İş Hukukunda Ücretin Zamanında ve Eksiksiz Ödenmesinin Önemi ve İşçinin Hakları
İş sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yükleyen tam iki taraflı bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin işçi açısından en temel borcu iş görme, işveren açısından ise işçinin emeğinin karşılığı olan ücreti zamanında ve eksiksiz olarak ödemektir. Ücret, 4857 sayılı İş Kanunu’nun temel kavramlarından biri olup, işçinin ve ailesinin geçimini sağladığı yegane ekonomik kaynaktır. Bu nedenle kanun koyucu, ücretin ödenmesi hususunda işçiyi koruyan katı kurallar benimsemiştir.
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri, işverenlerin ekonomik gerekçeler veya kasti tutumlarla maaşları geciktirmesi ya da eksik yatırmasıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca, ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu durum, toplu bir eylem veya bireysel bir direniş olarak değerlendirilemez; kanunun işçiye tanıdığı meşru bir koruma mekanizmasıdır. Ancak gecikmenin süreklilik arz etmesi veya ücretin sürekli eksik ödenmesi, işçiye doğrudan sözleşmeyi derhal feshetme hakkı verir.
11 yıllık mesleki tecrübemiz ve Gaziantep Barosu nezdinde yürüttüğümüz iş hukuku yargılamalarındaki gözlemlerimiz, maaş krizlerinin işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların en yaygın tetikleyicisi olduğunu göstermektedir. Haklı fesih (işçinin veya işverenin bildirim süresine uymaksızın sözleşmeyi derhal feshetmesi), şartları oluştuğunda işçiye kıdem tazminatı (çalışılan her tam yıl için bir aylık brüt ücret tutarında kıdem tazminatı) alarak işten ayrılma imkânı tanır. İhbar tazminatı ise haklı fesihte taraflarca talep edilemez; zira derhal fesih için haklı bir neden mevcuttur.
Ücretin eksik ödenmesi hali ise doğrudan 4857 sayılı İş Kanunu madde 24/II-e bendinde düzenlenen “işverenin ücreti kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap etmemesi veya ödememesi” hükmü kapsamındadır. Bu durum, işçiye derhal fesih hakkı veren ahlaka ve iyi niyet kurallarına uymayan haller arasındadır.

Maaşların düzenli ödenmemesi karşısında işçinin hukuki yollara başvururken dikkat etmesi gereken en kritik unsur hak düşürücü sürelerdir. İş Kanunu’nun 26. maddesine göre, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak fesih hakkını kullanacak tarafın, bu durumu öğrendiği günden başlayarak 6 iş günü içinde ve her halükarda fiilin gerçekleşmesinden itibaren 1 takvim yılı içinde fesih hakkını kullanması gereklidir. Ancak Yargıtay uygulamasında, eksik veya geç ödemelerin kronikleştiği (süreklilik kazandığı) durumlarda, her yeni ödeme dönemi ile birlikte bu sürenin yeniden yenileneceği kabul edilmektedir.
Gaziantep iş mahkemelerinde görülen dosyalarda, işverenlerin “piyasa koşulları” veya “nakit akışı sıkıntısı” savunmaları, işçinin kanuni haklarını ortadan kaldırmaz. Ücret ödeme borcu, işverenin işletmesel riskleri arasında yer alır ve bu risk işçiye yüklenemez.
İşçinin Düşük Nitelikli İşte Çalıştırılması ve Haklı Fesih Hakları yazımızı okumak için
Emsal Yargıtay Kararları Işığında Sürekli Eksik Ödeme ve Fesih Süreci
“İşçinin ücretinin sürekli olarak geç ya da eksik ödenmesi, iş şartlarının uygulanmaması anlamına gelir. Bu durum karşısında işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı Kanun’un 24/II-e maddesi gereğince haklı nedenle feshetme hakkı vardır ve işçi kıdem tazminatına hak kazanır.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas No: 2021/12450, Karar No: 2021/15890)
Ofisimize Gaziantep’te bir tekstil fabrikasında çalışan müvekkil tarafından getirilen uyuşmazlıkta, işverenin son 8 aydır maaşları her ay 15 ila 25 gün gecikmeli ve asgari geçim indirimleri ile fazla mesai ücretleri eksik şekilde yatırdığı tespit edilmiştir. Müvekkil, ekonomik zorluklar nedeniyle bu duruma uzun süre katlanmak zorunda kalmış, ancak borçlanması ve geçinememesi üzerine hukuki destek talep etmiştir.
Yürüttüğümüz hukuki süreçte izlenen aşamalar şu şekildedir:
- Delil Tespiti ve Kayıtların İncelenmesi: Müvekkilin banka hesap hareketleri, maaş bordroları ve iş yeri giriş çıkış kayıtları detaylı bir şekilde incelenerek ödemelerdeki düzensizlik ve eksiklikler somutlaştırıldı.
- İhtarname Keşidesi: Noter aracılığıyla işverene gönderilen ihtarnamede, ücretlerin sürekli geç ve eksik ödendiği, 4857 sayılı Kanun’un 24/II-e maddesi uyarınca iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği açıkça bildirildi.
- Arabuluculuk Süreci: Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvuru adımı Gaziantep Arabuluculuk Bürosu nezdinde atıldı. İşveren tarafı görüşmelerde anlaşmaya yanaşmadığından süreç anlaşmazlıkla sonuçlandı.
- İş Mahkemesi Davası Açılması: Gaziantep İş Mahkemeleri’nde kıdem tazminatı, ödenmeyen eksik ücret alacakları ve fazla mesai alacaklarının tahsili için işçilik alacağı davası ikame edildi.
Yargılama neticesinde mahkeme, işverenin ücretleri düzenli ödememe eyleminin haklı fesih sebebi oluşturduğuna hükmetmiş ve müvekkilin kıdem tazminatı ile eksik ödenen işçilik alacaklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar vermiştir. Bu karar, işverenin mali sıkıntılarının işçinin temel ücret hakkını ihlal etme mazereti olamayacağını bir kez daha tescillemiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Maaşımın her ay 5-10 gün geç yatması haklı fesih için yeterli midir?
Yargıtay içtihatlarına göre, maaşların sürekli olarak ve düzenli bir şekilde geciktirilmesi işçide haklı fesih hakkı doğurur. Tek seferlik ve mücbir sebebe dayanan kısa süreli gecikmeler her zaman haklı fesih vermeyebilir; ancak bu durum alışkanlık (kronikleşme) haline geldiyse işçi derhal fesih hakkını kullanabilir.
2. Eksik ödenen ücretler için hangi süre içinde dava açabilirim?
İşçilik alacaklarında (ücret, fazla mesai, genel tatil vb.) zamanaşımı süresi 5 yıldır. Kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için de aynı şekilde 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Ancak haklı fesih ile işten ayrılma iradesinin 6 iş günlük hak düşürücü süre içinde işverene bildirilmesi gerekmektedir.
3. İstifa ederek ayrılırsam kıdem tazminatı alabilir miyim?
Normal şartlarda kendi isteğiyle istifa eden işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Ancak işverenin ücreti eksik ödemesi, sigorta primlerini eksik yatırması veya mobbing uygulaması gibi haklı nedenlere dayanarak yapılan fesihler hukuken “haklı nedenle derhal fesih” sayıldığından kıdem tazminatı alma hakkı saklı kalır.
İletişim Bilgileri:
- Telefon: 0532 167 09 13
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4857 sayılı İş Kanunu (Madde 32, 34, 24/II-e)
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihatları
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.