Alıcı Gibi Davranarak Vekalet Çıkartıp

Alıcı Gibi Davranarak Vekalet Çıkartıp

Alıcı gibi davranarak vekalet çıkartıp aracın anahtarlarını aldıktan sonra ödemeyi yapmamak Dolandırıcılık suçu oluşturur mu ?

T.C.Yargıtay

23. Ceza Dairesi

Esas No : 2015/5819

Karar No : 2015/6423

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın kendisine ait .. ZJ .. plakalı aracını satmak için götürdüğü oto pazarında alıcı gibi yanına gelen sanık ile aracın satışı konusunda anlaştıkları, katılana 100 TL kapora veren sanığın aracı eşine alacağını beyan ederek adına düzenlenmiş satış vekaletnamesi istediği, kendisinin de parayı hazır edeceğini söylemesiyle ertesi gün buluşmak üzere oto pazarından ayrıldıkları, ertesi gün katılanın kendisinden istenen vekaletnameyi noterden düzenleyerek buluşma yerine gittiği, sanığın vekaletnamenin araçta olduğunu öğrendikten sonra, eşini ve parayı alıp geleceğini söyleyerek aracın anahtarını da alıp gittiği, ancak geri gelmediği, katılanın sanığı cep telefonundan bir den çok defa aramasına rağmen sanığın katılanı oyaladığı, son görüşmede ise, “para verdim, arabayı aldım” diyerek telefonu kapattığı, bu şekilde sanığın katılanı aldatmak suretiyle haksız çıkar elde ettiği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Katılanın sanığı öncesinde tanımayıp aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı dolayısıyla sanığa suç isnadında bulunmasını gerektiren bir nedenin olmadığı gözetilerek mahkemece beyanına itibar olunduğu, sanığın soruşturma ve mahkeme beyanları arasında çelişkinin mahkeme tarafından ısrarla sorulmasına rağmen sanık tarafından giderilemediği, aracın motor numarasından yapılan sorgulamada aracın aynı gün tekrar satıldığı bu durumun sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinin kabulünü gerektireceği yönünde oluşan kanaatle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Adli sicil kaydına göre, Ankara 22.Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 2005/1030 E. 2005/1230 K. sayılı 25.10.2010 kesinleşme ve 11.09.2013 infaz tarihli dolandırıcılık suçundan 2 yıl, 2 ay, 12 gün hapis cezasına ilişkin kararın tekerrüre esas teşkil ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Daha fazla bilgi için doğrudan 05321670913 numaralı telefondan veya diğer iletişim yollarından irtibata geçebilirsiniz.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu gönderiyi paylaş

WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat ile görüşmek ister misiniz?