İşverenin İşçiyi İş Sağlığı ve Güvenliği Önlemleri Alınmadan Çalıştırması Haklı Fesih Sebebi Olur mu?

İş Sağlığı ve Güvenliği İhlallerinde İşçinin Haklı Fesih Hakkı ve Yasal Şartlar

Çalışma hayatının en temel unsurlarından biri, işçinin bedensel ve ruhsal bütünlüğünün korunarak güvenli bir ortamda istihdam edilmesidir. 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuat, işverene iş sağlığı ve güvenliği (İSG) tedbirlerini alma konusunda katı yükümlülükler yüklemektedir. Ancak uygulamada, maliyetleri düşürmek veya üretimi hızlandırmak amacıyla bu tedbirlerin ihmal edildiği sıkça görülmektedir. Özellikle Gaziantep gibi sanayi ve üretim merkezlerinde, ağır sanayi, tekstil ve inşaat kollarında yaşanan İSG eksiklikleri, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının temel sebebini oluşturur. 11 yıllık mesleki tecrübemiz ve saha çalışmalarımız boyunca edindiğimiz gözlemler, işçilerin bu gibi hayati riskler karşısında hangi yasal haklara sahip olduklarını bilmediğini veya hak arama sürecinde çekinceler yaşadığını göstermektedir.

İşverenin yasal olarak almak zorunda olduğu iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması, işçinin sağlığını veya yaşamını doğrudan tehlikeye atan bir durumdur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II numaralı bendi gereğince, “Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini feshedebilir” diyerek haklı fesih hallerini düzenlemiştir. Bu maddenin (I) ve (II) numaralı alt bentlerinde, işçinin sağlığı veya güvenliği için tehlikeli olan durumlardan bahsedilir. İşçinin çalıştığı iş yerinde sağlık şartları bakımından ciddi bir tehlike doğarsa ve bu tehlike işçinin iş görmesine engel teşkil ediyorsa, işçi derhal fesih hakkını kullanabilir.

Yasal düzenlemeler çerçevesinde işverenin İSG tedbirlerini almamasının hukuki sonuçları ve işçinin izlemesi gereken hukuki yol şu başlıklar altında incelenmelidir:

  • İşverenin Kanuni Sorumluluğu: İşveren, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür. İşçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan önlemlere uymakla yükümlüdür. Ancak sorumluluğun asıl sahibi her koşulda işverendir.
  • Kişisel Koruyucu Donanım Eksikliği: Çalışanın baret, iş ayakkabısı, koruyucu gözlük, eldiven veya yüksekte çalışmalarda emniyet kemeri gibi zorunlu ekipmanlar sağlanmadan çalıştırılması doğrudan haklı fesih sebebidir.
  • Çalışmaktan Kaçınma Hakkı: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaşan işçiler, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınma hakkına sahiptir. Bu süreçte işçilerin ücretleri ve diğer hakları saklı kalır.
  • Derhal Fesih ve Tazminat Hakları: İşverenin gerekli önlemleri almaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden işçi, kıdem tazminatına hak kazanır. Ancak ihbar tazminatı tarafların kusur durumuna göre şekillenmez; çünkü fesih haklı sebebe dayanmaktadır ve işçi ihbar süresi beklemek zorunda değildir.
Gaziantep Is Mahkemelerinde gorulen isci ve isveren uyusmazliklari durusma salonu gorunumu İş Sağlığı
İş Sağlığı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları incelendiğinde, işçinin yaşam hakkını ve beden bütünlüğünü tehlikeye atan çalışma koşullarında çalışmaya zorlanmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı açıkça vurgulanmaktadır. Yargıtay kararlarında, gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı iş yerlerinde işçinin iş sözleşmesini derhal feshetmesinin haklı bir nedene dayandığı, bu fesih sonrasında işçinin kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği defalarca hüküm altına alınmıştır. Özellikle makine koruyucularının sökülmüş olması, elektrik panolarının açıkta bırakılması, havalandırma yetersizliği veya zehirli gazlara karşı maske verilmemesi gibi durumlarda Yargıtay, işçinin derhal fesih hakkını son derece isabetli bir koruma kalkanı olarak değerlendirmektedir.

Haklı fesih hakkının kullanılmasında dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri hak düşürücü süre kuralıdır. 4857 sayılı Kanun’un 26. maddesine göre, 24. maddede gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi feshetme yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit odaklaru öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçikten sonra kullanılamaz. Bu nedenle, iş güvenliği önleminin alınmadığını veya tehlikeyi öğrenen işçinin, yasal süreler içerisinde noter vasıtasıyla haklı fesih bildirimini işverene tebliğ etmesi hukuki güvenlik açısından son derece elzemdir.

Tedbirsiz Çalışma Koşulları Nedeniyle Gerçekleşen Haklı Fesih

Gaziantep bölgesinde faaliyet gösteren bir boya ve kimya fabrikasında üretim hattında çalışan müvekkilimiz, iş yerinde hiçbir gaz maskesi, havalandırma sistemi ve kimyasal koruyucu kıyafet temin edilmeden yoğun kimyasal buhar altında çalışmaya zorlanmıştır. İşverene defalarca sözlü olarak başvurulmasına ve İSG önlemlerinin alınması talep edilmesine rağmen herhangi bir iyileştirme yapılmamıştır. Müvekkilin nefes darlığı ve solunum yolu rahatsızlıkları yaşamaya başlaması üzerine, durum bir sağlık kurulu raporuyla da desteklenmiştir.

Ofisimiz tarafından incelenen dosyada, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-i bendi uyarınca işçinin sağlığının tehlikeye atıldığı açıkça tespit edilmiştir. Olayın ardından iş akdimiz derhal ve haklı nedenle yazılı olarak feshedilmiş, işverene noter aracılığıyla ihtarname gönderilmiştir. İşverenin kıdem tazminatını ödememesi üzerine Gaziantep İş Mahkemeleri’nde kıdem tazminatı ve alacak davası ikame edilmiştir.

“İşverenin iş yerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almaması, işçinin maddi ve manevi bütünlüğünü koruma borcunun ağır bir ihlalidir. Bu durumda işçinin çalışmaya devam etmesi beklenemez; sözleşmenin işçi tarafından haklı nedenle feshi yasaldır ve kıdem tazminatı ödenmelidir.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal Karar Niteliğindeki İçtihadı)

Yargılama sürecinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığı resmi olarak kanıtlanmıştır. Mahkeme, işçinin fesih kararının haklı olduğuna hükmetmiş ve işverenin kıdem tazminatı ile ödenmeyen diğer işçilik alacaklarını faiziyle birlikte müvekkile ödemesine karar vermiştir. Bu karar, iş güvenliği önlemlerinin alınmamasının ne kadar ciddi bir haklı fesih sebebi olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

İş güvenliği önlemi alınmadığı için işten ayrıldığımda kıdem tazminatımı alabilir miyim?

Evet, işverenin gerekli İSG önlemlerini almaması ve bu durumun sağlığınızı ya da güvenliğinizi tehlikeye atması halinde iş sözleşmenizi 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesi gereğince haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanabilirsiniz. İhbar tazminatı ise bu aşamada ödenmez, çünkü feshi yapan tarafsınız ve sebebiniz haklıdır.

Önlem alınmadığı için çalışmaktan kaçınma hakkımı kullandığımda işveren beni işten çıkarabilir mi?

Hayır, 6331 sayılı Kanun gereğince ciddi ve yakın bir tehlike ile karşı karşıya kalan işçinin çalışmaktan kaçınma hakkını kullanması nedeniyle iş sözleşmesi işveren tarafından haklı veya geçerli bir nedenle feshedilemez. Bu süre zarfında işçinin ücreti ödenmeye devam eder.

Haklı fesih bildirimini hangi süre içinde yapmam gerekir?

İş sağlığı ve güvenliği tedbirsizliğini öğrendiğiniz günden itibaren altı iş günü içinde ve her halükarda fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde bu hakkınızı yazılı (noter kanalıyla) olarak kullanmanız gerekmektedir. Sürelere riayet edilmemesi hak kaybına yol açabilir.

Gaziantep’te bu süreçte arabuluculuğa başvurmak zorunlu mu?

İş mahkemelerinde açılacak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacakları davalarından önce dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekmektedir. Hukuki sürecin hatasız yönetilmesi için uzman bir avukattan destek almanız önem arz eder.

İletişim Bilgileri:

  • Telefon: 0532 167 09 13

Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Hukuki Kaynaklar:

  • 4857 sayılı İş Kanunu (Madde 24)
  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (Madde 13)
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihatları

Yorumlar

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.

Hemen Ara