İş Hukukunda İşverenin Eşit Davranma Borcu ve Farklı Ücret Uygulamasının Hukuki Sonuçları
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işverenin en temel yükümlülüklerinden biri de işçilerine karşı eşit davranma borcudur. İş Kanunu’nun 5. maddesinde açıkça düzenlenen bu ilke, işverenin haklı ve objektif bir neden olmadıkça aynı veya benzer konumdaki işçiler arasında farklı uygulamalar yapmasını yasaklamaktadır. Aynı işyerinde, aynı kıdeme, aynı eğitim düzeyine sahip ve tamamen aynı işi (nitelik ve nicelik olarak benzer iş görme edimini) yerine getiren iki işçi arasında, haklı bir sebep olmaksızın farklı ücret belirlenmesi hukuka aykırılık teşkil eder. İş hukukunun temel taşlarından olan eşit davranma borcu, mutlak bir eşitlik anlamına gelmese de işverenin keyfi olarak işçiler arasında ekonomik veya idari ayrımcılık yapmasının önüne geçen en önemli yasal güvencedir.

İşverenin eşit davranma borcuna aykırı hareket ederek aynı durumdaki işçilere farklı ücret politikası uygulaması, işçiye kanunen iki temel hak tanımaktadır. Bunlardan birincisi, işçinin mahrum kaldığı ücret farklarını (eksik ödenen maaş, prim veya ikramiye alacaklarını) geriye dönük olarak talep edebilmesidir. İkincisi ve en önemlisi ise, işçinin İş Kanunu madde 5 uyarınca ayrımcılık tazminatı (işverenin eşit davranma borcuna aykırılık nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu tazminat) talep etme hakkının doğmasıdır. Bu tazminat türü, işçinin dört aya kadar ücreti tutarında hükmedilen, cezai ve koruyucu niteliği yüksek bir tazminattır. Ayrıca ücrette ayrımcılık yapılan işçi, bu durumu gerekçe göstererek iş sözleşmesini İş Kanunu madde 24/II-f bendi uyarınca çalışma şartlarının uygulanmaması sebebiyle haklı nedenle fesih (işçinin kanundan doğan haklı sebeple istifası) yoluyla sonlandırıp kıdem tazminatına da hak kazanabilir.
Performans Düşüklüğü Nedeniyle Fesih Haklı Fesih Nedeni Sayılamaz yazımızı okumak için
Gaziantep Adliyesi ve bölgedeki yerel İş Mahkemeleri nezdinde görülen uyuşmazlıklarda, farklı ücret uygulandığını iddia eden işçinin bu durumu ispatlaması gerekirken, işverenin de bu farklılığın arkasındaki haklı ve objektif gerekçeleri kanıtlaması beklenmektedir. 11 yıllık mesleki tecrübe ile sabit olduğu üzere; işçilerin eğitim durumu, kıdem yılı, yabancı dil bilgisi, işteki performans verileri, üstlenilen sorumluluk miktarı veya iş riskleri gibi objektif kriterler ücret farklılığını hukuka uygun hale getirebilir. Ancak işyerinde hiçbir somut veri ve haklı neden yokken, sırf kişisel sempati, cinsiyet, siyasi düşünce, sendikal eğilim veya keyfi tercihlerle farklı ücret ödenmesi açıkça ayrımcılık yasağının ihlalidir. Bu tür hak ihlallerine karşı dava ikame edilmeden önce zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmesi yasal bir zorunluluk olup, arabuluculuk aşamasında netice alınamaması halinde yetkili Gaziantep İş Mahkemelerinde hukuki süreç titizlikle yürütülmelidir.
Aynı Unvandaki İşçilere Keyfi Farklı Ücret Uygulaması ve Emsal Yargıtay Kararı İncelemesi
Gaziantep 3. Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren büyük ölçekli bir gıda üretim tesisinde 5 yıldır “Kalite Kontrol Sorumlusu” olarak çalışan işçi A.B., tesise yeni alınan ve kendisiyle tamamen aynı mezuniyete, aynı unvana ve aynı iş tanımlarına sahip olan işçi K.D.’nin kendisinden %30 daha yüksek net maaş ile işe başlatıldığını, ayrıca kendisine verilmeyen dönemsel primlerin yeni işçiye düzenli olarak ödendiğini tespit etmiştir. Durumu işverene yazılı olarak soran işçi A.B., “şirketin ücret politikası ve serbest piyasa koşulları” şeklinde soyut bir yanıt almış, bunun üzerine maruz kaldığı ekonomik ayrımcılığın giderilmediğini görerek hukuk büromuza başvurmuştur. 11 yıllık mesleki tecrübe ve uzmanlığımız doğrultusunda somut olay analiz edilmiş; iki işçinin performans raporları, iş yerindeki kıdemleri ve görev tanımları incelenerek işverenin eşit davranma borcunu keyfi olarak ihlal ettiği belirlenmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal Karar Özeti:
“Aynı işyerinde, aynı unvanla ve aynı verimlilikle çalışan işçiler arasında haklı, objektif ve kabul edilebilir bir neden olmaksızın sırf işe giriş tarihleri veya işverenin keyfi takdiri ile temel ücret ve sosyal haklar yönünden farklılık yaratılması işverenin eşit davranma borcuna aykırılık teşkil eder. Bu durumda işçi, mahrum kaldığı ücret farklarını talep edebileceği gibi İş Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca en çok dört aya kadar ücreti tutarında ayrımcılık tazminatına da hak kazanır. İşverenin serbest piyasa ve sözleşme serbestisi savunması, eşitlik ilkesini ortadan kaldıracak şekilde genişletilemez.”
Hukuk büromuz tarafından öncelikle işverene, ücret adaletsizliğinin düzeltilmesi ve geriye dönük farkların ödenmesi adına hukuki bir ihtarname gönderilmiştir. İşverenin olumsuz yanıt vermesi üzerine Gaziantep Arabuluculuk Bürosuna başvurulmuş, tarafların uzlaşamaması neticesinde uyuşmazlık tutanağı tutularak Gaziantep İş Mahkemesinde dava açılmıştır. Yargılama sürecinde işyerindeki emsal ücret bordroları, işçi A.B.’nin daha yüksek kıdeme sahip olduğu gerçeği ve işyeri organizasyon şeması delil olarak sunulmuştur. Yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucunda mahkeme, işverenin ücret politikasında haklı bir neden sunamadığına hükmederek işçi A.B. lehine hem geriye dönük 5 yıllık ücret farkı alacaklarının hem de 4 aylık brüt ücreti tutarında ayrımcılık tazminatı ödenmesine karar vermiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Aynı işi yaptığım çalışma arkadaşımın benden fazla maaş aldığını öğrendim, ne yapabilirim?
Aynı kıdem, tecrübe ve niteliklere sahip olmanıza rağmen çalışma arkadaşınızın haklı bir gerekçe olmaksızın sizden fazla maaş alması durumunda, işverenden yazılı olarak bu durumun nedenini talep edebilirsiniz. Eğer işveren nesnel ve objektif bir gerekçe sunamazsa, işverenin eşit davranma borcuna aykırı davrandığı gerekçesiyle arabulucuya başvurabilir, ardından dava yoluyla ücret farkı ve ayrımcılık tazminatı talep edebilirsiniz.
Ayrımcılık tazminatı alabilmek için işten ayrılmak şart mıdır?
Hayır, şart değildir. İş sözleşmeniz devam ederken de işverenin eşit davranma borcuna aykırı uygulamaları nedeniyle (örneğin aynı durumdaki diğer işçilere prim verilip size verilmemesi gibi) geriye dönük haklarınızı ve ayrımcılık tazminatınızı talep etmek üzere hukuki süreç başlatabilirsiniz. Ancak bu durum iş ilişkisini çekilmez hale getirirse, sözleşmenizi haklı nedenle feshedip kıdem tazminatınızı da isteyebilirsiniz.
Yeni işe giren birinin benden yüksek maaş alması her zaman ayrımcılık sayılır mı?
Her zaman sayılmaz. Eğer yeni giren işçinin eğitim seviyesi sizden yüksekse, özel uzmanlık gerektiren sertifikaları varsa, yabancı dil bilgisi işe etki ediyorsa veya geçmiş tecrübesi daha fazlaysa işveren bu işçiye daha yüksek ücret verebilir. Yargıtay, ücret farklılığının ayrımcılık sayılabilmesi için işçilerin tamamen “eş değer” işi yapmasını ve aralarında hiçbir objektif fark bulunmamasını şart koşmaktadır.
Ayrımcılık tazminatı davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
İş Kanunu uyarınca, işverenin eşit davranma borcuna aykırılığından doğan tazminat taleplerinde ve geriye dönük ücret farkı alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre, hakkın doğduğu fiili ayrımcılık tarihinden itibaren işlemeye başlar. Dolayısıyla geçmişe dönük hak kayıplarınızı en fazla 5 yıl geriye giderek talep etmeniz mümkündür.
- Telefon: 0532 167 09 13
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Hukuki Kaynaklar:
- 4857 Sayılı İş Kanunu (Madde 5, 22, 24, 32)
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin Emsal Eşit Davranma Borcu Kararları
- Gaziantep İş Mahkemeleri Bilirkişi ve Gerekçeli Karar Dosyaları
- Görsel Kaynağı: “arabulucu abdulkadir akıllar (1).jpeg” dosyası marka görseli olarak tescillidir.

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.