İşveren İşçinin Ücretini Tek Taraflı Düşürebilir mi? Yargıtay’ın Yaklaşımı

İş Sözleşmesinde Ücret Azaltılması ve İşçinin Haklı Fesih Yetkisi

İş hukukunun en temel direklerinden biri, işçinin emeğinin karşılığı olan ücretin korunması ilkesidir. İş sözleşmesi kurulurken taraflar karşılıklı irade beyanlarıyla bir ücret miktarı belirlerler. İş hayatında ekonomik dalgalanmalar, firma içi bütçe kısıtlamaları veya operasyonel değişiklikler gerekçe gösterilerek işverenler tarafından işçi ücretlerinde indirim yapılması yönünde talepler sıklıkla gündeme gelmektedir. Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işverenin tek taraflı bir kararla işçinin ücretini düşürmesi hukuken mümkün değildir. Ücret unsuru, iş sözleşmesinin en esaslı unsurlarından biri olup, bu tutarda işçinin aleyhine yapılacak herhangi bir azaltma çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil eder.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi, çalışma koşullarında yapılacak esaslı değişikliklerin usulünü açık bir şekilde düzenlemiştir. Kanun koyucu, işverenin tek taraflı yönetim hakkını sınırlandırarak işçiyi koruma amacı gütmüştür. Buna göre, işveren ücret indirimi gibi temel bir değişikliği ancak işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle teklif edebilir. Yazılı olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı iş günü içinde yine yazılı olarak kabul edilmeyen hiçbir değişiklik işçiyi bağlamaz. İşçi bu teklifi kabul etmek zorunda değildir; sessiz kalması veya değişikliği kabul etmediğini beyan etmesi durumunda işveren ücreti kendiliğinden düşüremez. Eğer işveren işçinin rızası olmaksızın ücreti düşürürse, işçi açısından haklı fesih (sözleşmeyi haklı nedenle derhal sonlandırma) hakkı doğacaktır.

İşçinin ücretinin tek taraflı olarak düşürülmesi, işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme yetkisi verir. 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesinin II. fıkrasının (e) bendinde, işveren tarafından işçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesi durumu açık bir haklı fesih sebebi olarak sayılmıştır. Ücretin rıza dışı düşürülmesi de bu kapsamda değerlendirilir. Bu durumda işçi, altı iş günlük hak düşürücü süreye tabi olmaksızın, uyuşmazlığın devam ettiği süre boyunca sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı talep edebilir. Ayrıca işçi, rızası dışında kesilen veya eksik ödenen ücret farklarını da geriye dönük olarak talep etme hakkına sahiptir. İş hukukundaki bu süreçlerin takibi, Gaziantep Adliyesi ve yerel İş Mahkemeleri nezdindeki uygulamalara hakimiyet gerektirmektedir.

Avukat Abdulkadir Akillar Hukuk Burosu Is Hukuku Danismanligi 2 İş Sözleşmesi
İş Sözleşmesi

İşverenin tek taraflı ücret indirimine gitmesi karşısında işçinin işe devam etmesi, her zaman bu değişikliği zımnen (üstü kapalı olarak) kabul ettiği anlamına gelmez. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, işçinin düşürülmüş ücreti bir süre boyunca itiraz etmeden alması, yazılı bir onay olmadığı müddetçe ücret indirimini kabul ettiği şeklinde yorumlanamaz. İşçinin geçim kaygısı ve işini kaybetme korkusuyla çalışmaya devam etmesi, anayasal bir hak olan ücretin korunması ilkesini ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla işçi, uzun süre sonra bile arabuluculuk aşamasında veya mahkeme kanalıyla eksik ödenen bu tutarları talep edebilir. Gaziantep’te kurulu yoğun sanayi bölgelerindeki işyerlerinde sıklıkla karşılaşılan bu durum, 11 yıllık mesleki tecrübe ile sabit olduğu üzere, işçilerin haklarını tam olarak bilmemesinden kaynaklanan ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır.


Ücreti Düşürülen Tekstil İşçisinin Haklı Fesih ve Tazminat Davası

Olayın Özeti: Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren büyük ölçekli bir tekstil fabrikasında 5 yıldır dokuma ustası olarak çalışan işçi M.K., aylık net 35.000 TL ücret almaktadır. İşveren, ekonomik daralma ve sipariş azlığını gerekçe göstererek fabrikanın genelinde bir küçülmeye gidileceğini duyurmuş ve işçi M.K.’ya sözlü olarak maaşının yeni aydan itibaren net 28.000 TL’ye düşürüleceğini bildirmiştir. İşçi M.K., bu durumu sözlü olarak kabul etmediğini beyan etmesine rağmen, sonraki ay banka hesabına 28.000 TL yatırıldığını görmüştür. İşten çıkarılma korkusuyla 3 ay boyunca bu şekilde çalışmaya devam eden M.K., ücretinin eski haline getirilmesi yönündeki taleplerinin reddedilmesi üzerine, iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmiş ve yasal haklarının tahsili için büromuza başvurmuştur.

Hukuki Değerlendirme ve Çözüm: Müvekkil M.K.’nın durumu, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi ve 24/II-e maddesi çerçevesinde analiz edilmiştir. İşverenin ekonomik gerekçeleri ne olursa olsun, işçinin yazılı onayı alınmaksızın ücret üzerinde yapılan 7.000 TL’lik indirim, çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil etmektedir. İşçinin 3 ay boyunca düşük ücretle çalışmaya devam etmiş olması, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları uyarınca “değişikliğe zımni onay” olarak kabul edilemez. Bu doğrultuda izlenen hukuki süreç şu şekildedir:

  • Zorunlu Arabuluculuk Süreci: İlk aşamada, kanuni zorunluluk uyarınca Gaziantep Arabuluculuk Bürosu’na başvurulmuş, rıza dışı ücret indirimi nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği belirtilerek kıdem tazminatı ve 3 aylık ücret farkı alacakları talep edilmiştir. İşveren ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamamış ve son tutanak imzalanmıştır.
  • Dava Aşaması: Gaziantep İş Mahkemesi nezdinde açılan davada, işçinin onayının bulunmadığı, yapılan indirimin hukuka aykırı olduğu ve bu durumun işçiye haklı fesih imkanı tanıdığı savunulmuştur. Mahkemece yapılan inceleme ve bilirkişi raporu neticesinde, işverenin tek taraflı ücret indiriminin geçersiz olduğuna hükmedilmiştir.
  • Sonuç: Yerel mahkeme, Yargıtay’ın istikrarlı kararlarına atıfta bulunarak müvekkilin kıdem tazminatı talebini ve 3 ay boyunca eksik ödenen toplam 21.000 TL’lik ücret farkı alacağının yasal faiziyle birlikte işçiye ödenmesine karar vermiştir. Yazılı muvafakat (onay) olmaksızın yapılan ücret indirimlerinin geçersizliği bu dava ile bir kez daha tescillenmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

İşveren ekonomik kriz gerekçesiyle maaşımı düşürebilir mi?

Hayır, ekonomik kriz veya şirketin mali durumunun bozulması işverene tek taraflı olarak maaş düşürme yetkisi vermez. İşveren ancak durumunu yazılı olarak açıklayıp sizden yazılı onay isteyebilir. Onay vermediğiniz takdirde maaşınız aynen korunmalıdır.

Maaşımın düşürülmesini kabul etmediğim için işten çıkarılırsam ne yapmalıyım?

İşveren, ücret indirimini kabul etmemeniz gerekçesiyle iş sözleşmenizi feshederse, feshin geçerli bir sebebe dayanmadığını ileri sürerek bir ay içinde arabulucuya başvurabilir, ardından anlaşma sağlanamazsa işe iade davası açabilirsiniz. Ayrıca şartlarınız oluşmuşsa kıdem ve ihbar tazminatı haklarınız da doğar.

Düşük yatırılan maaşı bankadan çekmek, indirimi kabul ettiğim anlamına gelir mi?

Hayır, bankaya yatırılan eksik maaşı çekmiş olmanız veya işe devam etmeniz, ücret indirimini kabul ettiğiniz anlamına gelmez. Kanunen geçerli bir indirim için mutlaka sizin altı iş günü içinde verilmiş yazılı onayınızın bulunması şarttır.

Geçmişe dönük eksik ödenen maaşlarımı geri alabilir miyim?

Evet, rızanız dışında yapılan ücret indirimleri hukuken geçersiz olduğundan, geriye dönük olarak eksik ödenen tüm ücret farklarını işverenden talep edebilirsiniz. Ücret alacaklarında beş yıllık zamanaşımı süresi bulunmakta olup, bu süre içinde yasal yollara başvurmanız gerekmektedir.


İletişim Bilgileri

Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu
Telefon: 0532 167 09 13
Adres: Gaziantep

Yasal Uyarı

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar

  • 4857 Sayılı İş Kanunu (Madde 22, 24, 32)
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal Kararları


Yorumlar

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.

Hemen Ara