YABANCI MAHKEME İLAMININ TENFİZİ VE TİCARİ İLİŞKİDEN KAYNAKLANAN ALACAK

YABANCI MAHKEME İLAMININ TENFİZİ VE TİCARİ İLİŞKİDEN KAYNAKLANAN ALACAK

Özet : Dava tarihinde kesinleşme şerhi bulunan mahkeme ilamının sunulması gerektiğinden, yabancı mahkeme ilamında yer alan, kararın yürürlüğe girdiğine dair şerh, kararın o tarihte kesinleşip kesinleşmediği konusunda tereddüt uyandırmakta olup, mahkemece davacıya hangi tarihte kesinleştiğini gösteren kesinleşme şerhini taşıyan yabancı mahkeme kararının sunulması için mehil verilmesi veya gerektiğinde Adalet Bakanlığı aracılığı ile istinabe suretiyle kesinleşme tarihini ve şerhini içeren ilamın tasdikli örneğinin istenmesi ve sonuca göre karar vermesi gerekirken aksine düşünceyle bilirkişi raporundaki yoruma göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
T.C.Yargıtay11. Hukuk Dairesi
Esas : 2015/12319 Karar : 2017/167 Karar Tarihi : 10.01.2017
Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/03/2015 tarih ve 2014/631-2015/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı alacak davasının yabancı mahkeme kararı ile son bulduğunu, bu bağlamda … … Bölge Mahkemesinin 21/12/2013 tarih ve 9498 sayılı kararının kesinleştiğini beyan ederek adı geçen yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; çeviri metninde yabancı mahkeme kararının kesinleştiğine dair net bir şerhin olmadığını, … ile Türkiye arasında karşılıklılık esasının bulunması halinde tenfiz kararı verilmesi gerektiğini, söz konusu mahkeme kararında davalı şirketin hak ve menfaatlerinin yeterince korunmadığını ve tebligatların davalı şirketin …daki irtibat adresine yapıldığını, savunma haklarına yeterince riayet gösterilmediğini, kararın kamu düzenine açıkça aykırı olup kararın gerekçesiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece tenfize konu mahkeme ilamının Türkçe çevirisinde ilamın yürürlüğe girdiği tarihin belirtilmesinin, … kanunlarına göre kesinleşme anlamına gelip gelmediğinin belirlenmesi saikiyle alınan 23/02/2015 havale tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde, mahkeme ilamının … Usul Kanununun 258/1 ve 259/1 maddesi kapsamında kesinleşmiş olduğu, ilamın Türk mahkemesinin kesin yetkisini ilgilendiren bir konuda verilmemiş olduğu, davalıya usulüne uygun savunma hakkının tanındığı, kararı veren … ile Türkiye Cumhuriyeti devleti arasında karşılıklılık esasının bulunduğu, ilamın davalının savunma haklarına riayet edilerek verilmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi talebine ilişkindir.1- MÖHUK 53. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının tenfizi için dava tarihinde kesinleşmiş olması şarttır. Sunulan yabancı mahkeme kararında yürürlüğe girdiğine dair şerh mevcuttur. Bilirkişi raporunda yorum suretiyle kararın kesinleşmiş olduğuna dair görüş belirtilmiş ise de, dava tarihinde kesinleşme şerhi bulunan mahkeme ilamının sunulması gerektiğinden, yabancı mahkeme ilamında yer alan, kararın yürürlüğe girdiğine dair şerh, kararın o tarihte kesinleşip kesinleşmediği konusunda tereddüt uyandırmakta olup, mahkemece davacıya hangi tarihte kesinleştiğini gösteren kesinleşme şerhini taşıyan yabancı mahkeme kararının sunulması için mehil verilmesi veya gerektiğinde Adalet Bakanlığı aracılığı ile istinabe suretiyle kesinleşme tarihini ve şerhini içeren ilamın tasdikli örneğinin istenmesi ve sonuca göre karar vermesi gerekirken aksine düşünceyle bilirkişi raporundaki yoruma göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.2- Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu gönderiyi paylaş

WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat ile görüşmek ister misiniz?