olacağını öngörmektedir. Bu cümle maddenin ikinci fıkrası hâline getirilerek “keenlemyekün” yerine “iptal olunur” deyimi kullanılmıştır.

Miras Hukukunda kural olarak yokluk ve mutlak butlan söz konusudur. Fıkrada da bu genel ilkeye uygun olarak mirasçılıktan çıkarma tasarrufunun kendiliğinden hükümsüz kalması yerine iptal edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bunun sonucu olarak buradaki iptal davası da ölüme bağlı tasarrufların iptaliyle ilgili 557 nci madde hükümlerine tâbi tutulmuştur. Bu düzenlemenin en önemli sonucu, bu gibi hâllerde, mirasçılıktan çıkarma tasarrufunun her zaman için geçersiz olduğunu ileri sürme yerine, iptal davasına konu olmasıdır

TMK MADDE 513 İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI

Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Esas : 2010/13493

Karar : 2011/13246

Karar Tarihi : 13.09.2011
MAHKEMESİ : Akçaabat 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir

2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın ve yanında bulunan müşterek cocuk yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.


SONUÇ : Hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen nedenle tedbir nafakası yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan yönlerden yukarıda l. bentte gösterilen nedenle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Bu konu hakkındakibenzer makalelerimiz için tıklayın

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu gönderiyi paylaş

WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat ile görüşmek ister misiniz?