Türkiye’de çalışma hayatında sıkça karşılaşılan ve işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların başında gelen konulardan biri, çalışanın aldığı gerçek maaş ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirilen prim matrahı arasındaki uyumsuzluktur. Birçok işveren, vergi ve sigorta prim yükünü hafifletmek amacıyla işçinin fiilen ödediği ücretin bir kısmını banka üzerinden asgari ücret veya düşük bedel olarak yatırmakta, kalan tutarı ise elden ödemektedir. Bu durum, işçinin emeklilik maaşı, işsizlik ödeneği, geçici iş göremezlik ödeneği ve en önemlisi iş sözleşmesi sona erdiğinde alacağı kıdem ve ihbar tazminatı miktarlarını ciddi oranda düşürmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinin (II) numaralı bendinde “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” başlığı altında işçinin haklı nedenle fesih hakları düzenlenmiştir. Kanun’un 24/II-e maddesinde yer alan “İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse” hükmü gereğince, gerçek ücretin SGK’ya eksik bildirilmesi veya prim matrahının düşük gösterilmesi işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme (haklı sebeple istifa etme) imkanı tanır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin emsal niteliğindeki kararlarında da istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; SGK primlerinin eksik yatırılması veya gerçek ücretten bildirilmemesi, ücretin tam ödenmemesi niteliğindedir. Dolayısıyla işçi bu gerekçe ile iş akdini feshettiğinde kıdem tazminatına hak kazanır.
Gaziantep adli birimlerinde ve yerel İş Mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda da sıklıkla tecrübe ettiğimiz üzere, işçinin hak kaybına uğramadan fesih sürecini yönetmesi kritik öneme sahiptir. Bu süreçte izlenmesi gereken yasal prosedürler, ispat araçları ve yargılama usulleri şu şekildedir:
- İhtarname Çekilmesi: İşçi, sözleşmeyi feshetmeden önce veya feshettiğini bildirirken gerekçesini açıkça belirten bir ihtarnameyi noter kanalıyla işverene göndermelidir. Fesih gerekçesinde SGK primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığı net bir şekilde ifade edilmelidir.
- Arabuluculuk Başvurusu: İş Hukuku kapsamında dava açmadan önce 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulması zorunludur. Gaziantep Arabuluculuk Bürosu nezdinde yürütülen görüşmelerde anlaşma sağlanamaması halinde son tutanak düzenlenir ve dava yolu açılır.
- Gerçek Ücretin İspatı: Yargıtay içtihatlarına göre, işçi çalışma süresini, mesleki unvanını, kıdemini ve yaptığı işin niteliğini ortaya koyarak gerçek ücretini her türlü delille ispatlayabilir. Banka dekontları, iş yeri içi yazışmalar, emsal ücret araştırması (İlgili meslek odaları ve sendikalardan alınan yazılar) ve tanık anlatımları bu aşamada hayati rol oynar.
- Zamanaşımı ve Süreler: İşçinin ödenmeyen primler veya eksik ödemeler nedeniyle kıdem tazminatı taleplerinde 5 yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Hak kaybı yaşanmaması adına bu sürenin takibi titizlikle yapılmalıdır.

11 yıllık mesleki tecrübemiz boyunca, işçilerin “istifa ettiğim için tazminat alamam” düşüncesiyle haklarından vazgeçtiği durumlarla sıklıkla karşılaşmaktayız. Oysa hukuki tabirle haklı fesih mekanizması doğru işletildiğinde, işçi istifa etmiş görünse dahi kanunen hak ettiği tüm kıdem tazminatını tahsil edebilmektedir. Ancak, haklı gerekçenin doğru hukuki dille ifade edilmesi ve ihbar tazminatı tuzağına düşülmemesi adına sürecin başında bir uzmandan destek alınması son derece önemlidir.
İşverenin İşçiye Kanuni Sürenin Altında Yıllık İzin Kullandırması Haklı Fesih Sebebi Olur mu? Yargıtay’ın Güncel Yaklaşımı yazımızı okumak için
Emsal Yargıtay Kararı ve Uygulama Örneği
Somut Uyuşmazlık Konusu: Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde fason imalat yapan bir tekstil fabrikasında 6 yıl boyunca “Dokuma Ustası” olarak çalışan işçi (A), aylık net 35.000 TL ücret almaktadır. Ancak işveren, ücretin net asgari ücrete denk gelen kısmını banka aracılığıyla yatırmış, geri kalan tutarı ise her ay başında elden zarf usulüyle ödemiştir. İşçi (A), SGK dökümünü incelediğinde prime esas kazancının asgari ücret üzerinden gösterildiğini fark etmiş ve durumu işverene iletmiştir. İşverenin olumsuz yanıt vermesi üzerine işçi, iş akdini tek taraflı olarak feshetmiştir.
İnceleme ve Yargılama Süreci: İşveren, işçinin istifa ettiğini, iş yerini izinsiz terk ettiğini iddia ederek tazminat ödemeyi reddetmiş ve ihbar tazminatı talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Gaziantep İş Mahkemesi’ne taşınmıştır. Davacı vekili; müvekkilinin yaptığı işin niteliğini, kıdemini, emsal dokuma ustalarının alabileceği ortalama ücreti Gaziantep Ticaret Odası ve ilgili Dokuma İşçileri Sendikası’ndan talep etmiş; aynı zamanda iş yerinde çalışan diğer ustaların tanıklığına başvurmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Değerlendirmesi ve Sonuç: Yargıtay yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere; “İşçinin kıdemi, meslek unvanı ve yaptığı işin gerekleri dikkate alındığında asgari ücretle çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden bildirilmemesi işçiye 4857 sayılı Kanun’un 24/II-e maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı verir.” İlkesi doğrultusunda mahkeme, emsal ücret araştırması ve tanık beyanlarını esas alarak işçinin gerçek ücretle çalıştığını kabul etmiştir. Sonuç olarak işçinin iş akdini haklı nedenle feshettiği sabit görülerek kıdem tazminatına ve eksik yatırılan primlerin SGK’ya düzeltilmesi işlemlerine hükmedilmiştir.
İşverenin prime esas kazancı eksik bildirmesi aynı zamanda kamu düzenini ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nu ilgilendiren idari bir ihlaldir. Bu durumda işçinin, hizmet tespit davası açarak geçmişe dönük eksik bildirilen primlerinin gerçek kazanç seviyesine çekilmesini sağlama hakkı da saklıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. SGK primim eksik yatırıldığı için istifa edersem ihbar tazminatı alabilir miyim?
Hayır, iş sözleşmesini haklı nedenle de olsa fesheden (istifa eden) taraf ihbar tazminatına hak kazanamaz. Haklı fesih yapan işçi kıdem tazminatını alır ancak ihbar tazminatı talep edemez; aynı şekilde işveren de işçiden ihbar tazminatı isteyemez.
2. Gerçek ücretimin eksik bildirildiğini nasıl ispat edebilirim?
Emsal ücret araştırması (odalar ve sendikalar aracılığıyla), aynı veya benzer işi yapan iş yeri tanıklarının beyanları, banka hesap hareketleri, maaş bordroları, wp yazışmaları ve e-posta gibi her türlü hukuka uygun delil ile ispat edilebilir.
3. İşveren elden ödediği parayı kabul etmezse ne yapmalıyım?
İşverenin inkar etmesi halinde, mahkeme tarafından işçinin mesleği, kıdemi ve çalışma şartları göz önüne alınarak ilgili meslek odalarından emsal ücret sorulur. Bir mühendisin, tecrübeli bir ustanın veya yöneticinin asgari ücretle çalıştığı iddiası Yargıtay tarafından hayatın olağan akışına aykırı kabul edilir.
4. İstifa etmeden önce işverene ihtarname çekmek şart mıdır?
Kanunen ihtarname şartı bulunmasa da, feshin gerekçesinin ve iradesinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatı bakımından noter kanalıyla ihtarname çekilmesi hukuki güvenlik açısından son derece hayati ve tavsiye edilen bir adımdır.
İletişim Bilgileri:
Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu
Telefon: 0532 167 09 13
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4857 Sayılı İş Kanunu (m. 24/II-e)
- 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
- 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal Kararları

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.