İşverenin İşçiyi Hafta Tatilinde Sürekli Çalıştırması Haklı Fesih Sebebi Olur mu?

Hafta Tatili Alacağı Ödenmeyen İşçinin Haklı Fesih ve Kıdem Tazminatı Hakkı

4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi haklarının en temel yapı taşlarından birini dinlenme hakkı oluşturmaktadır. Anayasal bir hak olan dinlenme hakkının alt başlığı niteliğindeki hafta tatili, işçinin zihinsel ve bedensel sağlığını koruyabilmesi için zorunlu bir yasal düzenlemedir. İş kanunumuz uyarınca, yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme hakkı bulunan işçinin, bu süre zarfında rızası dışında veya sürekli olarak çalıştırılması hukuka aykırılık teşkil eder. İşverenin işçiyi hafta tatilinde sürekli çalıştırması ve bu çalışmaların karşılığı olan ücreti yasal mevzuata uygun şekilde ödememesi, işçiye iş sözleşmesini tek taraflı olarak derhal feshetme yetkisi tanımaktadır. Hukukumuzda bu durum, işçinin haklı nedenle feshi (işçinin haklı bir gerekçeyle ihbar süresine uymadan sözleşmeyi sonlandırması) olarak adlandırılır ve işçinin yasal haklarını koruma altına alır.

Gaziantep Is Mahkemesi Hafta Tatili Alacagi ve Hakli Fesih Davasi Tatil
Tatil

İş Kanunu’nun 24. maddesinin II. fıkrasının (e) bendi, işveren tarafından işçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesini açıkça bir haklı fesih nedeni olarak saymıştır. Hafta tatili ücreti de geniş anlamda ücret kavramına dahil olduğundan, bu ücretin eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi durumunda işçi, ihbar süresi tanımaksızın sözleşmesini sonlandırabilir. 11 yıllık mesleki tecrübe ile sabit olduğu üzere, işyerinde sürekli hale gelen hafta tatili çalışmaları, işçinin yıpranmasına yol açtığı gibi işverenin de yasal yükümlülüklerini ihlal ettiğini göstermektedir. Özellikle sanayi ve imalat sektörünün yoğun olduğu Gaziantep yerelindeki işyerlerinde, işçilerin pazar günleri de kesintisiz çalıştırıldığı ancak bu çalışmaların karşılığının bordroya yansıtılmadığı sıklıkla müşahede edilmektedir. Bu tür durumlarda işçi, haklı fesih hakkını kullanarak işyerinden ayrılabilir ve yasal şartları oluşmuşsa kıdem tazminatı talep edebilir.

Hafta tatili çalışmasının ispatı ve hukuki niteliği hususunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları son derece nettir. Yargıtay, işçinin hafta tatilinde çalıştırılmasına rağmen yasal haklarının verilmemesini işçi lehine haklı fesih nedeni kabul ederken, bu çalışmaların yapıldığının ispat yükünü işçiye yüklemektedir. İşçi, hafta tatilinde çalıştığını işyeri kayıtları, giriş-çıkış belgeleri, fazla mesai formları veya bunlar yoksa tanık beyanları ile ispatlayabilir. Karşı tarafta yer alan işveren ise bu çalışmanın karşılığı olan ücretin ödendiğini imzalı bordrolar veya banka makbuzları ile kanıtlamak zorundadır. Gaziantep Adliyesi bünyesindeki İş Mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda da tanık anlatımları ve işyeri mesai çizelgeleri davanın seyrini değiştiren en önemli unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Dolayısıyla, hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin başlatılmasından önce delillerin doğru tasnif edilmesi ve hukuki stratejinin titizlikle kurgulanması büyük önem arz etmektedir.

Zamanaşımı süreleri ve usuli işlemler de bu sürecin en kritik virajlarından birini oluşturmaktadır. İş sözleşmesini hafta tatili alacaklarının ödenmemesi nedeniyle fesheden işçinin alacak hakları sonsuza kadar sürmez. İş Kanunu uyarınca, ücret ve ücret niteliğindeki hafta tatili alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre, alacağın muaccel (ödenmesi gereken tarih) olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Ayrıca, işçi haklı fesih hakkını kullanırken yasal bildirimini noter kanalıyla göndereceği bir ihtarname ile yapmalıdır. İhtarnamede fesih gerekçesi olarak hafta tatili çalışmalarının ödenmemesi ve sürekli çalışma baskısı açıkça belirtilmelidir. Davanın açılmasından önce ise mevzuat gereği zorunlu arabuluculuk (dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu) aşamasının eksiksiz tamamlanması yasal bir zorunluluktur.


Sürekli Pazar Mesaisi Yaptırılan Tekstil İşçisinin Haklı Feshi

Olay:
Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir tekstil fabrikasında dokuma ustası olarak aralıksız 4 yıl boyunca çalışan işçi A.K., işyerinde işlerin yoğunluğu gerekçe gösterilerek resmi tatiller dahil olmak üzere her ay en az üç pazar günü (hafta tatili) çalıştırılmıştır. İşveren, hafta tatilinde yapılan bu çalışmalar karşılığında işçiye herhangi bir ek ücret ödememiş, aylık ücretini ise banka üzerinden sadece çıplak maaş olarak yatırmıştır. İşçi A.K., bu durumun süreklilik arz etmesi, fiziki olarak tükenmesi ve yasal haklarının ödenmemesi üzerine hak arayışına girmiştir.

Hukuki İnceleme ve Süreç:
İşçi A.K., maruz kaldığı bu hukuka aykırı süreci sonlandırmak amacıyla 11 yıllık mesleki tecrübe doğrultusunda hazırlanan yasal stratejiyle noter kanalıyla işverene bir ihtarname göndermiştir. İhtarnamede, hafta tatili izinlerinin kullandırılmadığı, pazar günü çalışmalarının karşılığı olan yasal ücretlerin ödenmediği belirtilerek iş sözleşmesi İş Kanunu 24/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle feshedilmiştir. İşverenin ödeme yapmaması üzerine öncelikle zorunlu arabuluculuk bürosuna başvurulmuş, burada anlaşma sağlanamaması üzerine Gaziantep İş Mahkemesinde kıdem tazminatı ile hafta tatili ücreti alacaklarının tahsili istemiyle dava ikame edilmiştir.

Mahkeme Kararı ve Sonuç:
Yargılama aşamasında işveren, işçinin hafta tatillerinde kendi rızasıyla dinlendiğini iddia etmişse de, sunulan işyeri kamera kayıtları, vardiya çizelgeleri ve dinlenen emsal işçi tanıklarının beyanları ile işçinin hafta tatilinde sürekli çalıştırıldığı somut olarak kanıtlanmıştır. Mahkeme, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına atıfta bulunarak aşağıdaki hukuki sonuca varmıştır:

“İşçinin anayasal dinlenme hakkının ihlal edilmesi ve hafta tatili ücretlerinin yasal mevzuata uygun olarak ödenmemesi, işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle fesih yetkisi verir. İşverenin ücret ödeme borcunu eksik ifa etmesi karşısında işçinin fesihte haklı olduğu anlaşıldığından, davacının kıdem tazminatı ile ispatlanan hafta tatili ücreti alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.”

Bu karar neticesinde işçi A.K., ihbar tazminatı talep edememiş olsa da, 4 yıllık emeğinin karşılığı olan kıdem tazminatını ve geçmişe dönük 5 yıllık zamanaşımı sınırı içerisindeki tüm hafta tatili ücretlerini yasal faiziyle birlikte almaya hak kazanmıştır.


Sıkça Sorulan Sorular

1. İşveren hafta tatili ücretini normal gün gibi hesaplayabilir mi?

Hayır, hesaplayamaz. İş Kanunu’na göre, işçinin hafta tatili gününde çalıştırılması halinde, o günün ücretine ilave olarak çalışılan her saat için normal çalışma ücretinin yüzde elli yükseltilmesiyle, yani toplamda net 2.5 katı ücret ödenmesi gerekmektedir. Bu ücretin eksik ödenmesi haklı fesih nedenidir.

2. Hafta tatilinde çalışmayı kabul ettiğime dair sözleşme imzalamış olmam haklı feshe engel mi?

İş sözleşmesinde veya ek protokollerde hafta tatilinde çalışılacağına dair hükümler bulunsa dahi, bu durum işçinin dinlenme hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. İşveren yasal sınırlar dahilinde fazla çalışma yaptırsa bile bunun ücretini ödemek zorundadır. Ücret ödenmediği takdirde sözleşmedeki onay hükümleri işvereni sorumluluktan kurtarmaz ve işçi yine haklı fesih hakkını kullanabilir.

3. Hafta tatili alacağı davasında tanık beyanları ne kadar önemlidir?

İşyerinde resmi mesai takip sistemi (kart basma, parmak izi okuma) veya imzalı puantaj kayıtları tutulmuyorsa, hafta tatili çalışmalarının ispatında tanık beyanları birinci derece delil niteliği taşır. Mahkemeler, özellikle aynı dönemde aynı işyerinde çalışmış ve işverene karşı husumeti olmayan tarafsız tanıkların anlatımlarına büyük önem vermektedir.

4. Hafta tatili nedeniyle işten ayrılırsam ihbar tazminatı alabilir miyim?

İş sözleşmesini haklı nedenle de olsa fesheden taraf işçinin kendisi olduğu için, işçi kendi fesihlerinde ihbar tazminatı talep edemez. Ancak işçi, haklılığını ispat etmek şartıyla kıdem tazminatı, ödenmeyen hafta tatili ücretleri, yıllık izin alacakları ve varsa diğer fazla mesai alacaklarını işverenden yasal olarak tahsil edebilir.


İletişim Bilgileri:
Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu
Telefon: 0532 167 09 13

Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Hukuki Kaynaklar:

  • 4857 sayılı İş Kanunu (Madde 24, 46, 63)
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas ve Karar İlamları
  • 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Dinlenme Hakkı)

Yorumlar

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.

Hemen Ara