İş Sözleşmesinin Devamsızlık ve Mesai İhlali Nedeniyle Feshi: Haklı Fesih ile Geçerli Fesih Arasındaki Hukuki Farklar ve Yargıtay İçtihatları
İş hayatında sıklıkla karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, çalışanların mesai saatlerine uymaması, işe geç gelmesi veya mesai bitmeden işyerinden ayrılmasıdır. İşverenler bu durumu doğrudan sözleşmeyi sona erdirme gerekçesi olarak görebilmekte; işçiler ise tek bir geç kalma nedeniyle işsiz kalma endişesi yaşamaktadır. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin süreklilik kazanan emsal kararları incelendiğinde, her mesai ihlalinin doğrudan ve derhal tazminatsız işten çıkarma hakkı vermediği net bir şekilde görülmektedir. İşveren tarafından yapılan feshin hukuka uygun sayılabilmesi için eylemin niteliği, tekrarlanma durumu ve işyerindeki düzeni ne derece etkilediği titizlikle değerlendirilmelidir. Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu olarak, 11 yıllık mesleki tecrübe ve saha birikimimizle bu makalede mesai ihlallerinin hukuki boyutunu ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

4857 sayılı İş Kanunu sistematiğinde iş sözleşmesinin sona erdirilmesi iki temel kategoride incelenmektedir: Haklı fesih ve geçerli fesih. İşverenin haklı fesih yetkisi, kanunun 25. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin mesai saatlerine uymaması bağlamında en kritik hüküm, İş Kanunu m. 25/II-g bendidir. Bu maddeye göre, işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda toplam üç işgünü işine devam etmemesi halinde işveren sözleşmeyi derhal ve kıdem tazminatı (işçinin yıpranma payı karşılığı aldığı tazminat) ödemeksizin feshedebilir.
Buna karşılık, işçinin işe birkaç saat geç gelmesi veya işten erken ayrılması teknik olarak tam günlük bir devamsızlık sayılmaz. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, birkaç saatlik geç kalmaların birleştirilerek tam gün devamsızlık haline getirilemeyeceğini kesin bir dille belirtmektedir. Bu nedenle, işçinin alışkanlık haline getirmeden, münferit bir şekilde işe geç kalması doğrudan 25/II-g maddesi kapsamında haklı fesih nedeni oluşturmaz.
İşverenin İşçiye Ücret ve Fazla Mesai Alacaklarından Feragat Ettiğine Dair Belge İmzalatması Geçerli midir? yazımızı okumak için
Ancak geç kalma veya erken ayrılma durumunun süreklilik kazanması, yani alışkanlık haline gelmesi (mütemadi ihlal) durumunda hukuki tablo değişmektedir. İşçinin uyarılmasına, savunmasının alınmasına ve yazılı olarak ihtar edilmesine rağmen işe geç gelmeyi sürdürmesi, İş Kanunu m. 18 anlamında geçerli fesih sebebi sayılır. Geçerli fesihte işveren işçiyi derhal işten çıkaramaz; ihbar süresine uymak veya ihbar tazminatı (bildirim süresine uyulmaksızın yapılan fesihte ödenen tazminat) ile kıdem tazminatı haklarını ödemek zorundadır. Ayrıca iş güvencesi kapsamında olan (30 veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde en az 6 aylık kıdemi bulunan) işçilerin geçerli fesihte işe iade davası (haksız çıkarılan işçinin işine dönmesini sağlayan dava) açma hakkı saklıdır.
İşverenin fesih yetkisini kullanırken uymak zorunda olduğu en temel ilke feshin son çare olması ilkesi (ultima ratio) ve ölçülülüktür. Bir işçinin uzun yıllar sorunsuz çalıştıktan sonra geçerli bir mazereti olmadan birkaç defa 15-20 dakika geç gelmesi durumunda, doğrudan iş akdinin feshedilmesi ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturur. İşverenin fesih yoluna gitmeden önce uygulayacağı süreç şu adımlardan oluşmalıdır:
- İşçiden geç kaldığı gün ve saatler net bir şekilde belirtilerek yazılı savunma talep edilmelidir.
- İşçinin sunduğu mazeretin (hastalık, trafik kazası, beklenmeyen ulaşım aksamaları vb.) haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır.
- Mazeret yetersiz veya geç kalma alışkanlık halini almışsa, işçiye eyleminin devamı halinde iş akdinin feshedileceği yazılı ihtarname ile bildirilmelidir.
- İhtara rağmen ihlaller devam ederse, amaca uygun ve ölçülü bir yaptırım olarak geçerli fesih prosedürü işletilmelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik kararlarına göre: “İşçinin işe geç gelmesi veya erken ayrılması tek başına İş Kanunu m. 25/II kapsamında haklı fesih sebebi oluşturmaz. Bu durumun süreklilik arz etmesi ve işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde feshin son çare olması ilkesi gözetilerek geçerli fesih gündeme gelebilir. Birkaç saatlik geç kalmalar birleştirilerek tam gün devamsızlık sayılamaz.”
Geç kalmanın ya da erken ayrılmanın istisnai durumlarda haklı fesih boyutuna ulaşması da mümkündür. Eğer işçinin geç kalması veya işyerini izinsiz terk etmesi, işvereni, diğer çalışanları veya üçüncü kişileri doğrudan hayati bir tehlikeye sokmuşsa ya da telafisi imkansız büyük bir zarara uğratmışsa, eylem İş Kanunu m. 25/II-e (doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar) veya 25/II-h (görevini hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etme) maddeleri uyarınca değerlendirilebilir. Örneğin; bir vardiyalı üretim tesisinde nöbeti teslim alacak olan güvenlik görevlisinin veya acil müdahale personelinin haber vermeksizin işe gelmemesi ya da erken çıkması, işyerinin emniyetini riske atacağı için haklı fesih konusu edilebilir.
Gaziantep Adliyesi ve bölgesel iş mahkemeleri nezdinde görülen uyuşmazlıklarda, işverenlerin en çok yaptığı usul hatası, işçinin savunmasını almadan veya soyut iddialarla fesih bildirimi düzenlemesidir. Zorunlu arabuluculuk aşamasında tarafların uzlaşamaması halinde açılan davalarda, işverenin işçiye uyguladığı giriş-çıkış takip sistemleri (PDKS kayıtları, kart basma verileri, kamera kayıtları) ve imzalı tutanaklar delil niteliği taşır. Ancak usulüne uygun tutulmayan, işçinin imzadan imtina ettiği durumlarda tanıkla doğrulanmayan tutanaklar mahkemelerce temkinle karşılanmaktadır. İşçi yönünden ise, geç kalmanın meşru bir mazerete dayandığını gösteren doktor raporu, toplu taşıma aksama belgesi veya trafik kaza tutanağı gibi belgeler feshin haksızlığını kanıtlamada kritik rol oynar.
Süreklilik Gösteren Geç Kalma Nedeniyle Yapılan Feshin Hukuki Değerlendirmesi
Olayın Özeti: Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir dokuma fabrikasında 4 yıldır iplik makinesi operatörü olarak çalışan işçi (A), son 3 ay içerisinde haftada en az 2-3 gün olmak üzere işyerine 30 ila 45 dakika arasında geç gelmeyi alışkanlık haline getirmiştir. İşveren, vardiya amirinin tuttuğu tutanaklara dayanarak işçiye iki kez yazılı ihtar çekmiş ve yazılı savunmasını talep etmiştir. İşçi (A), savunmasında servis rotasının evine uzak olduğunu ve kişisel uykusuzluk sorunları yaşadığını beyan etmiştir. İhtarlara rağmen geç kalmaların devam etmesi üzerine işveren, işçinin sözleşmesini İş Kanunu m. 25/II-g uyarınca haklı nedenle, tazminatsız olarak feshetmiştir. İşçi (A), feshin haksız olduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle dava açmıştır.
Hukuki İnceleme ve Mütalaa:
- Devamsızlığın Niteliği: İşçi (A)’nın eylemi tam gün devamsızlık olmayıp gün içi geç kalmadır. Yargıtay içtihatları doğrultusunda, saatlik geç kalmalar toplanarak İş Kanunu m. 25/II-g maddesindeki gün bazlı devamsızlık sayılarına dönüştürülemez. Bu nedenle işverenin doğrudan 25. maddeye dayanarak tazminatsız fesih yapması hukuken geçersizdir.
- Geçerli Fesih Şartları: İşçinin eylemi bir alışkanlık (mütemadi ihlal) halini almış, işverence yazılı ihtar yapılmış ve savunma alınmıştır. Fesih, işyerindeki üretim akışını olumsuz etkilediği için feshin son çare olması ilkesine uygundur. Ancak bu durum haklı fesih değil, İş Kanunu m. 18 uyarınca geçerli fesih oluşturur.
- Sonuç: Mahkeme, işverenin haklı fesih iddiasını reddetmiş; ancak işyerinde haklı bir çalışma düzeni bozumu olduğu için feshin “geçerli nedene” dayandığına karar vermiştir. Sonuç olarak işçi (A)’nın işe iade talebi reddedilmiş, fakat hak kazandığı kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının işveren tarafından ödenmesine karar verilmiştir. Bu vaka, haklı fesih ile geçerli fesih arasındaki çizginin doğru çekilmesinin ne kadar hayati olduğunu göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. İşe 10-15 dakika geç kalan işçi hemen işten çıkarılabilir mi?
Hayır. İşçinin tek bir defa veya istisnai olarak birkaç dakika geç kalması derhal işten çıkarma hakkı vermez. İşverenin öncelikle işçiden yazılı savunma alması ve uyarabileceği mekanizmaları işletmesi gerekir. Aksi halde yapılan fesih haksız sayılır.
2. Geç kaldığım için işveren maaşımdan kesinti yapabilir mi?
İş Kanunu m. 38 uyarınca işveren, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinde açıkça belirtilmedikçe keyfi olarak ücret kesme cezası uygulayamaz. Şartlar oluşmuşsa dahi kesilen ceza paraları iki günlük kazançtan fazla olamaz ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hesabına yatırılmak zorundadır. İşçinin çalışmadığı sürenin (örneğin 1 saatin) karşılığı orantılı olarak ücretten düşülebilir ancak bu durum bir ceza kesintisi değil, çalışılmayan sürenin ödenmemesidir.
3. Trafik yoğunluğu veya olumsuz hava koşulları nedeniyle geç kalmak fesih sebebi midir?
Genel ve öngörülemeyen trafik kazaları, doğal afetler veya toplu taşıma hatlarındaki büyük arızalar mücbir sebep veya haklı mazeret kapsamındadır. İşçinin bu durumları belgelemesi halinde geç kalması kusur olarak değerlendirilemez ve fesih gerekçesi yapılamaz.
4. İşe geç kaldığım için işten çıkarıldım, haklarımı almak için ne yapmalıyım?
İş akdiniz feshedildiğinde, feshin tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde arabuluculuk başvurusunda bulunmanız gerekmektedir. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde iş mahkemesinde kıdem ve ihbar tazminatı veya işe iade davası açabilirsiniz.
İletişim Bilgileri:
Avukat Abdulkadir Akıllar Hukuk Bürosu
Telefon: 0532 167 09 13
Yasal Uyarı:
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İş hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.
Kaynaklar:
- 4857 Sayılı İş Kanunu
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal Kararları
- İş Kanunu Şerhi ve Yargıtay Uygulamaları

Aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Yorum yapmaktan çekinmeyin.