Akıllar Avukatlık Ofisi olarak Gaziantep’te haksız yere işten çıkarılanların haklarını savunuyoruz. Bu yazıda, işe iade davası nedir, ne zaman açılır, şartları nelerdir ve bilinmesi gerekenler gibi konularda yalın bir dille bilgi vereceğiz.
İşe İade Davası Nedir?
Haksız yere işten çıkarılan işçinin, işverene karşı açtığı ve işyerine geri dönme talep ettiği davadır. Bu dava, işçinin iş güvencesi hakkının korunmasını amaçlar.
Ne Zaman Açılır?
Fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren 10 iş günü
Fesih tarihinden itibaren 6 ay
Şartlar Nelerdir?
İş sözleşmesi belirsiz süreli olmalı (kesin süreli işlerde dava açılamaz).
İşyerinde en az 30 işçi çalışıyor olmalı.
İşçinin en az 6 aylık kıdemi olmalı.
İşten çıkarma geçerli bir sebebe dayanmamalı.
Sonuçları Nelerdir?
Mahkeme davayı kabul ederse, işçi işyerine geri döner ve geriye dönük ücretlerini alır.
Mahkeme davayı reddederse, işçi tazminat alır.
Dikkat Edilmesi Gerekenler:
Dava süresini kaçırmayın.
Gerekli belgeleri saklayın.
Tanıklarınızı belirleyin.
Bir avukata danışın.
Gaziantep’te Haksız Yere İşten Çıkarıldınız Mı?
Hemen Akıllar Avukatlık Ofisi ile iletişime geçin, haklarınızı geri kazanın!
Unutmayın! Bu yazı hukuki bilgi vermek için değil, bilgilendirmek için hazırlanmıştır. Yasal haklarınız ve dava süreciniz hakkında detaylı bilgi için bir avukata danışmanız gerekir.
İşe İade Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevaplar
1. Hangi durumlarda işe iade davası açabilirim?
İşveren tarafından haksız yere işten çıkarılmışsanız.
İş sözleşmeniz geçerli bir sebep olmaksızın feshedilmişse.
İşyerinde en az 30 işçi çalışıyorsa ve en az 6 aylık kıdeminiz varsa.
2. İşe iade davası ne kadar sürer?
İşe iade davaları ortalama 6 ay ile 1 yıl arasında sonuçlanır.
4. İşe iade davası açarken avukata ihtiyacım var mı?
Evet, işe iade davası açarken mutlaka bir avukata danışmanız ve dava sürecinde avukattan destek almanız önemlidir.
5. İşe iade davası açarsam işsiz kalır mıyım?
Hayır, işe iade davası açmanız işsiz kalmanıza neden olmaz. Dava sonuçlanana kadar işsizlik maaşı alabilirsiniz.
6. İşe iade davası kazansam da işveren beni işe geri almazsa ne olur?
Bu durumda, işveren hakkında icra takibi başlatılabilir ve işverenin sizi işe iade etmesi sağlanabilir.
7. Fesih bildirimini aldıktan sonra işe iade davası açmak için ne kadar süre var?
Fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren 10 iş günü ve fesih tarihinden itibaren 6 ay içinde dava açmanız gerekmektedir. Bu süreleri kaçırmamanız önemlidir.
8. Kıdem tazminatı alırsam işe iade davası açabilir miyim?
Hayır, kıdem tazminatı aldıktan sonra işe iade davası açma hakkınız düşer. Bu nedenle, dava açmadan önce kıdem tazminatı alıp almayacağınıza karar vermelisiniz. Avukatınız bu konuda size yol gösterebilir.
9. İşe iade davası açarken nelere dikkat etmeliyim?
Dava süresini kaçırmamaya dikkat edin.
İş sözleşmenizi ve fesih bildirimini mutlaka saklayın.
İşten çıkarılmanıza dair tanıklarınız varsa, onların ifadelerini tespit ettirin.
Dava sürecinde mutlaka bir avukattan yardım alın.
10. Gaziantep’te haksız yere işten çıkarıldım, işe iade davası açmak istiyorum. Ne yapmalıyım?
Gaziantep’te bulunan Akıllar Avukatlık Ofisi size yardımcı olabilir. Ofisimiz ile iletişime geçerek, deneyimli iş hukuku avukatlarımızdan dava süreci hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.
Unutmayın! Bu bilgiler genel bilgilere dayanmaktadır. Yasal haklarınız ve dava süreciniz hakkında detaylı bilgi için bir avukata danışmanız gerekir.
Boşanma süreci zorlu ve duygusal bir süreçtir. Bu süreçte, yasal haklarınızı ve yükümlülüklerinizi bilmeniz önemlidir. İddet müddeti de boşanma sonrası dikkate alınması gereken önemli bir yasal kavramdır. Bu makalede, iddet müddetinin ne olduğunu, nasıl hesaplandığını ve bu süreyi etkileyen faktörleri detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.
İddet Müddeti Nedir?
İddet müddeti, Medeni Kanun‘da da belirtildiği üzere, boşanan kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken süredir. Bu süre, 300 gündür ve boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
İddet Müddetinin Hesaplanması
İddet müddetini hesaplamak için şu adımları izleyebilirsiniz:
Boşanma kararının kesinleştiği tarihi belirleyin.
Kesinleşme tarihinden 300 gün ekleyin.
Elde ettiğiniz tarih, iddet müddetinin sona ereceği tarihtir.
Örnek: Boşanma kararının 1 Ocak 2024 tarihinde kesinleştiğini varsayalım. Bu durumda, iddet müddeti 30 Ekim 2024 tarihinde sona erecektir.
İddet Müddetini Etkileyen Faktörler:
Hamilelik: Boşanan kadın hamile ise, iddet müddeti doğumdan itibaren sona erer.
İddet müddeti içerisinde evlenen kadın, yaptırımla karşılaşabilir.
İddet müddeti içerisinde doğan çocuğun babalığı, eski eşe ait kabul edilir.
Sıkça Sorulan Sorular:
1. İddet müddeti ne işe yarar?
İddet müddetinin temel amacı, kadının hamile olup olmadığının belirlenmesini ve boşanmadan sonra yeni bir aile kurmadan önce bir süre beklemesini sağlamaktır.
2. İddet müddeti boyunca nafaka ödenir mi?
Evet, iddet müddeti boyunca nafaka ödenmeye devam eder.
3. İddet müddeti boyunca nerede yaşamak zorundayım?
İddet müddeti boyunca herhangi bir yerde yaşayabilirsiniz.
4. İddet müddetini nasıl kısaltabilirim?
Haklı gerekçeler sunarak mahkemeden iddet müddetinin kaldırılmasını talep edebilirsiniz.
5. İddet müddeti içerisinde evlenmek ne gibi sonuçlar doğurur?
İddet müddeti içerisinde evlenen kadın, 3 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılabilir.
6. İddet müddeti boyunca eski eşimle görüşebilir miyim?
Evet, eski eşinizle görüşmenizde herhangi bir sakınca yoktur.
7. İddet müddeti boyunca çalışabilir miyim?
Evet, iddet müddeti boyunca çalışabilirsiniz.
8. İddet müddeti boyunca yurtdışına çıkabilir miyim?
Evet, iddet müddeti boyunca yurtdışına çıkabilirsiniz.
9. İddet müddeti hakkında daha fazla bilgi edinmek için nereye başvurabilirim?
İddet müddeti hakkında daha fazla bilgi edinmek için bir avukata danışabilirsiniz.
10. İddet müddeti ile ilgili yasal düzenlemeler nerede bulunur?
İddet müddeti ile ilgili yasal düzenlemeler Medeni Kanun’un 4. Kitabında yer almaktadır.
Kaynaklar:
Medeni Kanun
Avukatlık Ofisimiz Hakkında
Gaziantep’te bulunan Global Avukatlık Ofisi, aile hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukatlık bürosudur. Boşanma sürecinde müvekkillerimize iddet müddeti de dahil olmak üzere hukukun her alanında destek veriyoruz.
Dikkat Notu:
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Yazıda yer verilen bilgiler hiçbir şekilde hukuki tavsiye yerine geçmez ve hukuki sorumluluk doğurmaz. Hukuki konularda her zaman bir avukata danışmalısınız.
Boşanma davaları, evliliklerin sona erdirilmesiyle ilgili hukuki süreçlerdir. Her boşanma dava dosyası, kendine özgü faktörlerle karmaşıklaşabilir. Bu karmaşıklık, çiftlerin evliliklerinin özelliğine, varlıklarının bölüşülmesine, çocukların velayetine ve daha birçok faktöre bağlıdır.
Boşanma davalarında avukatın tecrübeli olması önemli mi? İşte bu noktada bu soruya cevap arıyoruz.
Boşanmadavalarının karmaşıklığını anlamak için, davalarda sıkça karşılaşılan bazı faktörleri ele alabiliriz:
Evlilik Süresi
Bir çiftin evli olduğu süre, boşanma davasının karmaşıklığını etkileyebilir. Uzun süreli evlilikler genellikle daha fazla mülkiyet ve finansal varlık biriktirirler, bu da mal paylaşımının daha karmaşık hale gelmesine neden olabilir.
Mal Paylaşımı
Boşanma davalarında en yaygın karmaşıklık noktalarından biri mal paylaşımıdır. Çiftlerin mülkiyetleri, birlikte edindikleri mallar ve finansal varlıkların bölüşülmesi gerekliliği, dava sürecini karmaşıklaştırabilir.
Çocukların Velayeti ve Bakımı
Eğer çiftin çocukları varsa, çocukların velayeti ve bakımıyla ilgili kararlar boşanma davasının önemli bir parçasını oluşturur. Velayet, çocukların nerede yaşayacağını ve kimin sorumlu olacağını belirlerken, bakım masrafları da göz önünde bulundurulmalıdır.
Anlaşmazlık ve Dava Sonuçları
Çiftler arasında anlaşmazlık olması durumunda, dava daha da karmaşık hale gelebilir. Anlaşmazlıkların çözülmesi için mahkeme süreçleri uzayabilir ve bu durum davanın sonuçlarını etkileyebilir.
Boşanma Davalarında Avukatın Tecrübeli Olmasının Önemi
Boşanma davaları, hukuki karmaşıklığı olan ve kişisel yaşamın en özel alanlarından birini etkileyen davalardır. Bu nedenle, bir boşanma davasında tecrübeli bir avukatın rolü son derece kritik ve önemlidir. Tecrübeli bir avukat, müvekkilinin haklarını korumak, adil bir sonuç elde etmek ve hukuki süreci düzgün bir şekilde yönlendirmek için birçok önemli rolü üstlenir:
Hukuki Danışmanlık
Tecrübeli bir boşanma avukatı, müvekkilini boşanma sürecinin her aşamasında hukuki olarak danışmanlık yapar. Boşanma davasının başından sonuna kadar, müvekkiline hangi adımları atması gerektiğini, haklarını nasıl koruyacağını ve olası sonuçları hakkında bilgi verir.
Müzakere Yeteneği
Boşanma davalarında anlaşmazlıklar sıkça ortaya çıkar. Tecrübeli bir avukat, müvekkilinin lehine sonuçlar elde etmek için müzakereler yapar. Uyuşmazlıkların müzakere yoluyla çözülmesi, mahkeme sürecinin karmaşıklığını azaltabilir.
Hukuki Belgelerin Hazırlanması
Boşanma davası dosyasının hazırlanması hukuki belgelerin doğru ve eksiksiz bir şekilde oluşturulmasını gerektirir. Tecrübeli bir avukat, müvekkilinin lehine olan belgeleri düzenler ve mahkemeye sunar.
Mahkemede Temsil
Boşanma davası mahkemeye taşındığında, tecrübeli bir avukat müvekkilini mahkeme duruşmalarında temsil eder. Mahkemede sağlam bir hukuki argüman sunar, tanıkları sorgular ve mahkeme sürecini yönlendirir.
Hukuki Strateji Geliştirme
Her boşanma davası farklıdır ve farklı hukuki stratejiler gerektirebilir. Tecrübeli bir avukat, müvekkilinin davanın seyrini en iyi şekilde yönlendirmek için hukuki stratejiler geliştirir.
Duyarlılık ve Empati
Boşanma davaları sıkça duygusal olarak yüklüdür. Tecrübeli bir avukat, müvekkilinin duygusal ihtiyaçlarını anlar ve onlara destek olur. Empati, müvekkilinle güçlü bir işbirliği kurmayı sağlar.
Tecrübeli bir boşanma avukatı, bu ve benzeri rolleri üstlenerek müvekkilinin boşanma davasını mümkün olan en adil ve olumlu bir şekilde sonuçlandırmaya çalışır. Bu nedenle, boşanma davalarında bir avukat seçerken tecrübenin ve uzmanlığın önemli olduğu unutulmamalıdır.
Hukuki Bilgi ve Deneyim Boşanma Davalarında Neden Önemlidir?
Boşanma davaları, karmaşıklıkları ve hassasiyetleri nedeniyle hukuki bilgi ve deneyim gerektiren özel hukuk alanlarından biridir. Bir boşanma davası sürecinde, bir avukatın sahip olduğu hukuki bilgi ve deneyim, davanın sonucunu büyük ölçüde etkileyebilir. İşte hukuki bilgi ve deneyimin boşanma davalarında neden bu kadar önemli olduğuna dair bazı nedenler:
Hukuki Süreci Anlama
Boşanma davaları, birçok hukuki prosedürü içerir. Hukuki bilgi, avukatın bu süreçleri anlamasına ve müvekkilinin hukuki haklarını en iyi şekilde korumasına yardımcı olur. Dosyaların nasıl hazırlanacağı, mahkemeye nasıl sunulacağı ve mahkeme kararlarının nasıl yorumlanacağı konularında bilgi gereklidir.
Hukuki Belgelerin Hazırlanması
Boşanma davaları, çeşitli hukuki belgelerin hazırlanmasını gerektirir. Bu belgeler, boşanma dilekçeleri, maddi durum bildirimleri, velayet anlaşmaları ve daha fazlasını içerebilir. Hukuki bilgi, bu belgelerin doğru bir şekilde hazırlanmasına yardımcı olur.
Mahkemede Temsil
Boşanma davası mahkemeye taşındığında, deneyimli bir avukat müvekkilini mahkeme duruşmalarında temsil eder. Mahkemede doğru bir hukuki argüman sunmak, tanıkları etkili bir şekilde sorgulamak ve mahkeme sürecini yönlendirmek deneyim gerektirir.
Hukuki Strateji Geliştirme
Her boşanma davası farklıdır ve farklı hukuki stratejiler gerektirebilir. Deneyimli bir avukat, müvekkilinin davanın seyrini en iyi şekilde yönlendirmek için geçmiş davalarından gelen deneyimlerini kullanabilir. Bu, müvekkilinin lehine sonuçlar elde etmek için önemlidir.
Hukuki Değişikliklere Hakimiyet
Hukuk sürekli olarak değişiyor ve güncel yasal düzenlemeleri takip etmek önemlidir. Deneyimli bir avukat, güncel hukuki değişikliklere hakimdir ve bu değişiklikleri müvekkilinin lehine nasıl kullanabileceğini bilir.
Hukuki bilgi ve deneyim, boşanma davalarında müvekkilinin haklarını korumak, adil bir sonuç elde etmek ve hukuki süreci etkili bir şekilde yönlendirmek için vazgeçilmezdir. Bu nedenle, boşanma davası avukatı seçerken bu özelliklere sahip bir avukatın tercih edilmesi önemlidir.
Boşanma Davalarında Mahkeme Süreci Yönetimi
Boşanma davaları, mahkeme süreçleriyle sonuçlanabilen hukuki anlaşmazlıkları içerir. Mahkeme süreci, bu tür davaların sonucunu belirleyen kritik bir aşamadır ve deneyimli bir avukatın mahkeme sürecini etkili bir şekilde yönetmesi büyük önem taşır. İşte boşanma davalarında mahkeme süreci yönetiminin neden bu kadar önemli olduğuna dair bazı nedenler:
Mahkeme İşlemlerini Takip
Boşanma davaları, mahkeme işlemlerini ve tarihlerini içerir. Deneyimli bir avukat, bu işlemleri titizlikle takip eder ve gereken belgelerin ve bilgilerin mahkemeye zamanında sunulmasını sağlar. Bu, davanın gecikmeden ilerlemesini sağlar.
Tanık Yönetimi
Mahkeme süreci sırasında tanıklar ifade verebilir. Deneyimli bir avukat, tanıkları etkili bir şekilde yönlendirebilir, doğru soruları sorabilir ve müvekkilinin lehine sonuçlar elde etmek için tanık ifadelerini kullanabilir.
Delil Toplama ve Sunma
Boşanma davaları sıkça delillerle desteklenir. Deneyimli bir avukat, gerekli delilleri toplar, doğru bir şekilde sunar ve mahkeme sürecinde bu delilleri kullanarak müvekkilinin haklarını savunur.
Hukuki Argümanlar
Mahkeme süreci, hukuki argümanların sunulduğu bir aşamadır. Deneyimli bir avukat, hukuki argümanları hazırlar, mahkemede etkili bir şekilde sunar ve mahkeme kararlarını etkilemek için hukuki stratejiler geliştirir.
Müvekkilin Temsili
Deneyimli bir avukat, müvekkilini mahkemede en iyi şekilde temsil eder. Müvekkilin haklarını korur, mahkeme sürecini anlar ve müvekkilin hukuki çıkarlarını savunur.
Hukuki Sürecin Yönlendirilmesi
Mahkeme süreci, bazen beklenmedik dönemeçlere sahip olabilir. Deneyimli bir avukat, bu dönemeçlerle başa çıkmak için hukuki bir yol haritası oluşturur ve müvekkilinin davanın sonucunu etkileme şansını artırır.
Boşanma davalarında mahkeme süreci yönetimi, davanın sonucunu büyük ölçüde etkileyebilir. Deneyimli bir avukatın bu süreci etkili bir şekilde yönetmesi, müvekkilinin lehine sonuçlar elde etmesine yardımcı olabilir. Bu nedenle, boşanma davası sürecinde deneyimli bir avukatın rehberliği büyük önem taşır.
Boşanma Davalarında Hukuki Strateji Geliştirme
Boşanma davaları, sıkça karmaşık hukuki meseleleri içerir ve deneyimli bir avukatın hukuki strateji geliştirmesi bu tür davaların başarılı bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olabilir. İşte boşanma davalarında hukuki strateji geliştirmenin önemine dair bazı nedenler:
Müvekkilin Hedeflerini Belirleme
Hukuki strateji geliştirme süreci, müvekkilin hedeflerini anlamayla başlar. Deneyimli bir avukat, müvekkilin boşanma davasından ne beklediğini ve hangi sonuca ulaşmak istediğini belirler.
Delilleri ve Kanıtları Değerlendirme
Hukuki strateji, mevcut delilleri ve kanıtları değerlendirmeyi içerir. Avukat, müvekkilinin lehine olan delilleri tanımlar ve bu kanıtları mahkemede nasıl kullanabileceğini planlar.
Hukuki Argümanları Hazırlama
Boşanma davaları, hukuki argümanların sunulduğu bir platformdur. Deneyimli bir avukat, müvekkilinin lehine olan hukuki argümanları hazırlar, savunur ve mahkeme kararlarını etkilemek için bu argümanları kullanır.
Uyuşmazlığı Çözme Yollarını Belirleme
Hukuki strateji, uyuşmazlığı çözmek için kullanılacak yolları belirlemeyi içerir. Bu, mahkeme dışı uzlaşma, müzakere veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini içerebilir.
Hukuki Riskleri Değerlendirme
Deneyimli bir avukat, müvekkilinin karşılaşabileceği hukuki riskleri değerlendirir ve bu risklere karşı nasıl önlemler alınabileceğini planlar.
Hukuki Süreci Yönlendirme
Hukuki strateji, davayı nasıl yönlendireceğinizi belirler. Mahkeme sürecinin her aşaması için bir plan oluşturulur ve bu planın uygulanmasını denetler.
Boşanma davalarında hukuki strateji geliştirme, davanın başarısını büyük ölçüde etkileyebilir. Deneyimli bir avukatın bu stratejiyi oluşturması, müvekkilinin hedeflerine ulaşmasına ve adil bir sonuca varmasına yardımcı olabilir. Bu nedenle, boşanma davası sürecinde deneyimli bir avukatın rehberliği ve stratejik yaklaşımı büyük önem taşır.
Boşanma Davalarında Müzakere Becerileri
Boşanma davaları, sıkça taraflar arasındaki çatışmaların yüksek olduğu hassas durumlar içerir. Deneyimli bir avukatın sahip olması gereken önemli becerilerden biri de müzakere becerileridir. İşte boşanma davalarında müzakere becerilerinin neden önemli olduğuna dair bazı nedenler:
İnisiyatif Alma Yeteneği
Deneyimli bir avukat, müzakere sürecinin kontrolünü ele alabilir. Tarafları bir araya getirerek, müzakereleri başlatma ve yönlendirme yeteneğine sahiptir.
İletişim Becerileri
Müzakere, etkili iletişimi gerektirir. Avukat, müvekkiliyle açık ve dürüst bir iletişim kurar ve taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırır.
Problem Çözme Yeteneği
Boşanma davaları, genellikle çeşitli sorunların çözülmesini gerektirir. Deneyimli bir avukat, sorunları tanımlar, alternatif çözüm yolları bulur ve taraflar arasında uzlaşma sağlama konusunda beceriklidir.
Esneklik
Müzakere süreci dinamik olabilir. Deneyimli bir avukat, değişen koşullara hızla adapte olabilir ve müzakerelerin doğru bir şekilde ilerlemesini sağlar.
Tarafları Uzlaştırma
Müzakere becerileri, tarafları uzlaştırmak ve anlaşmazlıkları çözmek için kullanılır. Avukat, taraflar arasında adil ve tatmin edici bir anlaşma sağlama amacıyla çalışır.
Hukuki Bilgiyi Müzakerelere Entegre Etme
Deneyimli bir avukat, hukuki bilgiyi müzakerelerin merkezine entegre eder. Taraflar arasında hukuki konularda netlik sağlar ve bu bilgiyi müzakerelerde etkili bir şekilde kullanır.
Boşanma davalarında müzakere becerileri, taraflar arasında adil ve sakin bir çözüm bulunmasına yardımcı olabilir. Deneyimli bir avukat, müvekkilinin çıkarlarını koruyarak ve hukuki haklarını savunarak müzakereleri yönlendirebilir. Bu nedenle, boşanma davası sürecinde müzakere becerileri taşıyan bir avukatın rehberliği büyük önem taşır ve taraflar arasında uygun bir anlaşmanın sağlanmasına yardımcı olabilir.
Boşanma Davalarında Hukuki Belge Hazırlığı
Boşanma davaları, hukuki belgelerin doğru ve eksiksiz bir şekilde hazırlanmasını gerektirir. Deneyimli bir avukat, müvekkilinin haklarını ve taleplerini yasal olarak savunmak için gerekli olan belgeleri titizlikle hazırlar. İşte boşanma davalarında hukuki belge hazırlığının önemli yönleri:
Dilekçe Hazırlığı
Boşanma davası başvurusunun temelini oluşturan dilekçe, doğru bir şekilde hazırlanmalıdır. Deneyimli bir avukat, müvekkilinin taleplerini ve gerekçelerini dilekçede açıkça ifade eder.
Evrakların Toplanması
Boşanma davaları sırasında, mal varlığı, gelir, borçlar ve diğer finansal bilgiler gibi önemli evraklar toplanmalıdır. Avukat, bu evrakların eksiksiz ve düzenli bir şekilde sunulmasını sağlar.
Hukuki İtirazların Hazırlanması
Eğer bir taraf, boşanma kararına karşı hukuki bir itirazda bulunuyorsa, bu itirazın belirli hukuki prosedürlere uygun olarak hazırlanması gerekir. Avukat, müvekkilinin itirazını güçlendirmek için gerekli hukuki argümanları sunar.
Anlaşma Belgeleri
Boşanma davası tarafları arasında anlaşma sağlanmışsa, bu anlaşmanın hukuki belgeleri hazırlanmalıdır. Bu belgeler, mal paylaşımı, velayet, nafaka gibi konuları düzenler.
Mahkeme İçin Sunum
Hazırlanan hukuki belgeler, mahkemeye sunulur. Deneyimli bir avukat, belgelerin doğru bir şekilde sunulmasını ve mahkeme sürecinin sorunsuz ilerlemesini sağlar.
Hukuki Tercüme
Boşanma davaları sırasında yabancı dildeki belgelerin hukuki tercümesi gerekebilir. Avukat, bu tür belgelerin doğru bir şekilde tercüme edilmesini sağlar.
Hukuki belge hazırlığı, boşanma davalarının başarıyla sonuçlanması için kritik bir adımdır. Deneyimli bir avukat, müvekkilinin haklarını korumak ve yasal sürecin gereksinimlerini karşılamak için hukuki belgeleri eksiksiz ve doğru bir şekilde hazırlar. Bu, müvekkilinin adil bir sonuç elde etmesine ve hukuki haklarını güvence altına almasına yardımcı olur.
Boşanma Davalarında Duygusal Destek
Boşanma süreci, sadece hukuki zorluklarla değil, aynı zamanda duygusal zorluklarla da doludur. Bu dönemde deneyimli bir boşanma avukatı, sadece hukuki danışmanlık sağlamakla kalmaz, aynı zamanda duygusal destek sunar. İşte bu konuda avukatın rolü:
Müvekkilin Duygusal İhtiyaçlarını Anlama
Boşanma davası sürecinde müvekkilin duygusal ihtiyaçlarını anlamak önemlidir. Avukat, müvekkilin endişelerini, kaygılarını ve duygusal zorluklarını dinler ve empati yapar.
Duygusal Destek Sağlama
Müvekkilin duygusal olarak desteklenmesi, stres ve kaygıyla başa çıkmasına yardımcı olabilir. Avukat, müvekkilin duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için destekleyici bir rol üstlenir.
Profesyonel Ağa Erişim
Deneyimli bir avukat, müvekkilinin duygusal destek alabileceği profesyonel ağa erişim sağlayabilir. Psikologlar, terapistler veya danışmanlar gibi uzmanlara yönlendirme yapabilir.
İletişimde Yardımcı Olma
Boşanma sürecinde iletişim sıkıntıları yaşanabilir. Avukat, müvekkilin eşine veya diğer tarafın avukatına olan iletişimini yönlendirmede yardımcı olabilir.
Daha İyi Kararlar Almalarına Yardımcı Olma
Duygusal olarak zorlayıcı bir dönemde olan müvekkiller, bazen duygusal kararlar alabilirler. Avukat, müvekkilinin duygusal tepkilerin hukuki kararları nasıl etkileyebileceği konusunda bilinçlenmesine yardımcı olur.
Boşanma davaları sadece hukuki bir süreç değil, aynı zamanda duygusal bir deneyimdir. Deneyimli bir boşanma avukatı, müvekkilinin sadece hukuki haklarını savunmakla kalmaz, aynı zamanda duygusal destek sunarak müvekkilin bu zorlu süreci daha iyi yönetmesine yardımcı olur.
Boşanma Davaları ve Diğer Aile Hukuku konularındaki makalelere buradan ulaşabilirsiniz.
Gaziantep miras avukatı; adından da anlaşılacağı gibi temel tanımı ile miras hukuku alanında uzman ve deneyimli bir avukat olarak bilinmektedir. Bir miras avukatı, herhangi bir miras davasının yasal olarak yürütülmesi için esastır. Müvekkilleri adına hukuki işlem ve süreçleri yürüten bir miras vekili; sürecin hızlandırılmasını ve davalı veya davacının bu tür işlemlerle uğraşmak zorunda kalmamasını sağlar. Miras avukatı, miras hukukundan doğan tüm dava ve ihtilafsız yargısal konularda hukuki hizmet veren avukattır. Miras hukukunu temsil etme konusunda uzmanlaşmış, miras davaları ve miras hukuku davalarında hukuki hizmet veren avukata uygulamada miras avukatı denilmektedir.
Gaziantep işçi avukatı, işçi ve işveren arasında iş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde danışılması gereken profesyonel iş hukuku avukatlarıdır. İş hukukçuları, iş kanunlarından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde ve anlaşmaya varılmasında işçilere yol gösterecek bilgi ve beceriye sahip olmalıdır. Bu nedenle iş mahkemesi avukatlarına büyük sorumluluk düşmektedir. Gaziantep boşanma avukatı tutmak, dava sürecinde yasal hak ve menfaatlerinizi kaybetmenizi engelleyebilir ve davalarınızı kısa sürede bitirmenize yardımcı olabilir. Tüm hukuki işlemleriniz için www.akillar.av.tr sitesinden gerekli bilgileri alabilirsiniz.
Gaziantep boşanma avukatı; eşler arasındaki uyuşmazlıkların aile hukukunun temel ilkelerine göre çözümlenmesini sağlayan avukatlardır. Hukuki boşanma avukatının görevleri de hak ve yükümlülüklerin belirlendiği ve uyuşmazlıkların tam olarak çözüme kavuşturulduğu anda sona erer. Aile hukuku ile ilgilenen boşanma avukatları, boşanmak isteyen çiftler için dava açan ve yardım isteyen avukatlardır. Boşanma zorlu bir süreçtir. Boşanma, bir evliliğin yasal olarak sona ermesi ve tarafların ayrılmasıdır. Taraflar boşanma avukatına başvurduklarında ondan çeşitli uyuşmazlıkları çözmesini ve sorunlarına çözüm getirmesini beklerler.
Gaziantep işçi avukatı, anlaşmazlıklarda ve müzakerelerde işverenleri ve çalışanları temsil eder. Sorunları olabildiğince uygun maliyetli bir şekilde çözmek için her zaman müzakere olasılığını ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini ararlar. Her avukat gibi işçi ve işveren avukatları da müvekkil haklarını savunur ve iş hukukunun konusuna giren davalara bakar. Çalışanları ve işverenleri temsil eden avukatlar, müvekkillerinin istekleri doğrultusunda hareket ederek en uygun sonuca ulaşmaya çalışırlar. Gaziantep miras avukatı; miras temsilcisinin rolü temel olarak, merhumun mülkü paylaşırken sahip olabileceği herhangi bir yasal anlaşmazlığı çözmektir. Hukuki ihtilaflar ve bu alanda düzenleme gerektiren miras avukatları tarafından çözümlenir. Hukuki alandaki tüm sorunlar için www.akillar.av.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Bütün gün gezdik tozduk, yorulduk bir şeyler yiyelim. Ne yesek neresi iyidir? Hadi Google amcaya bi sor nerede ne varmış? Eve de sucu getirtmek lazım, banyo aşağıya akıtıyormuş, komşuya ayıp olmasın. Hadi en iyi sucu kimmiş Google amcaya sor? Şöyle hafta sonu bir pikniğe gidelim, yakın çevrede nereler var, nerede ne yapılır hele bir Google amcaya sor? Hangi otelde kalsam? Şuradan yorumlara bi bakayım?
Aklınıza gelen gelmeyen ne varsa Google da bir yorumu var. Google’ un da bir fikri var. İnsanlar eskisi gibi sağdan soldan tanışla araştırma metodunu bırakalı çok oldu. Tanış işi denilen kavram eskisi gibi popüler değil. İster inanın ister inanmayın yedisinden yetmişine herkes Google’a soruyor. Oradan çıkan seçenekleri karşılaştırıyor. Özellikle yorumları okuyor ve sonrasında seçeneklerden birini tercih ediyor. Bu da gerek hizmet sektörü gerekse de üretim sektörü daha doğrusu her sektördeki işletmelerin yorumları oldukça önemsemesine yol açtı.
Peki Google yorumunu diğer site ve uygulama yorumlarından ayıran en önemli özellik ne ?
Cevap basit. İşletme sahibi bu yorumu silemiyor veya düzenleme yapamıyor. Haliyle oraya yazılan yorum orada kalır sonucu nedeniyle işletmeler bu konuda oldukça ihtimam gösteriyorlar.
Peki Google Yorumu Gerçeğe Aykırı İse, Yorumda Bulunan Kişi Tamamen Haksız İse Ya da İftira Ediyorsa Ne Olacak?
İnternet ortamında gerçek dışı Google yorumu kaldırma, google yorumunu sildirme, bir haber veya bir yazıyı kaldırmak için belirli şartların bir arada oluşması gerekir. Baştan uyarayım, sadece eleştiri içeren yorumlar şikâyet edilemez. Edilse dahi sonuç alamazsınız. Ancak bu eleştirinin gerçek bir kişi tarafından değil de sahte bir hesapla yeni deyimle botlarla yapıldığını düşünüyorsanız bu hususta da Google ‘ a şikâyette bulunabilirsiniz. Burada ilk inceleme merci Google olup işin mahkeme boyutu sonraki bir iştir. Tüm sildirme gerekçelerinde metot aynıdır. Önce Google a işletme profiliniz üzerinden yorumu şikâyet edersiniz. Olmazsa mahkeme yolu denenir.
Ama sadece eleştiri niteliğindeki gerçek bir kişi tarafından yapılmış bir yorum ifade özgürlüğü kapsamında olacaktır. İfade özgürlüğü kapsamında herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Yorumu yapan kişi sahte bir hesapsa yani kişi gerçek bir kişi değilse o halde bize göre kişinin ifade özgürlüğünden de bahsedilemez. Yani sahte hesaplarla yapılan yorumların da kaldırılması gerekir.
Yalnızca Eleştiri Niteliğinde Olsa da Kişinin Yorumu Gerçeğe Aykırı İse Bu Yorum Sildirilebilir mi?
Bu hususta maalesef hukukumuzda çok büyük bir boşluk var. Bunun nedenini biz kanun koyucunun ya ifade özgürlüğüne verdiği önem nedeniyle kısıtlamaya neden olabilecek yasal imkanların önünü açmak istemediği için sessiz kaldığı ya da yeni güncel gelişmelere ayak uyduramadığı için boşluk bıraktığı kanaatindeyiz.
Böyle bir olayda bu yorumu sildirmeniz neredeyse imkânsızdır. Örnekle açıklayalım. Diyelim ki siz bir kebapçısınız. Müşterileriniz genel olarak memnun. Çok özenli çalışıyorsunuz. İnternetten de sizi gören ve gelen de çok. Müşterinin biri geldi. Önden çorba istedi. Çorbası verildi ve afiyetle içti. Sonra kebabını yedi bitirdi, sildi süpürdü maşallah. Yerken de nefes bile almadı. Sonra adam çıkıp gittikten sonra bir ne yapmış dersiniz? Gitmiş Google a yazmış tabiî ki.Önce bir güzel 1 yıldız vermiş altına da çorbadan memnun kalmadım, içinden sinek çıktı demiş. Haydaa. Yahu adam,gözüne dizine dursun yediğin lokmalar, ne sineği, böyle bir olay olmadı bile? Apaçık yalan bir beyan. Ne olacak, nasıl olacak? Bu yorumu gören başka müşteriler ne düşünür? Yazık değil mi, rızkımıza mani oluyorsun? Ama yapacak bir şey yok.
Google a şikayet edersin, o da politikamıza aykırı bir şey göremedik der kaldırmaz. Bu durumda erişim yasağı için yorumu kaldırmak üzere Sulh Ceza mahkemesine başvurursun. Orada mevcut durum yalnızca hakimin değerlendirmesine kalmış. Normal bir yargılama gibi hadi getir kamera kaydı, getirin şahitleri dinleyeyim falan olayı yok. Bu sefer hâkim de ifade özgürlüğü der başvurunu reddeder, o yorum da orda kalır. Geriye sadece ve sadece adamı bulup sorun neyse çözelim kardeşim böyle bir şey olmadı, yanlış anlaşılan bir şey varsa telafi edelim vs. deyip adamı ikna edip yorumu silmesini rica etmekten başka elinizde bir seçenek kalmaz. Hem haksızlığa maruz kalıp hem de haksızlığı yapan kişiden özür dilemek zorunda kalmak ne kadar üzücü değil mi? Ama bu şekilde rızkının hatırına böyle insanlara katlanan çok, bilesiniz.
İşte burada yoğun bir şekilde kullanılan bir alanda yasal boşlukların olması ve buna ilişkin itirazların inceleme merciinin Sulh Ceza mahkemesi olması bize göre büyük bir yanlış. Nitekim öncelikle gerçek dışı yorumlara karşı kişilere etkin bir savunma yapabilecekleri ve haklılarsa bu yorumları kaldırabilecekleri yasal imkanlar tanınmalı. Bir diğeri de zaten çok yoğun olan, sürekli nöbetçi hakimlerin baktığı, ayrıca günlük suç oranlarının yüksek olduğu bir ortamda tutuklama ve adli kontrol işlerine bakan Sulh Ceza Hakimlerine bir de bu husustaki itirazlar verilince haliyle bu hakimlerimiz detaylı inceleme ve araştırma yapamıyor.
Hal böyle iken bu meseleler için mevcut hukuk düzeni etkin uyuşmazlık çözümü yapamıyor. Yetkililerimizin dikkatine sunuyoruz.
Google Yorumu Hakaret, Tehdit, Küfür, Haksız Rekabet ve Kişilik Haklarını İhlal Boyutunda İse Mahkeme Kararı İle Bu Yorumlar Kaldırılabilir Mi?
Bu sorunun cevabını gönül rahatlığı ile evet olarak cevaplayabiliriz. Nitekim eleştiri boyutunu aşan artık kişilik hakkı ihlallerine varmış bir yorum ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez. Örneğin aynı sektörde hizmet veren bir işletmeci gelmiş sizin işletmeye yanıltıcı yorumlar yapmış. Açıkça haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulunmuş. Veya hiç tanımadığınız bir adam gelmiş ağza alınmayacak küfürler yazmış. Veya hakaret etmiş. Bu tarz durumlar ifade özgürlüğü kapsamında değildir elbette.
Böyle bir olay ile karşılaştığınızda ilk olarak işletme hesabınız üzerinden yorumu şikayet edebilirsiniz. Kolaylık olması açısından bildirdiğimiz linkten talep oluşturun ve yönergeyi takip edin. https://support.google.com/legal/answer/3110420?hl=tr
Ancak Google bildirmenize rağmen sonuç alamazsanız bu sefer geriye mahkemeye başvurmaktan başka çare kalmıyor. Burada Sulh Ceza Mahkemesi’ne yapılacak bir başvuru ile durumun hakaret, tehdit, aşağılama içerdiği iddiası ile dilekçemizi sunup mahkemeyi mevcut duruma ikna etmeye çalışıyoruz. Mahkeme kişilik hakkı ihlalleri, küfür, hakaret,tehdit,haksız rekabet teşkil eden durumları genelde gözetiyor ve erişim yasağı veriyor. Sonrasında elde ettiğimiz mahkeme kararını Google gelen maile yanıt olarak ilettiğinizde bahsi geçen yorum 3 iş günü içerisinde silinmektedir.
Bizden İşletmecilere Tavsiye
Bir işletmeniz varsa bu meseleleri kendi haline bırakamazsınız. Artık insanlar bu yorumları oldukça önemsiyor. Müşteri memnuniyeti rızık döngünüzde önemli bir etkendir. Eğer gerçekten bu konuda haksızlığa uğradıysanız hukuki destek alın.
Bizden Tüketicilere Tavsiye
Elbette yorum yapmak ve fikrinizi bildirmek hakkınız. Ama bunu yaparken dürüst olmaya, hassas davranmaya ve ince düşünmeye dikkat etmek gerekir. Yorum yapabiliyoruz diye abartı ya da gerçek dışı bir yorum yapıp o kapıdan ekmek yiyen çok fazla insanın rızkına mani olmamak gerekir. Gerçekten sizi mağdur eden veya insanları açıkça dolandıran veya halk sağlığı yada kamu güvenliği için tehlike arz eden durumlarda elbette yorum yapmanız insanlara fayda sağlar. Bir insanı bile mağdur olmaktan sizin yorumunuz kurtarabilir. İşin bu boyutu da önemli. Ama küçük meseleler için büyük zararlar vermemek ve dürüst, hakkaniyetli ve hassas olmak da önemli. Faydalı olması dileğiyle.. Saygılarımla…
Klavye klavye söyle bana var mı benden daha akıllısı ve cesuru bu dünyada ? Klavye dile gelir ; Olur mu efendim senden daha cesuru da yok, senden daha akıllısı da yok. Sen yaz gitsin, kalemine pardon tuşlarına kuvvet. Kimse senden daha tok sözlü olamaz. Kimse senden daha doğru da konuşmaz. Allame i cihanlar senin karşında selam durur. Bunu duyan zat-ı muhteşem der ki; Haa öyle mi o zaman yandınız siz, bakın ben şimdi herkese nasıl saydıracağım.
Gerçekten de klavyenin başına geçince yahut telefonu eline alınca insana bir haller oluyor. Hele ki sosyal medyada üç beş insan seni takip ediyorsa yazdıklarıyla dünyaya yön verdiğini zannediyor insan.
“………….Sivrisineğin birisi kendisini kaptan-ı derya zannedermiş. Bir gün yerde bir idrar birikintisi görmüş. Gidip idrar birikintisi üzerindeki saman çöpüne konmuş ve şöyle demiş: “ İşte derya, işte kalyon, işte ben, Bir meşhur kaptan olup tuttum dümen!………….” ( Bu kısım Mevlana’dan alıntıdır )
İşin kötü tarafı şu ki bazen galeyana gelip çizgiyi aşanlar oluyor ki sonu hep pişmanlık. Yine işin daha da kötü tarafı şu ki; söz uçar yazı kalır. Bazen bilinçsizse bazen de hiçbir art niyet olmadan bir şeyler yazarsın, ilgilisi ya da birileri bunu hemen delil diye arkasına atar. Ondan sonra olanlar olur. Adliyeler böyle vakalarla dolu. Klavyenize güvenmeyin bre delikanlılar. Deliye dönersiniz benden uyarması.
İşte bu vakalardan bir türü de işçi işveren arasında yaşanabilecek türden. İşveren belki bir haksızlık yapar, belki işçiye söylediği bir sözü ağır gelir, belki işçi adamın sadece tipini beğenmez vesaire bir şekilde sıkıntı yaşanır. İşçi de galeyana gelip açar facebook’u, instagramı, twitter’ı saydır Allah saydır. Veya işçi kendince şaka yapmak ister, iş yerini konu mankeni yapar,yazaaar çizeeer. Al sana iş. Peki ne olacak. Diyelim ki bir işçi iş yerini küçük düşürücü bir söylemle sosyal medyada paylaşım yaptı, işveren ne yapmalı ? Ne yapabilir ?
İşçinin Sosyal Medya Paylaşımı Küfür Hakaret Yahut Tehdit İçermemeli ve İşverene Ya da İşverene Bağlı Başka Bir İşçiye Sataşma Boyutunda Olmamalı
Küçük düşürmek başka bir eylem, küfür ve hakaret ile sataşmak bambaşka bir eylem. Dolayısıyla şaka amaçlı bir paylaşım yapmakla bir kişinin onur ve haysiyetine dokunur ağır cümleler kurmak arasında sonuçları itibariyle fark bulunmaktadır. Eğer işçi sosyal medyadan bile olsa işverene karşı ya da onun ailesine karşı veya başka bir işçisine karşı böyle eylemlerde bulunursa, en genel adlandırma ile sataşırsa o halde iş barışı ve huzuru bozulacağı aşikardır ve işçi bu durumda işveren tarafından tazminatsız ve haklı nedenle işten çıkarılabilir. İş Kanunu Madde 25 buna imkan verir.
O sebeple siz siz olun( tabiî ki normalde de kimseye küfür,hakaret veya tehditte bulunmayın ama ) gaza gelip sosyal medyada işverene yahut ailesine veya başka bir işçisine bunu asla yapmayın. İşinizden ve tazminatınızdan olursunuz bizden uyarması.
Sataşma Boyutunda Olmayan Ancak Küçük Düşürücü Paylaşımlar Yapan İşçi Geçerli Nedenle İşten Çıkarılabilir
Geçerli nedenle haklı fesih arasındaki fark çok basit şöyle anlatılabilir; geçerli fesih hallerinde işveren için iş ilişkisinin devam etmesi kendisinden beklenemez bir durum vardır. Evet bu hallerde işçiyi çıkarabilirsin der kanun. Ancak bu haller tazminatsız çıkaracak kadar ağır bir hal de değildir. O sebeple çıkar ama tazminatını da öde denmektedir.
Haklı nedenlerle işten çıkarma ise öyle haller vardır ki artık işçinin işten çıkarılırken tazminat verilmesi de mümkün değildir. Yani eylemin ağırlığı artık geçmişteki emekleri yok sayacak düzeydedir. Tabiri caizse bir yanlışınız tüm doğrularınızı silmektedir. Örneğin ; işyerinde hırsızlık yapmak, işyerinde kavga etmek gibi.
Biz hukukçular bu cümleyi çok kurarız; somut olaya bakmak lazım diye. Her şeyi tek bir kalıbın içine sokup artık bunu uygulayın, kurallar bunlardan ibarettir diyemiyoruz. Ancak genel bir tanım yapıp olaya göre bir karar verebiliyoruz. Konumuzda da verdiğimiz bilgileri böyle düşünmenizi isteriz. Yüzde yüz her olaya böyle uygulanır diye bakmamak lazım. O sebeple konuyu nihayete erdirmek için şu şekilde bir cümle kurabiliriz; “ ……………İşçinin küfür,hakeret,tehdit veya sataşma boyutunda olmayan işvereni küçük düşürücü nitelikteki sosyal medya paylaşımları nedeniyle işveren işçiyi geçerli nedenle işten çıkarabilir…………” Yani işçi tazminata hak kazanır ancak geçerli nedenle çıkarıldığı için işe iade davası açamaz.
Olayın daha güzel anlaşılması ve somutlaşması için gerçek hayattan bir kesit sunalım. Öyle ya bu yargı kararları oturup senaryo yazar gibi yazılmıyor. İnsanların gerçek hayatlarındaki yaşadıkları olay ve uyuşmazlıklara karşı hukuki değerlendirme yapılarak sonucu taraflarını bağlayan bir hüküm veriliyor. Bakalım Yargıtay ne demiş ;
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2016/10461 E. 2016/11592 K. Sayılı kararında özetle
“…………………….Somut olayda 02.11.2014 tarihinde ”facebook” adlı sosyal paylaşım sitesinde ” … ” isimli bir grup içerisinde yayınlanan ” hasta gelmesin diye dua ederken biz, … m……. hastanesi :) ” başlıklı, davacı ile birlikte 3 kişinin hasta yatakları üzerinde bağdaş kurup oturduğu ve ellerini havaya kaldırarak dua ettikleri fotoğrafın davalı işverence fesih nedeni yapıldığı anlaşılmaktadır. Paylaşılan bu fotoğrafta davalı kurumun isim ve logosu kullanıldığı gibi fotoğrafta davacının üzerinde formasının ve yaka kartının da bulunduğu görülmektedir. Sözü edilen paylaşım 1.285 kişi tarafından beğenilmiş ve fotoğrafın altına 52 yorum yapılmıştır. Fotoğrafın yayınlandığı ”… ” grubunun yaklaşık 13.102 üyesi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 12.11.2014 tarihli savunması ile aynı gün temyiz incelemesi yapılan Dairemizin 2015/46017 Esas sayılı dava dosyasında aynı paylaşım nedeniyle iş akdi feshedilen işçinin savunmasından fotoğrafların mesai saatleri içerisinde çekildiği ve paylaşılmasına davacının rızasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının mesai saatleri içerisinde çekilen ve paylaşılacağının bilindiği fotoğraflarının binlerce kişi tarafından izlenebilecek bir sosyal paylaşım sitesinde yayınlanması işyerindeki çalışma disiplinini ve iş akışını etkileyecek nitelikte olup artık davalı işverenden davacı ile çalışması beklenemeyeceğinden somut olayda haklı bir fesih nedeni bulunmasa bile fesih için geçerli bir nedenin bulunduğunun kabulü gerekmektedir. ……………..”
Gördüğünüz üzere bazen arkası düşünülmeden yapılmış tek bir hareket bütün hayatınızı olumsuz yönde etkileyebilir. İki düşün bir söyle bin düşün bir yaz. O sebeple klavyenin gazına gelmemek lazım. Ne kadar da sinirlenseniz ne kadar da haksızlık yapılırsa yapılsın hakkınızı makul,temkinli ve yasal zeminde aramanız en sağlıklısı.
2022 Gaziantep boşanma avukatı ücretleri, müvekkil ile Gaziantep avukatı arasında serbest şekilde belirlenir. Ancak burada Gaziantep Barosu tavsiye edilen ücret tarifesi öne çıkar. Genellikle Baro tarifesine göre bir ücret belirlenir. Ancak bu tarife tavsiye niteliğindedir. Yani kesin bir bağlayıcılığı yoktur.
Somut uyuşmazlığın zorluğu-kolaylığı, tahmini ne kadar süreceği, yapılacak işlemlerin çeşitliliği, dava değeri vb. unsurular göz önünde bulundurulur ve kimi zaman Gaziantep Barosu tarifesinde yer alan rakamdan daha fazla kimi zamansa tarifeden daha az bir ücrette anlaşılır.
Gaziantep Barosu 2022 boşanma avukatı ücreti, tavsiye edilen tarifede şu şekilde yer almıştır:
BOŞANMA HUKUKU UYUŞMAZLIĞI,
2022 GAZİANTEP BOŞANMA AVUKATI ÜCRETİ,
Aile konutundan kaynaklı tapu iptal ve tescil davası,
19.000,00 TL’den az olmamak üzere, dava değerinin %15’i,
Boşanmanın tanınması ve tenfizi,
15.000,00 TL (tanıma), 13.500,00 TL (tenfiz),
Evlenmeye izin ve iddet müddetinin kadlırılması davaları,
11.000,00 TL,
Nişan bozulmasından doğan maddi-manevi tazminat ve hediyelerin iadesi davaları,
12.500,00 TL’den az olmamak üzere dava değerinin %10’u,
Anlaşmalı boşanma davası,
12.500,00 TL,
Çekişmeli boşanma davası,
19.000,00 TL,
Maddi ve manevi tazminat istemli çekişmeli boşanma davası,
19.000,00 TL’den az olmamak üzere dava değerinin %15’i,
Soybağının reddi ve babalık davaları,
16.500,00 TL,
Nafaka davaları,
11.500,00 TL,
Evlat edinme davası,
12.500,00 TL,
Evden uzaklaştırma ve diğer 6284 tedbirleri,
8.000,00 TL,
Nafaka icra takibi,
11.000,00 TL’den az olmamak üzere alacak miktarının %10’u,
Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu boşanma avukatları, Gaziantep Şehitkamil ofisinden, Gaziantep’de bulunan tüm aile mahkemelerinde ve boşanma hukuku ile ilgili mercilerde müvekkillerine avukatlık hizmeti sunar. Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu Gaziantep boşanma avukatı faaliyetleri genel olarak şu şekildedir:
Çekişmeli boşanma davaları öncesi hukuki ön hazırlık, davanın açılması ve sürdürülmesi,
Anlaşmalı boşanma davalarında protokol ve dava dilekçesinin hazırlanması, boşanma sonrası kararın kesinleştirilmesi ve icrası,
Vesayet davalarının açılması, sürdürülmesi ve sonuçlandırılması,
Nişan bozma nedeniyle tazminat ve hediyelerin iadesi,
Yabancıların boşanma davaları ve sürecin tamamlanması, yabancı mahkemelerde verilen boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi,
Müşterek çocuğun yurtdışına çıkış izni,
Evlenmeye izin ve iddet süresinin kaldırılması davalarının açılması ve takibi,
Soybağının reddi, babalık, tanıma, evlat edinme vb. davaların açılması ve takibi,
Velayetin değiştirilmesi davasının açılması ve takibi, kişisel ilişki veya velayet konusunda çocuk teslim edilmediğinde çocuk teslimi icra işlemleri,
vb. aile hukukundan kaynaklı tüm davaların ve hukuki işlerin takibi Gaziantep boşanma avukatı çalışmaları arasında yer alır.
Gaziantep Boşanma Avukatlarıyız
Boşanma, evliliğin yasal olarak sona ermesi demektir. Bunun için de boşanma davası açmadan önce ve dava sırasında tecrübeli avukatlar nezaretinde boşanmanın planlanması ve neticelendirilmesi gerekir.
Boşanma davası avukatlarımız, evlilik öncesinde veya evlilik devam ederken evlilik sözleşmesi ve mal ayrılığı sözleşmelerinin hazırlanması konusunda öncelikle imza öncesi eşlerin bilgilendirilmesi ve sözleşmelerin hazırlanmasında müvekkillerine destek olmaktadır.
Gaziantep boşanma avukatları ekibimiz anlaşmalı boşanma davalarında müvekkillerimizi temsil etmekte, avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Türk Hukukunda kanun koyucu, eşlerin iradelerine de önem vererek anlaşmalı boşanma kurumunu düzenlemiştir.
Aile birliğinin varlığını devam ettirme amacı taşıyan Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre anlaşmalı boşanma hususu da belli başlı şartlara bağlı tutulmuştur. Kanuna göre anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için aşağıdaki şartların varlığı gerekmektedir:
Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalı,
Eşlerin birlikte başvurması,
Hakimin tarafları bizzat dinlemesi,
Anlaşmalı boşanmaya ilişkin hususların protokole bağlanması.
Gaziantep Barosu 2022 Yılı Tavsiye Edilen Ücret Tarifesi
Evlenmeye izin, İddet müddetinin kaldırılmasına ilişkin Davalar
11.000,00 TL
Nişan bozulmasından doğan Davalar (Hediyelerin geri verilmesi, Maddi ve Manevi Tazminat vb)
12.500,00 TL
’den az olmamak üzere dava değerinin %10’u
Boşanma Davaları
Ücretleri
a) Anlaşmalı
12.500,00 TL
a) Çekişmeli
19.000,00 TL
c) Çekişmeli ve maddi, manevi tazminat istemli
19.000,00 TL
’den az olmamak üzere dava değerinin % 15’i
Nesebin reddi, Tashihi ve Babalık Davaları
16.500,00 TL
Nafaka Davası
11.500,00 TL
Evlat Edinme Davası
12.500,00 TL
Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin önlenmesine dair 6284 Sayılı Kanundan Doğan Davalar
Kiracı ve kiralayanların sıkça sorduğu sorular hakkındaki yazımızın faydalı olmasını ümit ediyoruz. Ülkemizin büyük bir kısmı kiracı. Bir kısmı başını sokabileceği kendi evi var. Bir kısmı ise kiraya verdiği mülkü ya da mülkleri var. Allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin, herkese hayırlısından helalinden gönlüne göre güzel evler nasip eylesin. Kısa güzel temennilerde bulunarak başladığımız yazımıza soru cevaplarla devam edelim.
Yeni ev sahibi kirayı artırabilir mi?
Ev sahibi, her yeni kira sözleşmesinde kanunlar çerçevesinde belirlenmiş sınır oranında zam yapabilir. Ev sahibi, kira zammını kabul etmeyen kiracıyı sözleşme bitimiyle beraber evden tahliye ettirebilir. Yani yeni ev sahibi sırf yeni aldığı ev için kiraya zam yapamaz. Tabi bu durum önceki malikten döneminden kalan sözleşme süresi bitene kadar olan dönem için geçerli olup kira sözleşmesinin yenilenmesi halinde; yeni dönemde uygulanacak kira bedeline zam yapılmasına engel değildir.
1 yıllık kira sözleşmesi bitince ne olur?
Belirli süreli kira sözleşmesinde, taraflar bildirimde bulunmadığı takdirde 1 yılın sonunda kontrat yenilenmiş olur. Kira sözleşmesi bitse dahi gayrimenkul sahibi, kiracının evi boşaltmasını talep edemez. Kiracı tahliye süresi, kiracının kira kontratının bitimine 15 gün kala evi boşaltacağını bildirmesi ile başlar.
Kiracının ev sahibi değişince kiracı eve yaptığı masrafların durumu ne olur?
Kiracı eve yaptığı yapısal değişiklikler ev sahibinin onayı ile yaptırmışsa, eve katmış olduğu değeri tazminat olarak ev sahibinden talep etme hakkına sahiptir. Tabi ki ev sahibi değişirse yeni ev sahibinden böyle bir tazminat talep edemiyor.
2022 kira zammı ne kadar olacak?
TÜİK tarafından açıklanan Şubat ayı TÜFE oranlarına göre kira artış oranı belli oldu. Şubat 2022’de kira artış oranı yüzde %16,45
Kira sözleşmesi bitince kiracı nasıl çıkarılır?
Örneğin 1 yıllık kira sözleşmesi bitince kiraya veren kiracıyı süre bitti diyerek evden – işyerinden çıkarmak mümkün değildir. Bunun için öncelikle ev sahibi kira sözleşmesinin süresi dolmadan önce kiracıya sözleşmeyi yenilemeyeceğini yazılı olarak kira mühleti içinde bildirmelidir. Tabi usulüne uygun tahliye taahhüdü varsa bildirime gerek yoktur. Buna rağmen kiracı evden çıkmak istemezse bu sefer dava yoluna gidilerek tahliye davası açılabilir. Bunun dışında kiracının kirayı ödememesi, kiralanan yere zarar vermesi vb. başka durumlar nedeniyle de kiracının tahliyesi istenebilir.
Kira kontratı yenilenmezse devam eder mi?
Kira kontratı kendini yeniler mi? sorusunun yanıtını ilgili yasada aramak gerekiyor. Söz konusu yasaya göre, kira kontratı süresinin dolmasına 15 gün kala yazılı bir ihtarda bulunulmamışsa kontrat kendiliğinden yenileniyor.
Kira sözleşmesi hangi durumlarda geçersizdir?
Kira kontratları hem daire sahibi hem de kiracı tarafından imzalanır ve yasal bir belge haline gelir. Daire sahiplerinin yerine başka bir kişinin imza atması durumunda, kira kontratı tamamen geçersiz olur. Kira kontratının geçerli olabilmesi için, daire sahibinin ya da özel vekaletname verdiği bir vekilinin imza atması gerekiyor. Bunun dışında ayrıca hata hile ya da tehdit gibi irade sakatlığı ile kira sözleşmesi imzalanmışsa ya da imzalatılmış ise kira sözleşmesi yine geçersiz olacaktır.
Ev sahibi geriye dönük zam yapabilir mi?
Ev sahibinin geriye dönük bir şekilde zam yapması imkansızdır.
Satın alınan evde kiracı varsa bu durumda ne olur?
Satıştan önce kiracı ve kiraya veren, anlaşarak kira sözleşmesini feshedebilir. Ya da satıştan sonra yeni malik 1 ay içinde kiracıya yazılı ihtar göndererek 6 ay içinde kiralanan yeri tahliye etmesini isteyebilir. Böylece kiracının evden çıkması için beklemeye gerek kalmaz. Ama evi yeni alan malik 1 ay içinde bu işlemi yapmazsa kira sözleşmesi önceki koşullarda aynen devam edeceğinden kiracının tahliyesini isteyemeyecektir.
Kiralananın el değiştirmesinin kira sözleşmesine etkisi ne olur?
Öncelikle TBK m. 310’a göre, kira sözleşmesinin kurulmasından sonra kiralananın herhangi bir sebeple el değiştirmesi halinde yeni malik kira sözleşmesinin tarafı haline gelir. Kira sözleşmesinin bu şekilde devri kanun koyucu tarafından mülkiyetin devrine bağlanarak kendiliğinden gerçekleşir. Yukarıda da değindiğimiz üzere yeni malik kiracıyla devam etmek istemezse kiralanan yeri satın almadan itibaren 1 ay içinde evi tahliye etmek üzere kiracıya yazılı ihtar göndermelidir. Bu ihtarda kiracıya verilecek süre kanunen 6 aydır.
Yeni malik kiracıyı ne zaman çıkarabilir?
Yeni malik taşınmazı edindiği tarihten 1 ay içinde kiracıya yazılı bildirim göndererek konut ya da işyeri gereksinimi dolayısıyla kiralananın tahliyesini istemesi gerekmektedir. Bu bildirimden sonra yine edindiği tarihten 6 ay sonra tahliye davası açabilecektir.
Kira tespit davası ne zaman açılır?
Kira tespit davası şartları içinde süre koşulu bulunmamaktadır. Ancak yeni kira döneminin başlangıcından en az 30 gün önceden açılmış olur ise mahkeme belirleyeceği kira bedelini yeni kira dönem başlangıcından itibaren olarak karar verebilecektir.
Ev sahibini nereye şikâyet edilir?
KİRACILAR EV SAHİPLERİNİ MALİYE’YE ŞİKAYET EDEBİLİRLER. Bu bildirimin ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ilgili birimi hemen harekete geçer. Öncelikle yapılan ihbarın doğru olup olmadığı araştırılır. Doğru olması durumunda ev sahibi hakkında inceleme başlatılır.
Genel olarak karşılaşılan sorunlar hakkında bilgi vermeye çalıştık. Elbette sorunlar ve sorular bunlardan ibaret değil. Ancak yazı uzadıkça okunabilirliği azalacağından şimdilik bu kadar. Faydalı olması dileğiyle. Saygılarımla…
Bu konu hakkında benzer makalelerimiz için tıklayın
İş Davasında tarafların delilleri hakim tarafından değerlendirilir. Taraflar delillerini yargılamanın belli aşamalarında sunmaları gerekmektedir. Güncel durumda taraflar dava ve cevap dilekçelerinde hangi delillere dayandıklarını bildirmeleri gerekmektedir. Dava ya da cevap dilekçesinde dayanılmayan delillere sonradan dayanma ya da sonradan yeni delil getirme şansları yoktur. Bu durumun istisnası ödeme niteliğindeki belgelerdir. Bunun dışında dava ve cevap dilekçesinde dayanılmayan delillerin sonradan sunulması ancak davada diğer tarafın muvafakatine bağlıdır. Ancak çoğu zaman da davanın diğer tarafı bu işleme muvafakat vermeyecektir.
İş Davasında tarafların dava ve cevap dilekçesi belirttikleri deliller arasında yer alan belgeler yine mahkeme tarafından taraflara tensip zaptı ile birlikte gönderilecek davetiyede verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerekmektedir. Bu süre içerisinde sunulmayan belgeler davanın ilerleyen aşamasında sunulması mümkün değildir.
Akla şu soru gelebilir ? İş Davasında Tarafların Delilleri Arasında Yer Alan Tanık beyanları için tanıkların bilgileri de tensip zaptı ile birlikte gönderilecek davetiyede verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerek ?
Bu prosedür iş davasında tarafların delilleri arasında yer alan belgelerin sunulması içindir. Tanık belge niteliğinde bir delil olmayıp bu sebeple tanık listesi davada ilerleyen aşamalarda ve ön inceleme duruşmasından sonra mahkemece taraflara verilecek kesin süre içerisinde sunulabilecektir. Mahkeme tarafından ön inceleme duruşmasında halk deyimi ile ilk duruşmadan taraflara tanıklarının listesini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilir. Bu süre içerisinde de tanık listesi sunulmazsa artık sunmayan tarafın tanık deliline de dayanması mümkün değildir.
Peki İş Davasında Tarafların Delilleri Arasında Üstünlük Kurulamıyorsa, Karar Verecek Hakim Her Açıdan Ortada Kaldı ise, Bakıldığında Her İki Taraf da Eşit Durumda Gözükürse Ne Olacak ?
Ülkemizde Yargı Sistemi gelişip değişmeye devam etse de halihazırda Hakim önüne gelen uyuşmazlığı çözmek ve bir karar vermek zorundadır. Öyle ki taraflar açtıkları davayı takip etmese dahi dava kendiliğinden düşmez. Hakim davanın açılmamış sayılmasına karar verir. Yani her şart altında açılan davada hakim karar vermek zorundadır. Bu durum elbette iş davasında tarafların delilleri arasında üstünlük kurulamadığı , delillerin eşit düzeyde kaldığı haller için de geçerlidir. İşte burada karşımıza işçi lehine yorum ilkesi çıkmaktadır.
İşçi Lehine Yorum İlkesi !
Hukukumuzda eşitlik üzerine adalet sistemi inşa edilmiştir. Ancak aynı hukuk sistemimiz güçlü pozisyonda olan kimselere karşı çeşitli dezavantajları nedeniyle zayıf durumda olan kişilere de pozitif ayrımcılık yaparak denge kurma esaslı bir düzen kurmuştur. Pozitif ayrımcılığın İş Hukukunda bir yansıması olarak da İşçi Lehine Yorum İlkesi kendisine yer bulmaktadır. İş davasında tarafların delilleri eşit pozisyonda kaldı ise bu ilke esaslarına göre karar verilecektir. Nitekim haklılık haksızlık durumları belirlenemeyen bir olayda işçiye nazaran gerek sosyal gerek ekonomik açıdan daha güçlü olan işverenin lehine karar verilmesi halinde daha zayıf konumda olan işçinin hukuka ve adalete olan güvenini hatta yargılamanın tarafsız yürütüldüğüne olan inancını sarsacaktır. Bu mantıktan hareketle işçi lehine yorum ilkesi ile işçi korunmaktadır.
İş Davasında Tarafların Delilleriyle ilgili aralarında bir kıyaslama yapıldığında delillerden birine üstünlük verilemediği durumlarda ne yapılması gerektiği hakkında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2008/9-179 E. , 2008/165 K. sayılı kararı incelendiğinde özetle ;
Delillerin hüküm vermeye yeterli olmadığı ya da kesinlik göstermediği, delil ve karşı deliller değerlendirildiğinde, birine üstünlük verilemediği durumlarda işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkeleri ile hareket edilmelidir.
denilmiştir. Hatta Konu hakkında ilgili karara da atıf yapan ve aynı şekilde işçi lehine yorum ilkesini uygulayan kararların listesini de aşağıdaki resimde ekledik.
İş Davasında tarafların delilleri arasında üstünlük kurulamıyorsa işçi lehine yorum yapılması gerektiği hakkında emsal Yargıtay Kararları
Tüm bu açıklamalardan sonra İş davasında tarafların delilleri arasında üstünlük kurulamayan, eşit durumda ve ortada kalınan hallerde hakim karar verirken işçi lehine yorum yapması gerektiği açıklığa kavuşturulmuştur.
Konu hakkında yorum ve fikirlerinizi aşağıda yorumlar kısmında tarafımızla paylaşabilirsiniz.