Ücret Zammının Uygulanmaması ve İşçinin Haklı Nedene Dayanarak Fesih Hakkı
İş hayatında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, işverenin işçiye vaat edilen, sözleşmeye bağlanan veya işyeri uygulaması haline gelmiş olan ücret artışını zamanında ve eksiksiz bir şekilde yansıtmaması durumudur. Enflasyonist ekonomik koşullar ve hayat pahalılığı göz önüne alındığında, ücret zammı işçiler açısından hayati bir önem taşımaktadır. Ancak mevzuatımız kapsamında işverenin her durumda işçiye yıllık enflasyon oranında veya belirli bir oranda zam yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. İşçinin zam yapılmadığı gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip kıdem tazminatı hakkına kavuşabilmesi, uyuşmazlığın hukuki temellerinin ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin doğru analiz edilmesine bağlıdır.

İş Kanunu uyarınca asgari ücretin üzerinde bir maaşla çalışan işçiye zam yapılması hususu öncelikle taraflar arasındaki iş sözleşmesi (işçi ile işveren arasında yapılan yazılı çalışma anlaşması) veya varsa toplu iş sözleşmesi hükümleri doğrultusunda değerlendirilir. Eğer iş sözleşmesinde veya personelin tabi olduğu yönetmelikte “Her yılın başında en az enflasyon oranında zam yapılır” veya “Yılda bir kez ücret revizyonu uygulanır” şeklinde açık bir hüküm yer alıyorsa, işveren bu kurala uymak zorundadır. Sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olan bu yükümlülüğün işveren tarafından yerine getirilmemesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinin II. fıkrasının (e) bendi uyarınca işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme yetkisi verir. İlgili maddede, işverenin işçinin ücretini kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesaplamaması veya ödememesi durumu açıkça düzenlenmiştir.
Bunun yanı sıra, iş sözleşmesinde yazılı bir hüküm bulunmasa dahi, işverenin uzun yıllar boyunca tüm çalışanlara veya belirli bir gruba düzenli olarak ücret zammı yapmış olması hukuken bir işyeri uygulaması (işyerinde yazılı olmasa da teamül haline gelmiş düzenli davranışlar) oluşturabilir. İşveren, geçmiş yıllarda düzenli olarak uyguladığı bu zam geleneğini haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın, üstelik işçinin aleyhine olacak şekilde tek taraflı olarak kaldıramaz. İş Kanunu’nun 22. maddesi kapsamında, çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliği taşıyan bu tür durumların işçiye yazılı olarak bildirilmesi ve işçinin 6 iş günü içinde yazılı onayının alınması zorunludur. İşçinin muvafakatı alınmaksızın yapılmayan zamlar veya düşürülen zam oranları, çalışma şartlarının uygulanmaması anlamı taşır ve yine işçiye sözleşmeyi derhal feshetme ve kıdem tazminatı talep etme hakkı tanır.
Fazla Mesai Nedir? Fazla Çalışma Ücreti Nasıl Hesaplanır? yazımızı okumak için
Ancak burada dikkat edilmesi gereken son derece kritik bir husus bulunmaktadır: İş sözleşmesinde zam yapılacağına dair hiçbir hüküm yoksa, işyerinde geçmişe dönük yerleşik bir zam uygulaması bulunmuyorsa ve çalışan zaten asgari ücretin üzerinde bir maaş alıyorsa; sırf işverenin o yıl zam yapmaması veya yapılan zam oranının işçi tarafından yetersiz bulunması tek başına işçiye haklı fesih (haklı sebebe dayanarak sözleşmeyi derhal sonlandırma) hakkı vermez. Bu durumda işçi işten kendi isteğiyle ayrılırsa hukuken istifa etmiş sayılır ve kıdem tazminatı hakkını kaybeder. Bu nedenle fevri kararlar almadan önce hukuki durumun doğru tespit edilmesi telafisi imkansız hak kayıplarını önleyecektir.
Ücret zammının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini feshetmeyi düşünen işçilerin takip etmesi gereken hukuki süreç belirli usul kurallarına tabidir. 11 yıllık mesleki tecrübemiz kapsamında sahada sıklıkla karşılaştığımız en büyük hatalardan biri, işçilerin sözlü olarak tartışıp işyerini terk etmeleridir. Hukuki süreçte haklılığı ispatlayabilmek adına izlenmesi gereken adımlar şunlardır:
- İş sözleşmesi, personel yönetmeliği veya geçmiş yıllara ait bordrolar incelenerek zam taahhüdünün veya uygulamasının varlığı tespit edilmelidir.
- İşverene Noter kanalıyla ihbarname gönderilmeli; hak edilen zam tutarının ödenmesi talep edilmeli, aksi takdirde sözleşmenin İş Kanunu 24/II-e uyarınca feshedileceği ihtarlar iletilmelidir.
- Fesih işlemi gerçekleştikten sonra dava açmadan önce kanuni zorunluluk olan zorunlu arabuluculuk (dava açmadan önce tarafların bir arara gelerek anlaşmaya çalışması) sürecine başvurulmalıdır.
- Gaziantep adliyesinde veya ilgili yerel adliyede arabuluculuk müzakerelerinde anlaşma sağlanamaması halinde İş Mahkemesi nezdinde alacak ve tazminat davası ikame edilmelidir.
4857 sayılı İş Kanunu Madde 24/II-e: “İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçi iş sözleşmesini derhal feshedebilir.”
Gaziantep sanayi ve ticaret merkezlerinde çalışan işçilerin uyuşmazlıklarında, Gaziantep İş Mahkemeleri nezdinde açılacak davalarda zam sözleşmesinin veya uygulamasının ispatı temel harç noktasıdır. Ücret alacaklarında ve zam farklarından doğan alacaklarda 5 yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur. İşçinin zaman aşımı sürelerini kaçırmadan ve feshini usulüne uygun Noter ihtarnamesi ile belgelendirerek yapması, yargılama aşamasında lehine sonuç doğuracaktır.
Dava Konusu: İş Sözleşmesindeki Zam Şartına Uymayan İşverene Karşı Haklı Fesih ve Kıdem Tazminatı Talebi
Olayın Özeti: Davacı müvekkil K.A., Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir tekstil fabrikasında 6 yıl boyunca dokuma ustası olarak aralıksız çalışmıştır. Davacının işe başlama esnasında imzaladığı bireysel iş sözleşmesinin 8. maddesinde “İşçinin kök ücretine her yılın Ocak ayında, bir önceki yılın TÜİK tarafından açıklanan Yıllık ÜFE/TÜFE ortalamasından az olmamak üzere zam yapılır” hükmü yer almaktadır.
İşverenlik, 2023 ve 2024 yıllarının Ocak aylarında ekonomik darlığı gerekçe göstererek davacı işçiye hiçbir ücret artışı uygulamamış, asgari ücretin üzerinde kalan kök ücreti sabit tutmuştur. Davacı işçi, yapılan şifahi görüşmelerden sonuç alamayınca, Noter kanalıyla protesto çekerek sözleşmedeki zam şartının yerine getirilmediğini, bu durumun İş Kanunu 24/II-e maddesi uyarınca haklı fesih oluşturduğunu belirterek iş sözleşmesini feshetmiş ve birikmiş kıdem tazminatı ile zam farkı alacaklarının ödenmesini talep etmiştir. İşverenin ödeme yapmaması üzerine tarafımızca Gaziantep İş Mahkemesi nezdinde dava açılmıştır.
Hukuki Değerlendirme ve Yerel Mahkeme Kararı: Davalı işveren vekili savunmasında, şirketin krizde olduğunu, zam yapılmamasının fesih için haklı sebep oluşturmayacağını ve işçinin istifa ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama, taraf tanıklarının dinlenilmesi ve uzman bilirkişi incelemesi neticesinde; taraflar arasındaki iş sözleşmesinde açıkça yıllık zam yapılacağı taahhüdünün yer aldığı, bu taahhüdün işveren açısından bağlayıcı olduğu, zam yapılmamasının işçi aleyhine çalışma koşullarında esaslı değişiklik ve ücretin eksik ödenmesi niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. Gaziantep İş Mahkemesi, davacı işçinin feshinin haklı nedene dayandığına hükmederek kıdem tazminatının ve geçmişe dönük zam farkı alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar vermiştir.
Yargıtay İncelemesi ve İçtihat: Kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi önüne gelmiştir. Yargıtay yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere; iş sözleşmesinde veya işyeri iç yönetmeliğinde zam yapılacağına dair açık bir düzenleme bulunması halinde, işverenin tek taraflı kararıyla zam yapmaktan kaçınmasının işçiye haklı fesih imkanı tanıdığını vurgulamıştır. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını onamış ve iş sözleşmesinde yazılı taahhüde uyulmamasının İş Kanunu 24/II-e uyarınca işçiye derhal fesih hakkı sağladığını kesin olarak karara bağlamıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
İşveren herkese zam yaparken sadece bana zam yapmazsa haklı fesih yapabilir miyim?
Evet. İşverenin haklı ve objektif bir neden (örneğin belgelenebilir düşük performans veya disiplin cezası) olmaksızın aynı konumdaki diğer çalışanlara zam yapıp sadece bir veya birkaç işçiyi zam dışı bırakması eşitlik ilkesine aykırılık (İş Kanunu m.5) oluşturur. Bu durum işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme ve ayrımcılık tazminatı ile kıdem tazminatı talep etme hakkı verir.
Enflasyon çok yüksek ama sözleşmemde zam maddesi yok, yine de tazminatımı alıp ayrılabilir miyim?
İş sözleşmenizde veya işyeri uygulamanızda enflasyon oranında zam yapılacağına dair bir hüküm yoksa, sırf enflasyonun altında zam yapıldı veya hiç zam yapılmadı gerekçesiyle işten ayrılmanız hukuken istifa sayılır. Bu durumda kıdem tazminatı alamazsınız. Fesih yapmadan önce mutlaka sözleşme şartlarınızın bir uzman tarafından incelenmesi gerekir.
Zam yapılmadığı için işten ayrılmak istediğimde ne kadar süre içinde fesih hakkımı kullanmalıyım?
Ücretin eksik ödenmesi veya zam borcunun yerine getirilmemesi süreklilik arz eden bir ihlaldir. İşverenin zam yapmama hususundaki temerrüdü devam ettiği sürece işçi fesih hakkını kullanabilir. Ancak zam farkı alacakları için kanuni zamanaşımı süresi 5 yıldır.
Noter ihtarnamesi çekmeden direkt sözlü olarak işten ayrılırsam tazminat alabilir miyim?
Sözlü fesihler yargılama aşamasında ispat zorluğu yaratır. İşveren sizin “izinsiz olarak işe gelmediğinizi” (devamsızlık yaptığınızı) iddia ederek haklı fesih kaydı tutabilir. Hak kaybına uğramamak için feshin gerekçelerini içeren bir Noter ihtarnamesi göndermek hukuken en güvenli yoldur.
İletişim Bilgileri:
Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu
Telefon: 0532 167 09 13
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4857 Sayılı İş Kanunu
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal Kararları
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.