İş İlişkisinde İmzalatılan Feragatnamelerin Yargıtay Kararları Işığında Hukuki Geçerliliği ve İşçi Hakları

İş ilişkisi süresince ya da iş sözleşmesinin sona ermesi sırasında işverenler tarafından çalışanlara imzalatılan borçtan veya alacaktan kurtulma belgeleri, uygulamada sıklıkla karşımıza çıkan ve hak kayıplarına yol açan hukuki uyuşmazlıkların başında gelir. Özellikle ekonomik olarak dezavantajlı konumda bulunan ve işini kaybetme endişesi taşıyan işçiler, işverenin baskısıyla veya işe devam edebilmek amacıyla gelecekteki ya da geçmişteki haklarından vazgeçtiklerine dair evrakları imzalamak zorunda kalabilmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince, işçinin iş ilişkisi devam ederken veya sona erdikten hemen sonra henüz hak etmediği ya da tam olarak ödenmeyen işçilik alacaklarından peşinen vazgeçmesi hukuken geçerli kabul edilmez. 11 yıllık mesleki tecrübemiz ve Gaziantep Adliyesi’nde yürüttüğümüz dava süreçlerinden edindiğimiz gözlemlere göre, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatları işçi lehine yorum ilkesini benimser ve işçinin zayıf ekonomik konumunu koruma altına alır. Bu bağlamda, işverenin imzalattığı bu tür belgelerin geçerli olabilmesi için belirli yasal şartları taşıması zorunludur. İşçinin kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti gibi Anayasal güvence altındaki haklarından feragat etmesi tek taraflı olarak imzalatılan kâğıtlarla mümkün değildir.
İşverenin İşçiyi İş Sağlığı ve Güvenliği Önlemleri Alınmadan Çalıştırması Haklı Fesih Sebebi Olur mu? yazımızı okumak için
Gaziantep’te Fazla Mesai ve Ücret Alacağı Uyuşmazlığı
Gaziantep’teki bir tekstil fabrikasında 4 yıl boyunca operasyon sorumlusu olarak çalışan müvekkil, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedilmesinin ardından kıdem, ihbar ve ödenmeyen fazla mesai alacakları için hukuk büromuza başvurmuştur. İşveren tarafı, arabuluculuk aşamasında ve dava safhasında, işçinin işe girişte veya her ay maaş bordrolarının yanında imzaladığı “şirketimizden hiçbir alacağı kalmamıştır” ibareli beyanları ve feragatnameleri mahkemeye sunmuştur. İşveren vekili, bu belgelerin mutlak bir ibra niteliği taşıdığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Yürütülen yargılama ve Yargıtay denetiminden geçen süreçte şu kritik hususlar tespit edilmiştir:
- İşçinin imzaladığı belgede alacağın türünün ve miktarının açıkça, tereddüte yer vermeyecek şekilde yazılı olmadığı görülmüştür.
- İbra (borçtan kurtulma) sözleşmesinin, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir aylık yasal süre geçtikten sonra yazılı şekilde yapılmadığı anlaşılmıştır.
- Banka hesap hareketleri incelendiğinde, feragatnamede bahsedilen tutarların işçinin hak ettiği gerçek fazla mesai alacaklarını karşılamadığı, hatta bankaya yatırılan rakamlarla belgelerdeki tutarların çeliştiği saptanmıştır.
Mahkeme, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına dayanarak, geçerli bir ibra sözleşmesinde bulunması gereken unsurların eksik olması nedeniyle işverenin sunduğu feragatnamelerin hukuken geçersiz olduğuna hükmetmiştir. fazla mesai ve diğer işçilik alacaklarının banka kayıtları ve tanık beyanlarıyla hesaplanan kısmı yasal faiziyle birlikte işverenden tahsil edilmiştir. Bu emsal nitelikteki uyuşmazlık, işçinin iradesini sakatlayan ve gerçeği yansıtmayan evrakların mahkeme önünde hükümsüz kalacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
İşveren imzalattığı “alacağım yoktur” kâğıdı ile tüm borçtan kurtulur mu?
Hayır, kurtulamaz. Yargıtay içtihatlarına göre, işçinin imzaladığı belgenin hukuken geçerli bir ibra sözleşmesi sayılabilmesi için fesih tarihinden itibaren en az bir aylık sürenin geçmiş olması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin noksansız olarak banka aracılığıyla yapılması şarttır. Genel ifadeler içeren ve rutin baskıyla imzalatılan feragatnameler geçersizdir.
İşten çıkışta imzalanan ibraname fazla mesai alacaklarını kapsar mı?
İşçinin hak ettiği ve ödenmeyen fazla mesai alacaklarının ibranamede açıkça kalem kalem yer alması ve bu alacakların karşılığının eksiksiz ödendiğinin banka dekontuyla kanıtlanması gerekir. “Tüm haklarımı aldım” gibi genel geçer ifadeler fazla mesai alacakları yönünden hukuken geçersizdir ve işçi bu alacaklarını dava yoluyla talep edebilir.
İşçi ücret ve fazla mesai alacaklarından peşinen (çalışırken) feragat edebilir mi?
Hukuken hayır. İş ilişkisi devam ederken işçinin gelecekte hak edeceği ücret, fazla çalışma veya diğer işçilik alacaklarından feragat etmesi mutlak olarak yasaktır ve bu tür sözleşmeler veya taahhütnameler hükümsüzdür. İşçi, çalışırken imzaladığı bu tür belgelere rağmen işten ayrıldıktan sonra yasal zamanaşımı süreleri içinde alacaklarını isteyebilir.
Feragatname imzalayan bir işçi dava açabilir mi?
Evet, açabilir. İmza atılmış olması işçinin dava hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Hukuka aykırı, gerçeği yansıtmayan veya kanuni şartları taşımayan ibra ve feragatnameler iş mahkemelerinde geçersiz kabul edilir. Hak kaybına uğramamak adına süreçlerin bir uzman avukat eşliğinde yürütülmesi büyük önem taşır.
İletişim Bilgileri:
Telefon: 0532 167 09 13
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Hukuki Kaynaklar:
- 4857 sayılı İş Kanunu
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararları

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.