İş Yerinde Yaşanan Çalışan Tartışmalarının İş Akdine Etkisi ve Hukuki Sınırları
İş hayatının dinamik yapısı, uzun çalışma saatleri ve stresli iş ortamları, zaman zaman çalışanlar arasında fikir ayrılıklarına, gerginliklere ve sözlü tartışmalara yol açabilmektedir. İş hukukunda en çok tereddüt edilen hususlardan biri, işçinin iş yerinde başka bir mesai arkadaşıyla yaşadığı bu tür tartışmaların, işverene iş sözleşmesini tazminatsız olarak derhal feshetme yetkisi verip vermeyeceğidir. 4857 sayılı İş Kanunu, iş yerinde huzurun, güvenliğin ve iş barışının korunmasına büyük önem atfetmiştir. Ancak her tartışmanın otomatik olarak işçinin işten çıkarılmasıyla sonuçlanması hukuka uygun değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, yaşanan bir tartışmanın fesih gerekçesi olabilmesi için olayın boyutu, tarafların kullandığı ifadeler, iş yerindeki üretimin veya düzenin bu sebeple aksayıp aksamadığı gibi birçok kriterin birlikte değerlendirilmesi zorunludur.
İş Kanunu’nun 25. maddesinin ikinci fıkrasında “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” başlığı altında işverenin haklı fesih (işverenin tazminatsız derhal fesih hakkı) yetkileri düzenlenmiştir. Bu maddenin (d) bendinde, işçinin işverene, onun ailesi üyelerinden birine veya işverenin başka bir işçisine “sataşması” açıkça bir haklı fesih nedeni olarak kabul edilmiştir. Sataşma niteliğindeki davranışlar; sözlü tehdit, hakaret, küfür, fiziksel şiddet uygulama veya şiddet uygulama tehdidinde bulunma gibi ağır eylemlerdir. Gaziantep yerelinde ve bölgedeki büyük sanayi tesislerinde sıklıkla müşahede ettiğimiz üzere, işçiler arasındaki basit bir fikir ayrılığı işverenler tarafından doğrudan “sataşma” olarak yorumlanıp iş akitleri feshedilebilmektedir. Oysa Yargıtay’ın güncel yaklaşımı, kaba hitap tarzı veya anlık parlama şeklindeki adi tartışmaları haklı fesih değil, şartları varsa en fazla geçerli fesih (işçinin tazminatları ödenerek işten çıkarılması) nedeni saymaktadır. 11 yıllık mesleki tecrübe ve saha deneyimimiz, bu iki kavram arasındaki ince çizginin işçi hakları açısından hayati önem taşıdığını göstermektedir.
Bir tartışmanın haklı fesih boyutu kazanması için eylemin iş yerinde huzuru ve iş güvenliğini ciddi oranda tehlikeye düşürmesi gerekir. Örneğin, bir işçinin diğerine iş araç gereçleriyle saldırmaya çalışması veya ağır küfürler savurması şüphesiz sataşmadır ve haklı fesih doğurur. Buna karşılık, işin yürütümüne dair iki işçinin yüksek sesle tartışması ancak birbirlerine hakaret etmemesi durumunda işveren doğrudan işçiyi tazminatsız kovamaz. İşverenin bu aşamada feshin son çare olması ilkesine uyması, öncelikle uyarı, kınama veya yer değişikliği gibi disiplin cezalarına başvurması gerekir. Gaziantep İş Mahkemeleri ve zorunlu arabuluculuk süreçlerinde, olayın gelişiminde ilk haksız hareketin kimden geldiği (tahrik unsuru) ve tarafların geçmiş sicilleri de mutlak surette incelenen diğer önemli kriterlerdir.

Karşılıklı Sözlü Tartışma Sonrası Yapılan Feshin Geçersizliği
Olayın Özeti: Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir gıda üretim fabrikasında paketleme işçisi olarak 5 yıldır çalışan işçi H.Y., bant sırasının kayması gerekçesiyle aynı bölümde çalışan diğer işçi M.A. ile yüksek sesle tartışmıştır. Tartışma esnasında her iki işçi de birbirine “İşini düzgün yap, senin yüzünden fırça yiyemem, beceriksizsin” şeklinde kaba ifadeler kullanmıştır. Olayı duyan vardiya amiri tarafları ayırmış ve tutanak tutmuştur. İşveren, yaşanan bu sözlü tartışmayı “iş yerinde sataşma ve huzuru bozma” olarak nitelendirerek işçi H.Y.’nin iş sözleşmesini İş Kanunu 25/II-d maddesi uyarınca tazminatsız ve derhal feshetmiştir. Diğer işçi M.A.’ya ise yalnızca yazılı uyarı cezası verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar: İşçi H.Y., tartışmada herhangi bir küfür veya tehdit savurmadığını, olayın işin yürütülmesinden kaynaklandığını ve feshin haksız olduğunu belirterek yasal süresi içinde Gaziantep Arabuluculuk Bürosu’na başvurmuştur. Arabuluculuk sürecinde uzlaşma sağlanamaması üzerine Gaziantep İş Mahkemesi’nde işe iade davası açılmıştır. Yargılama aşamasında yerel mahkeme ve istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik ilkeleri doğrultusunda şu analizi yapmıştır:
“Dava konusu olayda, işçilerin iş yerinde yüksek sesle ve kaba hitap tarzıyla tartıştıkları sabit ise de tarafların birbirine sinkaflı (küfürlü) sözler söylemediği, fiziksel bir saldırının bulunmadığı ve eylemin ‘sataşma’ boyutuna ulaşmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca işverenin aynı tartışmaya taraf olan diğer işçiye sadece uyarı cezası verip, davacı işçiyi doğrudan işten çıkarması ‘işverenin eşit davranma borcuna’ aykırılık teşkil eder. Olayın niteliği itibarıyla haklı fesih ağırlığında olmadığı, en fazla geçerli fesih nedeni olabileceği gözetildiğinde, tazminatsız yapılan fesih geçersizdir.”
Sonuç olarak mahkeme, işverenin yaptığı feshin haksız ve geçersiz olduğuna, işçinin kıdem tazminatı ile ihbar tazminatına hak kazandığına, ayrıca iş güvencesi hükümleri gereğince işçinin işe iadesine hükmetmiştir. Bu vaka, iş yerindeki her tartışmanın haklı fesih niteliğinde kabul edilemeyeceğini net bir biçimde ortaya koymaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
İş yerinde bir mesai arkadaşımla tartıştım, işveren beni tazminatsız kovabilir mi?
Yaşanan tartışmanın içeriği bu sorunun cevabını belirler. Eğer tartışma esnasında karşı tarafa küfür ettiyseniz, hakarette bulunduysanız, tehdit ettiyseniz veya fiziksel şiddet (kavga) uyguladıysanız işveren sizi tazminatsız (haklı nedenle) işten çıkarabilir. Ancak işin işleyişine dair hakaret içermeyen, kaba hitap sınırında kalan basit tartışmalarda tazminatsız işten çıkarma hukuka aykırıdır.
Tartışmayı diğer işçi başlattı ve ben sadece kendimi savundum, yine de suçlu sayılır mıyım?
İş hukukunda “tahrik” ve “ilk haksız hareket” unsuru çok önemlidir. Tartışmayı veya kavgayı başlatan tarafın kusuru her zaman daha ağırdır. Size yönelik bir sataşma karşısında kendinizi savunmak amacıyla ölçülü tepki verdiyseniz veya sadece sözlü olarak kendinizi savunduysanız, işverenin sizi doğrudan haklı nedenle işten çıkarması Yargıtay tarafından kabul görmemektedir.
İş yerindeki tartışma nedeniyle hakkımda tutanak tutulursa ne yapmalıyım?
Hakkınızda tutanak tutulduğunda işveren muhtemelen sizden yazılı savunma talep edecektir. Savunma istem yazısını aldığınızda, olayın gelişimini, eğer varsa karşı tarafın tahriklerini ve tartışmada hakaret/tehdit bulunmadığını detaylıca anlatan yazılı bir savunma hazırlamalısınız. Savunma yapmanız için size en az 3 iş günü süre tanınması gerektiğini unutmamalı ve savunmanızın imzalı bir kopyasını kendinizde saklamalısınız.
Tartışma gerekçe gösterilerek işten çıkarılırsam yasal haklarım nelerdir?
Feshin haksız olduğunu düşünüyorsanız, fesih bildiriminin size yapıldığı tarihten itibaren 1 ay içinde zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunmalısınız. İş yerinizde 30 veya daha fazla işçi çalışıyorsa ve en az 6 aylık kıdeminiz varsa işe iade davası açabilirsiniz. İş güvencesi şartları yoksa, haksız fesih sebebiyle kıdem ve ihbar tazminatlarınızın tahsili için hukuki süreç başlatabilirsiniz. Bu süreçlerde hak kaybı yaşamamak adına uzman bir avukattan yardım almanız önemlidir.
İletişim Bilgileri:
Telefon: 0532 167 09 13 – Gaziantep
Adres: Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu, Gaziantep
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Hukuki Kaynaklar:
- 4857 Sayılı İş Kanunu (Madde 25/II-d)
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal Kararları
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi İş Dünyasına İlişkin İstinaf İçtihatları

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.