İşçinin Maaşının Geç Ödenmesi Haklı Fesih Sebebi Sayılır mı? Yargıtay’ın Güncel Yaklaşımı

Ücretin Geç Ödenmesi Durumunda İşçinin Haklı Nedenle Fesih Hakkı ve Tazminat Süreçleri

İş hukukunun en temel direği, işçinin emeğinin karşılığı olan ücretin zamanında ve eksiksiz bir şekilde ödenmesidir. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işverenin en asli borcu ücret ödeme borcu olarak düzenlenmiştir. İşçinin geçimini sağladığı, yaşamını idame ettirdiği bu gelirin hukuka aykırı şekilde geciktirilmesi, iş ilişkisinin temelini sarsan en önemli ihlallerden biridir. Yasalarımız ve yerleşik yargı kararları, işçinin emeğini korumak amacıyla ücretin ödenmemesi veya sürekli olarak geç ödenmesi durumunda işçiye çok ciddi yasal haklar tanımaktadır. Bu hakların başında, işçinin iş sözleşmesini derhal sona erdirme yetkisi gelmektedir.

İş Kanunu’nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca; işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçi iş sözleşmesini haklı nedenle fesih (işçinin tazminat haklarını koruyarak işi derhal bırakması) hakkına sahip olur. Bu madde metninde geçen “ücret” kavramı geniş bir yoruma tabidir. Sadece çıplak maaş değil; fazla çalışma (mesai) ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) ücretleri, primler, ikramiyeler ve hatta yol-yemek yardımı gibi ek menfaatlerin ödenmemesi veya geç ödenmesi de bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla, yan hakların dahi kronik olarak geciktirilmesi işçiye haklı fesih imkanı tanır.

Gaziantep is hukuku avukati ve isci haklari savunmasi arabulucu abdulkadir akillar Maaş
Maaş

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik ve güncel içtihatlarına göre, ücretin geç ödenmesi gerekçesiyle yapılacak feshin haklı sayılabilmesi için gecikmenin “makul bir süreyi” aşması ve bu durumun süreklilik arz etmesi veya işçiyi mağdur edecek boyuta ulaşması aranır. İş Kanunu’nun 34. maddesinde, ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden (deprem, doğal afet gibi elde olmayan zorunlu haller) olmaksızın ödenmeyen işçinin, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabileceği açıkça düzenlenmiştir. Ancak Yargıtay, işçinin iş sözleşmesini tamamen feshedip kıdem tazminatı talep edebilmesi için 20 günlük bu sürenin mutlak bir sınır olmadığını, işverenin ödeme alışkanlıklarını ve gecikmenin işçinin yaşamına etkisini her somut olayın özelliğine göre incelemektedir.

Gaziantep yerelinde özellikle organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerde, ekonomik gerekçeler ileri sürülerek maaşların birkaç gün veya birkaç hafta geciktirilerek ödenmesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. 11 yıllık mesleki tecrübe ile sabittir ki; işverenlerin “ekonomik kriz”, “nakit akışındaki tıkanıklık” veya “müşterilerden tahsilat yapılamaması” gibi mazeretleri, hukuken ücret ödeme borcunu ortadan kaldırmadığı gibi işçinin haklı fesih hakkını da engellemez. İşveren, ticari riskleri işçiye yükleyemez. Maaşı düzenli olarak taahhüt edilen tarihten sonra ödenen işçi, bu durumu kanıtladığı takdirde işyerindeki kıdem süresi en az 1 yıl ise kıdem tazminatı almaya hak kazanır. Ancak haklı fesih yapan işçi işi kendi bıraktığı için ihbar tazminatı talep edemez.

Maaşın geç ödenmesi nedeniyle iş sözleşmesini feshetmek isteyen işçinin, ileride ispat sorunu yaşamamak adına fesih bildirimini noter kanalıyla yazılı bir ihtarname şeklinde göndermesi hayati önem taşır. Sözlü olarak yapılan fesihler, işveren tarafından “işi izinsiz bırakma” (devamsızlık) olarak gösterilerek işçinin tazminatsız işten çıkarılmasına (kod 46 veya benzeri kodlarla) zemin hazırlayabilir. İhtarname ile yapılan feshin ardından, işçi alacaklarının tahsili için öncelikle hukuki sürecin ilk adımı olan arabuluculuk aşamasına geçilmelidir.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, işçi ve işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu bir dava şartıdır. Gaziantep zorunlu arabuluculuk bürolarına yapılacak başvuru neticesinde atanan arabulucu eşliğinde taraflar bir araya getirilir. Bu müzakerelerde işçinin birikmiş ücretleri, fazla mesaileri ve kıdem tazminatı üzerinde bir uzlaşma sağlanamazsa, arabulucu tarafından “anlaşamama tutanağı” düzenlenir. İşçinin, bu son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde yetkili Gaziantep İş Mahkemesi’nde dava açması gerekmektedir. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıl olduğundan, geçmişe dönük ödenmeyen veya geç ödenen tüm alacaklar bu süre zarfında yargı önünde talep edilebilir.

“İşçinin ücretinin kural olarak her ay eksiksiz ve zamanında ödenmesi gerekir. İşverenin ekonomik güçlük içinde olması, borçlarını ödeyememesi veya piyasa koşulları, işçinin ücret borcunun geciktirilmesi için haklı bir neden oluşturmaz. Ücreti düzenli olarak geç ödenen işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme ve kıdem tazminatı talep etme hakkı mevcuttur.” – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal İlamı

Maaşları Sürekli Geciken Tekstil İşçisinin Haklı Feshi ve Emsal Karar

Olayın Özeti: Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan bir tekstil fabrikasında dokuma ustası olarak 6 yıl boyunca aralıksız çalışan işçi A.T., iş sözleşmesinde maaşının her ayın 5’inde ödeneceği kararlaştırılmış olmasına rağmen, son 8 aydır maaşlarını her ayın 25’i ile 30’u arasında, yani yaklaşık 20-25 gün gecikmeli olarak almıştır. İşçinin bu süreçte ev kirasını, faturalarını ve banka kredi ödemelerini zamanında yapamaması nedeniyle psikolojik ve maddi huzuru bozulmuştur. İşverene yaptığı sözlü uyarılardan sonuç alamayan işçi A.T., yasal haklarını koruyarak işten ayrılmak amacıyla Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu’na başvurmuştur.

Hukuki Değerlendirme ve Süreç: Yapılan detaylı hukuki incelemede, işçinin banka hesap dökümleri ve ücret bordroları karşılaştırılmış, maaş ödemelerinin sistematik olarak her ay 20 günden fazla geciktirildiği somut delillerle kayıt altına alınmıştır. İşçinin hak kaybına uğramaması adına, noter vasıtasıyla işverene “ücretlerin kronik olarak geç ödenmesi sebebiyle İş Kanunu 24/II-e maddesi uyarınca iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği” ihtar edilmiştir.

İhtarnamenin tebliğinin ardından Gaziantep Arabuluculuk Bürosu’na başvurulmuş, yapılan toplantıda işveren “şirketin mali krizde olduğunu, ödemelerin eninde sonunda yapıldığını, bu yüzden tazminat ödemeyeceklerini” belirterek uzlaşmayı reddetmiştir. Bunun üzerine süresi içinde Gaziantep İş Mahkemesi’nde kıdem tazminatı ve ödenmeyen son ay ücreti ile fazla mesai alacaklarının tahsili istemiyle dava ikame edilmiştir.

Sonuç: Gaziantep İş Mahkemesi’nde görülen yargılama neticesinde; işverenin ücreti zamanında ödeme borcunu kusurlu olarak ihlal ettiği, ekonomik sıkıntıların işçiye yansıtılamayacağı ve feshin işçi tarafından haklı nedenle yapıldığı kabul edilmiştir. Mahkeme, işçi A.T. lehine 6 yıllık hizmet süresinin karşılığı olan kıdem tazminatının, mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte işverenden tahsiline karar vermiştir. Yargıtay tarafından da onanan bu karar, ücretin sistematik olarak geç ödenmesinin işçiye haklı fesih hakkı verdiğini bir kez daha tescillemiştir.


Sıkça Solunan Sorular

Maaşım her ay sadece 3-5 gün geç ödeniyor, bu durum haklı fesih sebebi sayılır mı?

Yargıtay uygulamalarında birkaç günlük münferit gecikmeler genellikle haklı fesih için yeterli görülmemektedir. Ancak bu gecikme sürekli bir hal almışsa, işçiyi her ay ödemelerinde temerrüde (borcunu zamanında ödeyememe durumuna) düşürüyorsa ve işverenin bir ödeme alışkanlığı haline gelmişse, dürüstlük kuralı gereği işçi için haklı fesih nedeni oluşturabilir. Her somut olayın kendi şartları içinde değerlendirilmesi gerekir.

Maaşımın geç ödenmesi nedeniyle işi bırakırsam ihbar tazminatı alabilir miyim?

Hayır, alamazsınız. İş Kanunu uyarınca haklı nedenle de olsa iş sözleşmesini fesheden taraf (işi kendi bırakan işçi), ihbar öneli tanımak zorunda olmadığı gibi kendisi de ihbar tazminatı talep edemez. Bu durumda işçinin elde edeceği temel tazminat, şartları varsa kıdem tazminatıdır.

İşveren maaşımı geç ödediği için işe gitmeme hakkım var mıdır?

Evet, vardır. İş Kanunu’nun 34. maddesine göre, mücbir bir neden olmaksızın ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten (işe gitmekten veya çalışmaktan) kaçınabilir. Bu gerekçeyle işçilerin topluca çalışmaması bir grev sayılmaz ve işveren bu işçilerin sözleşmesini devamsızlık gerekçesiyle feshedemez.

Maaşımı elden ve eksik alıyorum, bu durum da haklı fesih kapsamına girer mi?

Maaşın bir kısmının bankaya, bir kısmının ise elden (kayıt dışı) ödenmesi yasal olarak suç teşkil ettiği gibi işçi için çok güçlü bir haklı fesih sebebidir. Ücretin eksik ödenmesi veya gerçek ücretin gizlenmesi durumunda işçi, iş akdini derhal feshederek kıdem tazminatını yasal yollardan talep edebilir.


İletişim Bilgileri:
Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu
Telefon: 0532 167 09 13
Adres: Gaziantep

Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Hukuki Kaynaklar:

  • 4857 Sayılı İş Kanunu (Madde 24, 32, 34)
  • 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu
  • T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal Kararları
  • Gaziantep İş Mahkemeleri Yerel İlamları


Yorumlar

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.

Hemen Ara