İş Kazası Tazminat Davalarında Sürekli İş Göremezlik Raporu ve Güncel Yüksek Mahkeme Kararları
İş kazası veya meslek hastalığı neticesinde işçinin beden gücünde meydana gelen eksilme, sürekli iş göremezlik oranı (maluliyet derecesi) olarak adlandırılır. İş hukukunda tazminat miktarının hesaplanmasında en temel parametre olan bu oran, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Kurulları veya Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından düzenlenen raporlarla belirlenmektedir. Yargılama sürecinde davacı işçinin ilk aşamada belirlenen rapora sessiz kalması veya doğrudan itiraz etmemesi durumunda, bu durumun davalı işveren lehine bir usuli kazanılmış hak (dava sürecinde taraflardan biri lehine oluşan ve mahkemenin uymak zorunda olduğu hukuki durum) oluşturup oluşturmayacağı uzun yıllardır tartışma konusuydu. Özellikle Gaziantep İş Mahkemeleri bünyesinde görülen tazminat davalarında, tarafların rapora itiraz süreleri ve bu sürelerin hak kaybına yol açıp açmayacağı mesleki tecrübelerimiz doğrultusunda en kritik eşiklerden birini teşkil etmektedir.
Geleneksel uygulamada, bir rapora yasal süresi içinde itiraz edilmemesi halinde, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğduğu kabul edilmekteydi. Ancak Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) tarafından verilen en güncel kararlar, bu katı usul kuralının işçinin hak arama hürriyetini ve mahkemeye erişim hakkını ölçüsüzce kısıtladığını ortaya koymuştur. İş kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında asıl olan, işçinin gerçek zararının ve gerçek maluliyet durumunun tam olarak saptanmasıdır. Dolayısıyla, yargılama esnasında alınan yeni bir uzman kurulu veya Adli Tıp Üst Kurulu raporuyla işçinin sürekli iş göremezlik oranının yükseldiği tespit edilirse, davacının önceki rapora itiraz etmemiş olması davalı işveren açısından kazanılmış bir hak doğurmamaktadır.

İş kazası tazminat süreçleri, usul kurallarının karmaşıklığı ve hak düşürücü sürelerin titizlikle takibini gerektiren teknik bir alandır. İşçinin uğradığı bedensel zararın eksiksiz tazmin edilebilmesi için davanın her aşamasında güncel yüksek mahkeme içtihatlarının dosyaya sunulması gerekmektedir.11 yıllık mesleki tecrübe ve saha deneyimimiz göstermektedir ki, maluliyet raporlarındaki usuli hatalar veya eksik incelemeler, işçilerin hak ettikleri tazminat tutarlarının çok altında rakamlar almasına sebep olabilmektedir. Bu doğrultuda, adli tıp süreçlerinin ve bölge adliye mahkemelerinin güncel eğilimlerinin yakından takip edilmesi, hak arama mücadelesinde hayati bir öneme sahiptir.
İşçinin Yazılı Onayı Olmadan Çalışma Koşullarının Değiştirilmesi yazımızı okumak için
Sürekli İş Göremezlik Oranının Artması ve Usuli Kazanılmış Hak İtirazı
Olayın Özeti:
Gaziantep’te faaliyet gösteren bir tekstil fabrikasında dokuma işçisi olarak çalışan davacı işçi, meydana gelen iş kazası neticesinde sağ elinden ciddi şekilde yaralanmıştır. Olayın ardından açılan maddi ve manevi tazminat davasında, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu tarafından işçinin sürekli iş göremezlik oranı %12 olarak belirlenmiştir. Davacı işçi ve vekili, bu rapora yasal süresi içinde itiraz etmemiştir. Ancak davalı işveren, oranının yüksek olduğunu iddia ederek rapora itiraz etmiş ve dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini talep etmiştir.
Hukuki Süreç ve Değerlendirme:
Davalı tarafın itirazı üzerine dosya önce Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne, ardından da Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilmiştir. Yapılan detaylı klinik muayeneler ve tetkikler sonucunda, kazanın işçide bıraktığı kalıcı hasarın daha vahim olduğu anlaşılmış ve Adli Tıp Üst Kurulu tarafından davacının sürekli iş göremezlik oranı %22 olarak rapor edilmiştir. Davalı işveren vekili, davacının ilk rapora itiraz etmediğini, bu nedenle %12’lik oran üzerinden kendileri lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, mahkemenin tazminat hesabında %22 oranını esas alamayacağını ileri sürerek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Yargı Kararı ve Sonuç:
İstinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesi, güncel Anayasa Mahkemesi kararlarına atıfta bulunarak tarihi bir karara imza atmıştır:
“Anayasa Mahkemesi’nin 21/12/2023 tarih 2019/8609 Başvuru numaralı İsmail Tuncel kararında; başvurucunun maluliyet oranının daha yüksek olabileceği bilirkişi incelemesiyle tespit edildiği halde, bu durumun salt usule ilişkin sebeplerle değerlendirmeye alınmamasının ve fazlaya ilişkin talepler için yeni bir dava açmaya yönlendirilmesinin mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacının sürekli iş göremezlik oranı konusunda kendisini sınırlandıran bir beyanı olmadığı gözetildiğinde, davalının usuli kazanılmış hak oluştuğu yönündeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.” (İstanbul BAM 30. HD E.2025/436 K.2025/1870 11.12.2025 T.)
Bu emsal karar ve 11 yıllık mesleki tecrübe ışığında net bir şekilde ifade edebiliriz ki; işçinin başlangıçtaki maluliyet raporuna itiraz etmemesi, sonraki aşamalarda ortaya çıkan daha yüksek oranların tazminat hesabına dahil edilmesini engellemez. İşverenin usuli kazanılmış hak iddiası, Anayasa ile güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının üzerinde tutulamaz.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Sürekli iş göremezlik raporuna süresinde itiraz etmezsem hak kaybına uğrar mıyım?
Eski yargı pratiklerinde süresinde itiraz edilmeyen raporlar kesinleşmiş sayılarak işveren lehine usuli kazanılmış hak oluşturabiliyordu. Ancak en güncel Anayasa Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları uyarınca, davadaki bilirkişi veya Adli Tıp incelemelerinde maluliyet oranınızın daha yüksek olduğu tespit edilirse, eski rapora itiraz etmemiş olmanız hak kaybı yaratmaz ve güncel yüksek oran üzerinden hesaplama yapılır.
2. İş kazası davalarında maluliyet raporuna hangi kurumlarda itiraz edilebilir?
SGK Sağlık Kurulu tarafından verilen sürekli iş göremezlik oranına karşı öncelikle SGK Yüksek Sağlık Kurulu nezdinde itiraz edilir. Buradan çıkan sonuca da itiraz edilmesi halinde nihai kararı vermek üzere dosya adli makamlarca Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi veya Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilir.
3. İş kazası maddi tazminat davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
4857 sayılı İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır. Bu süre, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak maluliyet oranının sonradan kesinleştiği veya arttığı durumlarda sürelerin uzman bir avukat eliyle hesaplanması gerekir.
4. Maluliyet oranım Adli Tıp tarafından yükseltilirse tazminat miktarımı artırmak için ne yapmalıyım?
Dava devam ederken alınan Adli Tıp raporuyla sürekli iş göremezlik oranınız yükselirse, hukuki dinlenilme hakkı kapsamında davanızı ıslah edebilir (tazminat miktarını artırma talebi) veya ek dava açarak maddi tazminat taleplerinizi güncel yüksek orana göre uyarlayabilirsiniz.
1. Sürekli iş göremezlik raporuna süresinde itiraz etmezsem hak kaybına uğrar mıyım?
Eski yargı pratiklerinde süresinde itiraz edilmeyen raporlar kesinleşmiş sayılarak işveren lehine usuli kazanılmış hak oluşturabiliyordu. Ancak en güncel Anayasa Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları uyarınca, davadaki bilirkişi veya Adli Tıp incelemelerinde maluliyet oranınızın daha yüksek olduğu tespit edilirse, eski rapora itiraz etmemiş olmanız hak kaybı yaratmaz ve güncel yüksek oran üzerinden hesaplama yapılır.
2. İş kazası davalarında maluliyet raporuna hangi kurumlarda itiraz edilebilir?
SGK Sağlık Kurulu tarafından verilen sürekli iş göremezlik oranına karşı öncelikle SGK Yüksek Sağlık Kurulu nezdinde itiraz edilir. Buradan çıkan sonuca da itiraz edilmesi halinde nihai kararı vermek üzere dosya adli makamlarca Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi veya Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilir.
3. İş kazası maddi tazminat davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
4857 sayılı İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır. Bu süre, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak maluliyet oranının sonradan kesinleştiği veya arttığı durumlarda sürelerin uzman bir avukat eliyle hesaplanması gerekir. [İÇ LİNK ÖNERİSİ: ‘İş Kanunu’ kelimesinden ‘İş Hukuku ve İşçi Hakları’ sayfasına link verin.]
4. Maluliyet oranım Adli Tıp tarafından yükseltilirse tazminat miktarımı artırmak için ne yapmalıyım?
Dava devam ederken alınan Adli Tıp raporuyla sürekli iş göremezlik oranınız yükselirse, hukuki dinlenilme hakkı kapsamında davanızı ıslah edebilir (tazminat miktarını artırma talebi) veya ek dava açarak maddi tazminat taleplerinizi güncel yüksek orana göre uyarlayabilirsiniz.
İletişim Bilgileri:
Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu
Telefon: 0532 167 09 13
Adres: Gaziantep
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda, maluliyet tespiti ve tazminat hesaplamaları gibi teknik konularda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Hukuki Kaynaklar:
- 4857 sayılı İş Kanunu
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- Anayasa Mahkemesi’nin 21/12/2023 Tarihli, 2019/8609 Başvuru Numaralı İsmail Tuncel Kararı
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi Esas 2025/436, Karar 2025/1870 Sayılı ve 11.12.2025 Tarihli İlamı
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihatları

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.