Yargıtay’dan FSEK m.68 Telif Tazminatlarında Tarihi İçtihat Değişikliği: 3 Kat Bedel Talebinde Hakimin Takdir Yetkisi

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m. 68 uyarınca açılan tazminat davalarında, içtihat boyutunda son derece kritik ve tarihi bir dönüşüm yaşanmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025 yılına kadar istikrarlı bir şekilde sürdürdüğü baskın görüş; hak ihlaline uğrayan eser sahibinin rayiç bedelin 3 katına kadar tazminat talep etmesi halinde, mahkeme hakiminin bu tutarda indirim yapma veya takdir hakkı kullanma yetkisinin bulunmadığı, doğrudan talep edilen 3 kat bedele hükmedilmesi gerektiği yönündeydi. Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/1871 E. ve 2026/166 K. sayılı yeni ilamı ile bu uygulamadan dönülmüş ve telif tazminatı hesaplamalarında hakime takdir yetkisi tanıyan içtihat değişikliğine imza atılmıştır.

Gaziantep adliyesindeki uygulamalardan da gözlemlediğimiz üzere, yazılım, tasarım ve sanatsal eserlerin haksız kullanımı nedeniyle açılan telif tazminatı davalarında artık hakimler, somut olayın özelliklerini, tarafların kusur durumunu ve Borçlar Kanunu’nun genel tazminat ilkelerini dikkate alarak 3 katın altında (örneğin 2 kat) tazminata hükmedebilecektir. Bu yeni içtihat yaklaşımı, Anayasa Mahkemesinin 28.02.2013 tarihli (2012/133 E., 2013/33 K.) kararında belirtilen orantılılık ve adalet ilkeleriyle tam bir paralellik göstermektedir. Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu olarak 11 yıllık mesleki tecrübe birikimimizle hazırladığımız bu makalede, söz konusu içtihat değişikliğinin hukuki boyutlarını ve uygulamaya yansımalarını detaylandırıyoruz.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında doğan mali hak ihlallerinde, hak sahibinin uğradığı zararın tespiti kadar bu zararın hangi oranlar üzerinden tazmin edileceği meselesi de büyük önem taşır. FSEK m. 68 maddesi, sözleşme yapılmamış olsa dahi eser sahibine, izinsiz çoğaltan veya kullanan kişilerden rayiç bedelin en çok 3 katını isteyebilme hakkı tanımaktadır. Yargıtayın eski içtihatlarında bu madde “hakime takdir yetkisi tanımayan, kesin bir yaptırım” olarak uygulanmaktaydı. Hak sahibi 3 kat bedel istediğinde, mahkeme bilirkişi tarafından tespit edilen rayiç bedeli doğrudan 3 ile çarparak hüküm tesis etmekteydi.

Ancak yeni içtihat ile birlikte, Borçlar Kanunu’nun tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen hükümleri ve ortak kusur karineleri sürece dahil edilmiştir. Mahkemeler artık, ihlale konu olan eserin niteliğini, taraflar arasındaki geçmiş sözleşmesel ilişkileri, tarafların kusur oranlarını ve meydana gelen zararın boyutunu değerlendirerek 3 kat tazminat oranı yerine 2 kat veya farklı bir oran üzerinden hüküm kurabilecektir. Bu durum, telif hakkı sahipleri açısından dava stratejilerinin ve talep tutarlarının çok daha titiz bir hukuki analizle kurgulanmasını zorunlu kılmaktadır.

Telif tazminatı davalarında dikkat edilmesi gereken temel hususlar şunlardır:

  • Eser sahipliğinin ve mali hak devir sözleşmelerinin geçerli hukuki delillerle ispatlanması,
  • İhlale konu yazılım, tasarım veya eserin izinsiz çoğaltıldığının tespiti için delil tespiti yaptırılması,
  • Hakimin takdir yetkisini olumlu yönde etkileyecek kusur ve zarar unsurlarının mahkemeye sunulması,
  • Manevi tazminat taleplerinde eser sahibinin gerçek kişi olması şartına dikkat edilmesi.
Avukat Abdulkadir Akillar Gaziantep Adliyesi telif davasi incelemesi Telif Tazminatları
Telif Tazminatları

Bilgisayar Yazılımının İzinsiz Kullanımı ve Yargıtayın İçtihat Değişikliği Kararı

Dava Özeti ve Olayın Gelişimi:
Davacı kurum ile davalı şirket arasında “Yazılım Hizmeti Alım İhalesi” kapsamında sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 32. maddesinde, geliştirilen uygulama yazılımlarının maddi ve mali haklarının davacı kuruma ait olacağı açıkça kararlaştırılmıştır. Ancak davalı şirket, mali hakları davacıya devredilmiş olan bu bilgisayar programını ve veri tabanı kodlarını, izin almaksızın başka bir kuruma ihale yoluyla satmış ve çoğaltarak kullanıma sunmuştur.

Hukuki İddia ve Tazminat Talebi:
Davacı vekili, müvekkiline ait bilgisayar programının mali ve manevi haklarının tecavüze uğradığını belirterek, FSEK m. 68 uyarınca rayiç bedelin 3 katı karşılığı olan 9.747.510,00 TL maddi tazminat ve FSEK m. 70 uyarınca 10.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin Kararı:
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada; bilirkişi heyeti yazılımın rayiç değerini 529.719,80 TL olarak tespit etmiştir. Mahkeme, FSEK m. 68 uyarınca 3 kat tazminat talebine ilişkin olarak, kanunun bedel belirleme konusunda mahkemeye takdir yetkisi tanıdığını belirtmiştir. Borçlar Kanunu’nun 42. ve 43. maddelerindeki genel ilkeler ile ortak kusur durumunu dikkate alan mahkeme, 3 kat yerine 2 kat tazminat uygulanmasına karar vererek 1.059.439,06 TL maddi tazminata hükmetmiştir. Manevi tazminat talebi ise davacının tüzel kişi olması ve manevi hakların yalnızca gerçek kişi eser sahibine ait olması gerekçesiyle reddedilmiştir.

İstinaf ve Yargıtay Onama Süreci:
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 14.01.2026 tarihli, 2025/1871 E. ve 2026/166 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 2 kat tazminat hükmünü hukuka uygun bularak kararı OY BİRLİĞİYLE ONAMIŞTIR.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Karar Özeti:
FSEK m. 68 uyarınca talep edilen tazminat miktarlarında, mahkemenin olayın özelliklerine ve Borçlar Kanunu’nun tazminat ilkelerine göre indirim yapma ve takdir yetkisi bulunmaktadır. Hak sahibinin 3 kat talebine rağmen mahkemenin 2 kat tazminata hükmetmesi usul ve yasaya uygundur.

Bu karar göstermektedir ki; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, FSEK m. 68 uygulamasında katı “3 kat zorunluluğu” görüşünü terk etmiş, hakimin takdir yetkisini ve oran belirleme serbestisini kabul ederek içtihat değişikliğine gitmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

FSEK m. 68 uyarınca telif tazminatı davasında 3 kat bedel istemek zorunlu mudur?

Hayır, kanun maddesi hak sahibine rayiç bedelin 3 katına kadar tazminat isteme yetkisi verir. Hak sahibi dilerse 1, 2 veya 3 kat oranında talepte bulunabilir. Yargıtayın yeni içtihadı uyarınca mahkeme hakiminin de bu oran üzerinde takdir yetkisi mevcuttur.

Yargıtayın yeni içtihat değişikliği dava süreçlerini nasıl etkiler?

Yeni içtihat ile birlikte mahkemeler, davacının 3 kat talebi olsa dahi somut olayın koşullarına, tarafların kusur oranlarına ve adalet ilkelerine dayanarak daha düşük bir kat oranına (örneğin 2 kat) hükmedebilir. Bu durum davaların risk analizinin ve bilirkişi raporlarına itirazların önemini artırmıştır.

Tüzel kişiler (şirketler veya kurumlar) telif davasında manevi tazminat isteyebilir mi?

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre eserden doğan manevi haklar yalnızca eseri meydana getiren gerçek kişi eser sahibine aittir ve devredilemez. Bu nedenle tüzel kişiler, mali hakları devralmış olsalar dahi manevi tazminat talebinde bulunamazlar.

Telif ihlali davalarında zamanaşımı veya hak düşürücü süreler ne kadardır?

FSEK kapsamındaki haksız fiile dayalı tazminat davalarında, Borçlar Kanunu’nun haksız fiil zamanaşımı hükümleri uygulanır. İhlalin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır.


İletişim Bilgileri:
Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu
Telefon: 0532 167 09 13
Web: akillar.av.tr

Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Fikri mülkiyet ve telif hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  1. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m. 68, 70.
  2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1871, K. 2026/166, T. 14.01.2026.
  3. Anayasa Mahkemesi, E. 2012/133, K. 2013/33, T. 28.02.2013.
  4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 51, 52.

Yorumlar

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.

Hemen Ara