İşe İade Kararı Sonrasında İşçinin İşe Başlama Başvurusunun Samimi Olmadığı Hangi Durumlarda Kabul Edilir? Yargıtay’ın Yaklaşımı

İşe İade Sonrası Süreç ve Samimiyet Şartının Hukuki Boyutu

İş hukukunda, iş güvencesi hükümlerinden yararlanan işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli bir sebebe dayanmadan feshedilmesi durumunda açılan iade davası, işçi lehine sonuçlandığında taraflar açısından yeni bir hukuki süreç başlamaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi gereğince, mahkeme veya özel arabuluculuk yoluyla kesinleşen işe iade kararı sonrasında işçinin, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde işverene başvurarak işe başlamak istediğini bildirmesi zorunludur. Bu başvuru, şekle şarta bağlı olmamakla birlikte ispat kolaylığı açısından yazılı ve iadeli taahhütlü posta veya noter aracılığıyla yapılmalıdır. Ancak uygulamada karşılaşılan en büyük ihtilaflardan biri, işçinin yaptığı bu başvurunun gerçekten çalışmak amacıyla yapılıp yapılmadığı, yani samimi olup olmadığı konusudur.

11 yıllık mesleki tecrübe ve Gaziantep Adliyesi iş mahkemelerinde takip ettiğimiz dava dosyalarından edindiğimiz pratik birikim göstermektedir ki, işe iade başvurusunun samimi kabul edilmediği durumlar işverenler yönünden haklı bir fesih veya işe almama gerekçesi teşkil edebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yerleşik içtihatlarında, işçinin işe iade sonrasındaki başvurusunun samimi (iyi niyetli) olması gerektiğini, sadece boşta kalan süre ücreti (işçinin çalıştırılmadığı süre için ödenen en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer haklar) veya işe başlatmama tazminatı (işverenin başvuruya rağmen işçiyi işe başlatmaması durumunda ödenen tazminat) elde etmek amacıyla yapılan şeklî başvuruların hukuki koruma görmeyeceğini istikrarlı bir şekilde vurgulamaktadır.

İşçinin işe başlama iradesinin samimi olup olmadığı, her somut olayın kendi özellikleri içinde değerlendirilir. İşverenin işçiyi işe davet etmesine rağmen işçinin işe başlamaktan kaçınması veya başvuru anındaki tutum ve davranışlarının çalışmama niyetini açıkça ortaya koyması durumunda, işverenin işe başlatmama tazminatı ödeme yükümlülüğü ortadan kalkabilir. Bu noktada hem işçi hem de işveren açısından hak kayıplarının yaşanmaması için sürecin titizlikle yürütülmesi gerekir.

Gaziantepte is hukuku ve ise iade davalari surec yonetimi İşe İade
İşe İade

Yargıtay uygulamalarında işçinin işe başlama başvurusunun samimi bulunmadığı başlıca haller şu kriterler çerçevesinde ele alınmaktadır:

  • İşçinin başvuruda bulunurken aynı anda başka bir iş yerinde tam zamanlı olarak sigortalı çalışmaya başlamış olması ve bu durumun hayatın olağan akışına aykırı düşmesi.
  • İşçinin, işverenin işe davet yazısına rağmen makul bir mazeret bildirmeksizin işbaşı yapmaması veya işe başlamak için imkansız, hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı ağır şartlar öne sürmesi.
  • Başvurunun gerçekte çalışmak amacıyla değil, yalnızca yasal haklar olan tazminat ve alacakları tahsil etmek maksadıyla yapıldığının işçinin kendi beyanları veya eylemleriyle sabit olması.

Yargıtay Kararları Işığında Samimiyet İncelemesi

Gaziantep bölgesindeki bir sanayi işletmesinde yaşanan somut bir uyuşmazlık, işe iade başvurularında samimiyet unsurunun önemini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Müvekkil işveren şirket ile iş akdi feshedilen işçi arasında görülen işe iade davası işçi lehine sonuçlanmış, karar kesinleşmiştir. Kesinleşme sonrasında işçi, yasal 10 iş günlük süre içerisinde noter aracılığıyla işverene başvurarak işe başlamak istediğini bildirmiştir. İşveren şirket ise iyi niyet kuralları çerçevesinde işçiye çağrıda bulunmuş ve işçinin eski pozisyonunda derhal işbaşı yapabileceğini bildirmiştir.

Ancak yapılan incelemeler ve işverenin yürüttüğü hukuki araştırma neticesinde, işçinin işe iade için başvuru yaptığı tarihten günler önce başka bir şehirde farklı bir iş yerinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı tespit edilmiştir. İşçi, işverenin işe başlama davetine icabet etmemiş ve iş yerinde çalışmaya başlamamıştır. Bunun üzerine işveren, işçinin başvurusunun samimi olmadığını ileri sürerek işe başlatmama tazminatı ödemeyi reddetmiştir. Uyuşmazlığın yargıya taşınması sonrasında yerel mahkeme ile Yargıtay mercii arasında yapılan hukuki denetimde, işçinin başka bir iş yerinde aktif olarak çalışmaktayken eski iş yerinde işe başlamak üzere yaptığı başvurunun samimi kabul edilemeyeceği, bu durumun hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Bu emsal nitelikteki uyuşmazlık, şeklî olarak yapılan başvuruların tek başına yeterli olmadığını, işçinin fiilen çalışma iradesinin varlığını koruması gerektiğini kanıtlamaktadır. İş hukukunda dürüstlük kuralı (Türk Medeni Kanunu m. 2) tarafların hak arama özgürlüğünde de temel kılavuzdur.

“İşçinin işe iade yönündeki başvurusunun samimi olması şarttır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyetinde olmadığı, başka bir iş yerinde çalıştığı veya işverenin davetine rağmen işe gitmediği durumlarda başvurunun samimi olduğundan söz edilemez.” – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Yerleşik İçtihadı

Sıkça Sorulan Sorular

İşe iade davası kazanan işçi kaç gün içinde başvuru yapmalıdır?

İşçi, mahkeme veya özel arabuluculuk kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde işverene bizzat veya noter aracılığıyla yazılı olarak başvurarak işe başlamak istediğini bildirmek zorundadır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.

İşveren işçinin başvurusuna rağmen işe başlatmazsa hangi ödemeleri yapmak zorundadır?

İşveren, geçerli bir neden gösteremez veya işçiyi işe başlatmazsa, işçiye en az dört aya ve en çok sekiz aya kadar kademeli olarak belirlenen boşta kalan süre ücreti ile birlikte işe başlatmama tazminatı ödemekle yükümlü hale gelir.

Başvurunun samimi olup olmadığını kim ve nasıl tespiti yapar?

Başvurunun samimi olup olmadığı, işverenin işçiyi işe davet etmesi sonrasında işçinin tutumu, başka bir yerde sigortalı çalışıp çalışmadığı ve ileri sürdüğü şartlar değerlendirilerek uyuşmazlık halinde yargı mercileri (İş Mahkemeleri) tarafından tespit edilir.


İletişim Bilgileri:

  • Telefon: 0532 167 09 13

Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Kaynaklar:

  • 4857 sayılı İş Kanunu
  • Türk Medeni Kanunu
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararları

Yorumlar

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.

Hemen Ara