İşyerinde Tek Başına Çalıştırılmanın Yasal Boyutu ve İşçinin Hakları
İş hukuku, işçi ile işveren arasındaki dengenin korunması, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması temel ilkeleri üzerine kurulmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, işverenin yönetim hakkı mutlak ve sınırsız değildir. Yönetim hakkının sınırlarını, kanunlar, toplu iş sözleşmeleri, iş sözleşmesi ve dürüstlük kuralı belirler. Son dönemde sıklıkla karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri de işverenin, işçiyi güvenlik, psikolojik veya iş yükü açısından riskli olmasına rağmen işyerinde tamamen yalnız (tek başına) çalışmaya zorlamasıdır. Bu durum, işçinin çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik niteliği taşıyabilir ve belirli şartlar altında işçiye haklı fesih imkânı tanıyabilir.
İşçinin işyerinde yalnız çalıştırılması, özellikle gece vardiyalarında, tehlikeli iş kollarında ya da iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğu durumlarda hayati riskler barındırır. İş Kanunu’nun 24/II numaralı bendinde düzenlenen “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” ile iş sağlığı ve güvenliği hükümlerine aykırılık teşkil eden bu tür zorlamalar, işçinin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü doğrudan tehdit eder. 11 yıllık mesleki tecrübemizle Gaziantep iş hukuku uyuşmazlıklarında gözlemlediğimiz üzere, işverenin tek taraflı olarak çalışma ortamını bu derece ağırlaştırması, işçiden katlanması beklenemeyecek bir durum yaratmaktadır.
Çalışma koşullarında esaslı değişiklik, 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, işveren çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yapmak istediğinde durumu işçiye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Yazılı olarak yapılmayan ve işçi tarafından 6 iş günü içinde kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. Ancak işveren, işçinin yazılı onayını almadan, tek taraflı bir iradeyle işçiyi güvenlikten yoksun bir şekilde tamamen yalnız çalışmaya zorlarsa ve bu durum işçinin çalışma şartlarını esaslı surette aleyhe değiştirirse, işçi için haklı fesih yolu açılır.
İşçinin tek başına çalıştırılmasının haklı fesih sebebi oluşturup oluşturmadığı değerlendirilirken şu kriterler göz önüne alınır:
- İşyerinin niteliği ve yapılan işin tehlike sınıfı (az tehlikeli, tehlikeli, çok tehlikeli).
- Gece çalışması olup olmadığı ve işyerinin izole bir konumda bulunup bulunmadığı.
- İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin yeterliliği ve olası bir kaza anında müdahale imkânının varlığı.
- İşçinin iş sözleşmesinde veya görev tanımında yalnız çalışacağına dair açık bir hüküm bulunup bulunmadığı.
- İşverenin bu talebinin nesnel bir işletmesel gerekliliğe dayanıp dayanmadığı.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ve ilgili dairelerin yerleşik içtihatlarına göre, işçinin çalışma koşullarının esaslı bir şekilde aleyhine değiştirilmesi ve bu değişikliğin işçi tarafından kabul edilmemesi halinde, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı vardır. İşverenin işçiyi hiçbir güvenlik önlemi almadan, gece vakti veya riskli bir işyerinde tek başına bırakması, işçinin iş güvenliği hakkını ihlal eder. İş Kanunu’nun 24/I numaralı bendinde yer alan sağlık sebepleri veya 24/II numaralı bendindeki diğer haller kapsamında işçi, kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sözleşmeyi feshedebilir.
Fazla Mesai Nedir? Fazla Çalışma Ücreti Nasıl Hesaplanır? yazımızı okumak için
Haklı fesih yolunu seçen işçinin, hak düşürücü sürelere dikkat etmesi hayati önem taşır. Kanun gereği, haklı fesih sebebinin öğrenildiği günden itibaren 6 iş günü ve her halükarda fiil gerçekleştiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde fesih bildiriminin yazılı olarak işverene yöneltilmesi gerekir. Bu sürelerin geçirilmesi halinde, işçinin haklı fesih imkânı ortadan kalkabilir. Süreçlerin doğru yönetilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi adına Gaziantep iş mahkemelerinde dava açmadan önce uzman bir iş hukuku avukatından destek almak son derece önemlidir.
Gece Vardiyasında Yalnız Çalışmaya Zorlanan İşçinin Haklı Fesih Süreci
Olay
Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir depoda depo sorumlusu olarak çalışan müvekkil işçi, uzun süreler boyunca vardiyalarında tek başına çalıştırılmıştır. İşyerinde başka hiçbir personel bulundurulmaksızın, gece geç saatlere kadar ağır yük kaldırma ve sevkiyat işlemlerini tek başına yapmaya zorlanan işçi, bu durumun can güvenliğini tehlikeye attığını ve iş yükünü çekilmez hale getirdiğini belirterek işverene yazılı ihtarda bulunmuştur. İşveren ise bu durumu “işletmesel karar” olarak nitelendirip değiştirmemiştir. Bunun üzerine işçi, iş sözleşmesini tek taraflı olarak derhal feshetmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Sonuç
Olay iş hukuku ilkeleri çerçevesinde incelendiğinde, işverenin işçiye tek başına, hiçbir güvenlik desteği olmaksızın gece vardiyasında ağır işler yaptırması çalışma koşullarında esaslı ve aleyhe bir değişiklik olarak kabul edilmiştir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na aykırı olan bu durum, işçinin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü tehdit etmiştir. İşçi, 6 işgünü yasal süresi içinde noter aracılığıyla haklı fesih bildirimini gerçekleştirmiştir.
Açılan dava sonucunda yerel mahkeme ve Yargıtay denetiminden geçen süreçte, işverenin bu dayatmasının haklı bir nedene dayanmadığı, işçinin haklı fesih yapmakta hukuqun kendisine tanıdığı yetkiyi kullandığı kabul edilmiştir. İşçinin kıdem tazminatının ve ödenmeyen diğer işçilik alacaklarının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu emsal nitelikteki uyuşmazlık, işverenin yönetim hakkının işçinin can güvenliği ve sağlık haklarını ihlal edemeyeceğini net bir şekilde ortaya koymuştur.
Sıkça Sorulan Sorular
İşverenin işçiyi tek başına çalışmaya zorlaması her durumda haklı fesih sağlar mı?
Her somut olayın kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Yapılan işin tehlike derecesi, işyerinin konumu, gece çalışması olup olmadığı ve iş sağlığı önlemlerinin eksikliği gibi unsurlar birlikte ele alınır. Eğer bu durum işçinin sağlığını ve güvenliğini açıkça tehlikeye düşürüyorsa ve çalışma koşullarını esaslı şekilde ağırlaştırıyorsa haklı fesih sebebi oluşturur.
İşçinin yalnız çalışmaya itiraz etmesi durumunda işveren işten çıkarabilir mi?
İşçinin haklı bir güvenlik gerekçesiyle veya usulsüz bir çalışma koşulu değişikliğine karşı çıkması, işverene derhal haklı fesih hakkı vermez. Aksine, işverenin bu duruma uymayan işçiyi haklı sebep olmaksızın işten çıkarması durumunda işçi, işe iade davası veya kıdem-ihbar tazminatı alacakları için hukuki yollara başvurabilir.
Bu durumda kıdem tazminatı alabilmek için hangi sürelere dikkat edilmelidir?
İşçinin, haklı fesih sebebini öğrendiği günden itibaren 6 iş günü içinde iş sözleşmesini feshetmesi gerekmektedir. Ayrıca her halükarda olayın gerçekleşmesinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dikkate alınmalıdır. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açabilecektir.
İletişim Bilgileri:
Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu
- Telefon: 0532 167 09 13
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4857 sayılı İş Kanunu (Madde 22, Madde 24)
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihatları

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.