İş ilişkilerinde işverenlerin işçilerinin mesleki yeterliliklerini artırmak veya yasal zorunlulukları yerine getirmek amacıyla onları çeşitli eğitimlere göndermesi oldukça yaygın bir uygulamadır. Ancak bu eğitimlerin maliyetinin işçinin ücretinden kesilmesi veya işçiden tahsil edilmeye çalışılması, işçi ve işveren arasında sıklıkla ciddi uyuşmazlıklara neden olmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde, her eğitimin niteliği ve işçiye sağladığı kazanımlar farklı değerlendirildiğinden, masrafların işçiye yüklenip yüklenemeyeceği hususu titizlikle incelenmelidir.

11 yıllık mesleki tecrübemiz ve Gaziantep Adliyesi sınırlarında yürüttüğümüz İş Hukuku çalışmaları ile gözlemlediğimiz üzere, işverenlerin mesleki eğitim maliyetlerini doğrudan işçilerin maaşından kesmesi ya da işten ayrılma durumunda icra takibine konu etmesi sıkça hak kayıplarına yol açmaktadır. İşçinin bu süreçteki haklarını bilmesi ve yasal prosedürleri doğru yönetmesi büyük önem taşımaktadır. İş hukukunda temel kural, işçiyi koruma ilkesi olup, işverenin yönetim hakkının sınırları kanunlarla ve Yargıtay kararlarıyla net bir şekilde çizilmiştir.
Zorunlu Eğitim ve Eğitim Masraflarının İşçiden Kesilmesinin Yasal Boyutu
İş Kanunu hükümleri uyarınca işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak, işin gereği olarak mesleki eğitim vermek ve işçinin mesleki uyumunu temin etmekle yükümlüdür. Bu kapsamda verilen eğitimlerin masraflarının işçiye rücu edilmesi (yansıtılması) kural olarak hukuka aykırıdır. Ancak burada eğitimin mahiyeti belirleyici temel kriterdir.
- Yasal veya işin doğası gereği zorunlu olan eğitimlerin maliyeti tamamen işverene aittir. İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) eğitimleri, sertifikaları veya işin yapılabilmesi için şart olan temel mesleki yeterlilik belgeleri bu kapsamdadır.
- İşverenin kendi ticari faaliyeti, üretim kalitesi veya organizasyonel zorunlulukları nedeniyle aldırdığı eğitim masrafları işçiden kesilemez; bu tür kesintiler ücret kesme cezası kapsamında değerlendirilemez ve hukuki dayanak yoksunudur.
- İşçinin kişisel gelişimine katkı sağlayan, başka iş yerlerinde de rahatlıkla kullanabileceği nitelikteki özel ve pahalı eğitimlerde ise, taraflar arasında yazılı bir eğitim sözleşmesi veya taahhütname bulunması şartı aranır.
- 4857 sayılı İş Kanunu’nun 62. maddesi gereğince, işverenin işçiye sağladığı para veya para ile ölçülebilen menfaatler karşılığında haksız kesinti yapması yasaklanmıştır. Ücretten hukuka aykırı kesinti yapılması, işçiye haklı nedenle fesih imkânı tanır.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, işverenin yönetsel ve ekonomik riskleri işçiye devretmesi maddedeki koruyucu amaca açıkça aykırıdır.
İşverenin İşçinin Gerçek Ücretini SGK’ya Daha Düşük Bildirmesi Haklı Fesih Sebebi Olur mu? Yargıtay’ın Güncel Yaklaşımı yazımızı okumak için
“İşverenin işyerinin güvenliği, üretimin standardizasyonu veya yasal zorunluluklar gereği aldırdığı eğitimlerin bedelinin işçiden tahsil edileceğine dair sözleşme hükümleri geçersizdir. İşçi, işverenin talimatı ile katıldığı zorunlu eğitimler nedeniyle borçlandırılamaz.”
Gaziantep’te Fabrika İşçisinin Eğitim Masrafı Uyuşmazlığı
Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde bir tekstil fabrikasında dokuma operatörü olarak çalışan müvekkil Ahmet Bey, işverenin talebiyle zorunlu bir teknik revizyon ve yeni nesil makine kullanımı eğitimine katılmıştır. Eğitim, mesai saatleri içinde ve tamamen iş yerinin üretim verimliliğini artırmak amacıyla düzenlenmiştir. Birkaç ay sonra iş akdini haklı sebeplerle fesheden Ahmet Bey’in kıdem tazminatı ödenirken, bu eğitimin maliyeti olduğu iddia edilen tutar kıdem ve ihbar alacaklarından tek taraflı olarak mahsup edilmiştir.
Ofisimiz tarafından Gaziantep İş Mahkemeleri nezdinde açılan alacak davasında, söz konusu eğitimin işçinin kişisel talebiyle değil, tamamen fabrikanın üretim kapasitesini artırmak ve yasal uyumluluğu sağlamak amacıyla işveren tarafından zorunlu kılınan bir iç süreç olduğu kanıtlanmıştır. Mahkeme, Yargıtay içtihatları doğrultusunda işverenin bu kesintiyi yapamayacağına hükmetmiş ve kesilen bedelin yasal faiziyle birlikte işçiye iadesine karar vermiştir. Bu karar, işverenin eğitim masraflarını işçiye yükleyemeyeceği kuralının somut bir yansımasıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
İşveren işten ayrılan işçiden verdiği eğitimin parasını alabilir mi?
Eğitim masrafının işçiden talep edilebilmesi için; eğitimin işçinin kişisel gelişimine yönelik olması, işçinin bu eğitimle başka iş yerlerinde kolayca iş bulabilmesi ve en önemlisi işe başlamadan önce bu konuda geçerli, süreli ve koşulları belirli bir “Eğitim Şartlı Borçlanma Sözleşmesi” imzalanmış olması gerekir. Yasal zorunluluk içeren eğitimlerde bu sözleşmeler geçersizdir.
İSG (İş Sağlığı ve Güvenliği) eğitim masrafı işçinin maaşından kesilebilir mi?
Kesinlikle kesilemez. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince çalışanlara verilecek eğitimlerin maliyeti kesinlikle işverene aittir; bu eğitimler için işçilerden herhangi bir ücret veya masraf talep edilemez.
İşveren zorunlu eğitim günlerinde ücret kesintisi yapabilir mi?
Hayır, yapamaz. İşçinin işverenin talimatıyla katıldığı her türlü mesleki veya zorunlu eğitim süresi çalışma süresinden sayılır. Bu süre zarfında işçinin ücretinden kesinti yapılması veya ücretsiz izin gibi gösterilmesi kanuna aykırıdır.
İletişim Bilgileri:
- Telefon: 0532 167 09 13
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4857 sayılı İş Kanunu (Madde 24, 32, 62)
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas ve Karar İçtihatları

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.