4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş güvencesinden yararlanan işçilerin, haksız veya geçersiz bir nedenle işten çıkarılmaları durumunda başvurabilecekleri en önemli hukuki çare işe iade davasıdır. Ancak iş hukuku, doğası gereği sürelerin çok sıkı uygulandığı ve en ufak bir gecikmenin dahi hak düşürücü sonuçlar doğurduğu bir alandır. Bu süreçte kanunun öngördüğü 10 iş günlük süre, hem işe iade davası açılmadan önceki zorunlu arabuluculuk aşamasında hem de davanın kazanılmasından sonra işverene yapılacak başvuru aşamasında hayati bir öneme sahiptir. Gaziantep İş Mahkemeleri ve bölgedeki sanayi kuruluşlarında yaşanan uyuşmazlıklarda, bu sürelerin yanlış hesaplanması nedeniyle birçok işçinin haklı olduğu halde davasını kaybettiği ya da kazandığı hakları yitirdiği görülmektedir. Bu nedenle sürelerin başlangıç, işleyiş ve bitiş noktalarının hatasız şekilde hesaplanması gerekmektedir.
İşe İade Davasında Son Çare İlkesi Nedir? yazımızı okumak için
İş sözleşmesi feshedilen bir işçinin işe iade sürecini başlatabilmesi için ilk olarak feshin bildiriminden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurması zorunludur. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Eğer mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verirse, asıl kritik süreç olan ikinci etap başlayacaktır. İşçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Bu başvuru, işçinin işe geri dönme konusundaki samimi ve ciddi iradesini ortaya koymaktadır.
10 iş günlük sürenin hesaplanmasında en çok hata yapılan husus, hangi günlerin “iş günü” sayılacağı ve sürenin ne zaman başlayacağı noktasıdır. Hukuk genel ilkeleri uyarınca, süreyi başlatan tebliğ günü hesaba katılmaz; süre tebliği takip eden ilk gün başlar. İş günü kavramı, genel olarak pazar günleri ile resmi ve dini bayram günleri dışındaki günleri ifade eder. İşyerinde cumartesi günleri çalışılmıyor olsa dahi, yasal düzenlemeler ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca cumartesi günleri de iş günü olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, 10 iş günlük süre hesaplanırken sadece pazar günleri ile resmi tatiller takvimden çıkarılır, cumartesi günleri ise sürenin işlemesine devam eder. Sürenin son günü bir resmi tatile veya pazar gününe denk gelirse, süre bu tatili takip eden ilk mesai gününün mesai saati bitimine kadar uzar.
İşçinin bu süre zarfında işverene başvurmaması, kanun tarafından çok ağır bir yaptırıma bağlanmıştır. Belirlenen hak düşürücü süre içerisinde usulüne uygun bir başvuru yapılmazsa, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bu durumda işçi, mahkeme kararıyla hüküm altına alınan boşta geçen süre tazminatı ile işe başlatmama tazminatını talep etme hakkını tamamen kaybeder. İşçi yalnızca, eğer şartları oluşmuşsa ve daha önce ödenmemişse kıdem ve ihbar tazminatını isteyebilir. Bu denli büyük bir hak kaybına uğramamak adına, başvuru hakkının noter kanalıyla gönderilecek bir ihtarname ile kullanılması, ispat kolaylığı ve hak düşürücü sürenin korunması açısından en sağlıklı yöntemdir. 11 yıllık mesleki tecrübe ile sabit olduğu üzere, şifahi veya adi yazılı şekilde yapılan başvurular işverenler tarafından inkar edilebilmekte ve işçileri zor durumda bırakabilmektedir.

Süre Hesaplama Hatası Nedeniyle Hak Kaybı
Gaziantep yerelinde faaliyet gösteren bir tekstil fabrikasında mekanik ustası olarak çalışan Ahmet Bey, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedilmesi üzerine açtığı işe iade davasını Gaziantep İş Mahkemesi huzurunda kazanmıştır. Mahkeme kararı istinaf incelemesinden de geçerek kesinleşmiş ve kesinleşme şerhini içeren mahkeme kararı Ahmet Bey’in adresine 04 Haziran Perşembe günü tebliğ edilmiştir. Ahmet Bey, kendi çalıştığı fabrikada cumartesi günleri üretim yapılmadığı için cumartesi günlerinin iş günü sayılmayacağını düşünmüş ve başvurusunu kendisi hazırladığı bir dilekçe ile geciktirerek yapmıştır.
Ahmet Bey’in yaptığı hesaplama ile hukuki gerçeklik arasındaki fark şu şekildedir:
- Tebliğ tarihi olan 04 Haziran Perşembe günü süreye dahil edilmemiştir.
- Sürenin 1. günü 05 Haziran Cuma, 2. günü ise cumartesi gününün iş günü sayılması nedeniyle 06 Haziran Cumartesi olmuştur.
- 07 Haziran Pazar günü tatil olduğu için hesaba katılmamış, süre 08 Haziran Pazartesi günü 3. gün olarak devam etmiştir.
- Bu hesaplama zincirine göre 10 iş günlük yasal sürenin son günü 16 Haziran Salı günü mesai saati bitimidir.
- Ahmet Bey ise cumartesi günlerini atlayarak hesap yaptığı için başvuruyu 18 Haziran Perşembe günü noter kanalıyla göndermiştir.
“İşçinin kesinleşen işe iade kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işverene başvurması zorunludur. İşyerinde haftalık çalışma günlerinin yerleşik uygulaması ne olursa olsun, yasal olarak cumartesi günleri iş günü vasfını taşır. Sürenin kaçırılması halinde feshin geçerli hale geleceği ve tazminat haklarının yitirileceği unutulmamalıdır.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal Karar Özeti)
Sonuç olarak işveren, Ahmet Bey’in noter ihtarını 19 Haziran tarihinde teslim almış ve başvurunun yasal 10 iş günlük süre geçtikten sonra yapıldığını ileri sürerek işe başlatma ve tazminat ödeme yükümlülüğünden kaçınmıştır. Ahmet Bey, mahkemeyi kazanmış olmasına rağmen süre hesaplama hatası yüzünden 4 aylık boşta geçen süre ücreti ile 5 aylık işe başlatmama tazminatından mahrum kalmıştır. Bu somut olay, süreçlerin bir uzman eşliğinde takibinin ne kadar hayati olduğunu açıkça göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
İşe iade kararı sonrası işverene yapılacak başvuru mutlaka noter kanalıyla mı olmalıdır?
Kanunen başvurunun şekline dair bir zorunluluk bulunmamaktadır; sözlü veya yazılı başvuru da geçerlidir. Ancak işverenin başvuruyu almadığını veya süresi içinde yapılmadığını iddia etmesi halinde ispat yükü işçidedir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak adına başvurunun kesinlikle noter aracılığıyla çekilecek bir ihtarname ile yapılması en güvenli yoldur.
İşyerimizde cumartesi günleri çalışmıyoruz, yine de cumartesi iş günü sayılır mı?
Evet, işyerindeki çalışma düzeninizden bağımsız olarak hukuki açıdan cumartesi günleri iş günü olarak kabul edilir. Süre hesaplanırken pazar günleri ve resmi tatiller haricindeki tüm günler (cumartesi dahil) sayıma dahil edilmelidir.
10 iş günlük sürenin son günü pazar gününe denk gelirse ne olur?
Sürenin son gününün pazar gününe veya resmi bir bayram tatiline denk gelmesi durumunda, süre resmi tatili takip eden ilk iş gününün mesai saati bitimine kadar kendiliğinden uzar. Ancak risk almamak adına başvurunun son günlere bırakılmaması tavsiye edilir.
İşveren işe iade başvurumu kabul ettiğinde beni hemen işe başlatmak zorunda mıdır?
İşçi süresi içinde başvurduktan sonra, bu kez işverenin işçiyi işe başlatmak için 1 aylık süresi başlar. İşveren bu 1 aylık süre içinde işçiyi eski işine veya eşdeğer bir işe başlatmak zorundadır; aksi takdirde tazminat yükümlülüğü doğar.
İletişim Bilgileri:
Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu
Telefon: 0532 167 09 13
Adres: Gaziantep
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Hukuki Kaynaklar:
- 4857 Sayılı İş Kanunu (Madde 20, 21)
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihatları
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Sürelerin Hesaplanması Hükümleri

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.