Etiket: idare hukuku

  • İdare Hukuku Avukatı’nın Görevleri ve İşleyişi: Vatandaşları İdari İşlemlere Karşı Koruma

    İdare Hukuku Avukatı’nın Görevleri ve İşleyişi: Vatandaşları İdari İşlemlere Karşı Koruma

    İdare Hukuku Avukatının Görevleri ve İşleyişi: Vatandaşları İdari İşlemlere Karşı Koruma başlıklı makalede, İdare Hukuku’nun tanımı, İdare Hukuku Avukatının görevleri, İdari İşlemlerin İncelenmesi, İdari Dava ve Danıştay Başvuruları, Kamu İhale Hukuku Danışmanlığı gibi önemli konular ele alınmıştır. Ayrıca, İdare Hukuku Avukatının sahip olması gereken yetkinlikler, hukuki bilgi ve deneyim, kamu ihalelerine hakimiyet, müvekkillerine danışmanlık yeteneği, İdare Mahkemelerinde temsil ve kamu kurumlarıyla iletişim gibi konular da detaylıca incelenmiştir. Bu makale, İdare Hukuku Avukatının topluma sağladığı katkıların vurgulandığı önemli bir kaynaktır.

    İdare Hukuku Avukatı

    İdare Hukuku Avukatının Önemi

    İdare Hukuku Avukatı, hukukun önemli bir dalı olan İdare Hukuku’nda uzmanlaşmış profesyonellerdir ve hukuk sistemlerinin temel taşlarından birini oluştururlar. İdare Hukuku, devletin ve kamu idarelerinin faaliyetlerini düzenleyen, vatandaşların haklarını ve çıkarlarını koruyan bir alandır. Bu nedenle, İdare Hukuku Avukatlarının rolü son derece kritik ve önemlidir.

    İşte İdare Hukuku Avukatının önemini vurgulayan bazı anahtar noktalar:

    1. Hukuki Koruma Sağlama: İdare Hukuku Avukatı, bireylerin veya kuruluşların kamu idarelerinin keyfi veya haksız eylemlerine karşı hukuki koruma sağlarlar. Bu, vatandaşların haklarını savunmalarını ve adalet arayışlarını destekler.
    2. Hukukun Üstünlüğünü Koruma: İdare Hukuku Avukatı, hukukun üstünlüğünün korunmasına katkıda bulunurlar. Kamu idarelerinin yasalara ve yönetmeliklere uymalarını sağlayarak toplumun düzenini ve güvenini sürdürürler.
    3. Hakların ve Özgürlüklerin Savunucusu: İdare Hukuku Avukatı, bireylerin temel haklarını ve özgürlüklerini koruma görevini üstlenirler. Bu, kişisel özgürlüklerin ve demokratik değerlerin güvence altına alınmasına yardımcı olur.
    4. Kamu İhalelerinde Rehberlik: İdare Hukuku Avukatı, kamu ihaleleri ve sözleşmeleri konusunda müvekkillerine rehberlik ederler. Bu, iş dünyasının ve kamu kaynaklarının etkili bir şekilde yönetilmesine katkı sağlar.
    5. Hukuki Danışmanlık: İdare Hukuku Avukatı, kamu idareleri ve kuruluşlarına hukuki danışmanlık sunarlar. Bu, kamu politikalarının ve kararlarının hukuka uygunluğunun sağlanmasına yardımcı olur.

    İdare Hukuku Avukatının bu önemli rolü, hukukun işleyişinde kritik bir köprü olmalarını sağlar. Toplumun hukuki bilincinin gelişmesine, yasaların adil bir şekilde uygulanmasına ve kamu hizmetlerinin vatandaşların çıkarlarına uygun olarak yürütülmesine katkıda bulunurlar. Bu nedenle, İdare Hukuku Avukatının varlığı ve uzmanlığı hukuk sistemimiz için ayrılmaz bir parçadır.

    İdare Hukuku Nedir?

    İdare Hukuku, devletin ve kamu idarelerinin faaliyetlerini düzenleyen, kamu hizmetlerini yürüten kurumların yetkilerini ve sorumluluklarını belirleyen bir hukuk dalıdır. Temel olarak, devletin vatandaşlara ve diğer hukuki varlıklara karşı nasıl davranması gerektiğini düzenleyen bir hukuk dalı olarak özetlenebilir. İşte İdare Hukuku’nun ana konuları ve bileşenleri:

    1. İdari İşlemler: İdare Hukuku, kamu idarelerinin gerçekleştirdiği idari işlemleri inceler. İdari işlemler, kamu yönetiminin vatandaşlarla etkileşimini düzenler ve bu işlemlerin hukuka uygunluğunu denetler.
    2. Kamu Hizmetleri: İdare Hukuku, kamu hizmetlerinin sunumu ve yönetimi ile ilgilenir. Kamu hizmetlerinin adil, etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla bu alanda düzenlemeler yapar.
    3. İdari Sözleşmeler: Kamu idareleri ile özel kişiler veya kurumlar arasındaki sözleşmeleri ele alır. İdari sözleşmelerin koşullarını belirler ve bu sözleşmelerin hukuka uygunluğunu denetler.
    4. Kamu İhale Hukuku: Kamu idarelerinin mal ve hizmet satın alımı için uyguladığı ihale süreçlerini düzenler. Kamu ihalelerinin adil, rekabetçi ve şeffaf bir şekilde yapılmasını sağlar.
    5. İdari Yargı: İdare Hukuku, idari mahkemelerin işleyişini ve bu mahkemelerin verdiği kararları kapsar. Vatandaşların kamu idarelerine karşı hukuki itirazlarını ele alır.
    6. Kamu Personeli Hukuku: Kamu idarelerinde çalışan personelin hakları, görevleri ve sorumlulukları ile ilgili düzenlemeleri içerir. Kamu personelinin statüsünü ve işleyişini belirler.
    7. Kamu Hukuku Kuralları: İdare Hukuku, kamu idarelerinin işleyişini düzenleyen hukuki kuralları içerir. Bu kurallar, kamu idarelerinin hukuka uygunluğunu ve yasalara riayetini sağlamak amacıyla oluşturulur.

    İdare Hukuku, toplumun kamu idareleri ile olan ilişkilerini düzenleyerek, hukukun üstünlüğünü koruma ve vatandaşların haklarını savunma görevini üstlenir. Bu nedenle, İdare Hukuku, devletin işleyişinin adil, şeffaf ve hukuka uygun bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan önemli bir hukuk dalıdır.

    İdare Hukuku Avukatının Görevleri

    İdare Hukuku Avukatı, İdare Hukuku alanında uzmanlaşmış hukuk profesyonelleridir ve çeşitli görevler üstlenirler. Bu görevler, kamu idarelerinin hukuka uygunluğunu sağlama, müvekkillerini koruma ve hukuki çözümler sunma amacını taşır. İşte İdare Hukuku Avukatının temel görevleri:

    1. Müvekkillerini Temsil Etme: İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerini kamu idareleri ile olan hukuki ilişkilerinde temsil ederler. Müvekkillerinin haklarını savunur ve onları hukuki süreçlerde temsil eder.
    2. İdari İşlemleri İnceleme: İdare Hukuku Avukatı, kamu idarelerinin gerçekleştirdiği idari işlemleri inceleyerek bu işlemlerin hukuka uygunluğunu değerlendirirler. Eğer bir işlem hukuka aykırı ise, müvekkilin haklarını korumak adına yasal itirazlarda bulunurlar.
    3. İdari Dava ve Danıştay Başvuruları: İdare Hukuku Avukatı, müvekkilleri adına idari mahkemelere başvurular yaparlar. Ayrıca, Danıştay gibi yüksek idari mahkemelerde dava açma süreçlerini yönetirler.
    4. Kamu İhale Hukuku Danışmanlığı: İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerine kamu ihaleleri ve sözleşmeleri konusunda danışmanlık yaparlar. Kamu idarelerine ihale süreçlerinde rehberlik ederler ve ihale süreçlerinin hukuka uygunluğunu denetlerler.
    5. Hukuki Danışmanlık: İdare Hukuku Avukatı, kamu idareleri ve kurumlarına hukuki danışmanlık sağlarlar. Kamu politikalarının hukuka uygunluğunu değerlendirir ve idari kararların yasalara uygun olduğunu teyit ederler.
    6. İdari İşlemlere Karşı İtirazlar: İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerinin kamu idarelerinin idari işlemlerine karşı hukuki itirazlarda bulunur. Bu itirazlar, idari mahkemelerde veya ilgili yargı mercilerinde ele alınır.
    7. Hukuki Araştırma ve Analiz: İdare Hukuku Avukatı, güncel hukuki meseleleri araştırır ve analiz ederler. Müvekkillerine hukuki çözümler sunmak için mevzuatı ve mahkeme kararlarını inceleyerek stratejiler geliştirirler.
    8. Müvekkillerine Eğitim: İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerine İdare Hukuku alanında eğitim verirler. Bu, müvekkillerin hukuki bilincini artırarak daha iyi kararlar almalarına yardımcı olur.

    İdare Hukuku Avukatının görevleri, kamu idarelerinin hukuka uygunluğunu sağlama, müvekkillerini koruma ve hukuki çözümler sunma amacını taşır. Bu uzmanlar, toplumun hukuki bilincinin gelişmesine ve hukukun üstünlüğünün korunmasına önemli katkılarda bulunurlar.

    İdari İşlemlerin İncelenmesi

    İdare Hukuku Avukatlarının önemli görevlerinden biri, kamu idarelerinin gerçekleştirdiği idari işlemleri incelemektir. İdari işlemlerin incelenmesi, hukuka uygunluk, adillik ve makuliyet açısından değerlendirilmesini içerir. İşte bu süreçte İdare Hukuku Avukatının yapacakları adımlar:

    1. İdari İşlemi Belirleme: İlk adım, incelenecek olan idari işlemin net bir şekilde belirlenmesidir. Bu, müvekkil veya hukuki danışan tarafından kararlaştırılır veya avukatın müvekkili için tespit edilir.
    2. İdari İşlemin İncelenmesi: İdare Hukuku Avukatı, belirlenen idari işlemi ayrıntılı bir şekilde inceler. Bu inceleme, idari işlemin içeriğini, sürecini, gerekçelerini ve uygulanabilirliğini kapsar.
    3. Hukuka Uygunluk Kontrolü: İdare Hukuku Avukatı, incelenen idari işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirir. Bu, işlemin yasal bir dayanağının olup olmadığını, ilgili mevzuata uygun olup olmadığını ve temel hak ve özgürlüklere aykırı olup olmadığını içerir.
    4. Adillik ve Makuliyet Değerlendirmesi: İdare Hukuku Avukatı, idari işlemin adil ve makul bir şekilde yapılıp yapılmadığını değerlendirir. Bu, işlemin kişilere eşit muamele yapılıp yapılmadığını ve idare tarafından makul bir nedenle alındığını inceleme içerir.
    5. İtiraz İncelemesi: Eğer incelenen idari işlem hukuka aykırı veya adaletsiz bulunursa, İdare Hukuku Avukatı itiraz sürecini yönetir. Bu, ilgili yargı mercilerine başvuruların hazırlanması ve takip edilmesini içerir.
    6. Hukuki Değişiklik Önerileri: İdare Hukuku Avukatı, müvekkiline veya danışanına işlemin düzeltilmesi veya iptal edilmesi için hukuki öneriler sunar. Bu, idareye başvurularak işlemin revize edilmesi veya iptal edilmesi amacını taşır.
    7. Dava Hazırlığı: Eğer idari işlemle ilgili hukuki çözüm sağlanamazsa, İdare Hukuku Avukatı dava açma hazırlıklarına başlar. Bu, dava dilekçelerinin hazırlanması, delil toplanması ve mahkeme sürecinin yönetilmesini içerir.
    8. Müvekkil Bilgilendirme: İdare Hukuku Avukatı, müvekkiline veya danışanına inceleme sürecinin ilerleyişi hakkında düzenli olarak bilgi verir ve hukuki seçenekleri açıklar.

    İdari işlemlerin incelenmesi, İdare Hukuku Avukatının müvekkillerinin veya danışanlarının haklarını korumalarına yardımcı olan kritik bir görevdir. Bu süreç, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına ve kamu idarelerinin hukuka uygun hareket etmelerinin teşvik edilmesine katkı sağlar.

    İdari Dava ve Danıştay Başvuruları

    İdare Hukuku Avukatının önemli görevlerinden biri, müvekkillerinin veya danışanlarının hukuki çıkarlarını korumak için idari dava başvurularını yönetmek ve gerekli hukuki süreçleri izlemektir. Ayrıca, özellikle idari mahkemelerdeki dava süreçlerinin sonunda Danıştay’a başvuru yapma hakkı da vardır. İşte İdari Dava ve Danıştay Başvurularını yönetmek için izlenen temel adımlar:

    1. Müvekkil Raporu ve İnceleme: İdare Hukuku Avukatı, müvekkili veya danışanı ile bir araya gelir ve idari işleme karşı yapılacak dava veya Danıştay başvurusu için gerekli bilgileri toplar. Bu, idari işlemin ayrıntıları, tarihler, belgeler ve ilgili kanıtların sunumu gibi detayları içerir.
    2. Hukuki Danışmanlık: Avukat, müvekkiline veya danışanına hukuki danışmanlık sağlar ve mevcut durumu değerlendirir. İdari işlemin hukuka uygunluk derecesini inceler ve müvekkilin haklarına yönelik olası ihlalleri değerlendirir.
    3. İdari Başvuru Hazırlığı: İdare Hukuku Avukatı, idari dava başvurusunu hazırlar. Bu, başvuru dilekçesinin yazılması, gerekli belgelerin eklenmesi ve gerektiğinde tanık veya uzman görüşlerinin sunulması sürecini içerir.
    4. İdari Mahkeme Başvurusu: Avukat, hazırlanan başvuru dosyasını ilgili idari mahkemeye sunar. İdari mahkeme, başvuruyu inceler, tarafların savunmalarını alır ve kararını verir.
    5. Kararın İncelenmesi: Eğer müvekkil veya danışan idari mahkeme kararından memnun değilse ve hukuki sebepler varsa, İdare Hukuku Avukatı temyiz başvurusu yapar. Bu, Danıştay’a başvuruyu içerir.
    6. Danıştay Başvurusu: İdare Hukuku Avukatı, Danıştay’a temyiz başvurusu için gerekli evrakları hazırlar ve başvuruyu yapar. Danıştay, idari mahkeme kararlarını inceleyerek yasal uygunluğunu değerlendirir.
    7. Mahkeme Sürecinin Takibi: Danıştay başvurusu kabul edilirse, İdare Hukuku Avukatı müvekkilini veya danışanını Danıştay’da temsil eder ve mahkeme sürecini yönetir.
    8. Sonuç Bildirimi: İdare Hukuku Avukatı, müvekkiline veya danışanına idari dava veya Danıştay başvurusunun sonucunu bildirir. Bu, müvekkilin haklarının nasıl korunduğunu veya sonuçların ne olduğunu içerir.

    İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerinin veya danışanlarının idari işlemlere karşı hukuki koruma sağlamak için bu adımları takip ederler. Bu süreçler, hukukun üstünlüğünün korunmasına ve kamu idarelerinin hukuka uygunluğunun denetlenmesine katkı sağlar.

    Kamu İhale Hukuku Danışmanlığı

    Kamu İhale Hukuku Avukatının görevi, kamu idarelerinin mal ve hizmet alımları ile ilgili olarak kamu ihalelerinin yasalara ve yönetmeliklere uygun bir şekilde yapılmasını sağlamaktır. Kamu ihaleleri, genellikle büyük bütçeli projeleri ve mal alımlarını içerir ve bu nedenle hukuki denetim gerekliliği ortaya çıkarır. İşte Kamu İhale Hukuku Danışmanlarının görevleri:

    1. Kamu İhale Süreci Danışmanlığı: Kamu İhale Hukuku Avukatı, müvekkillerine veya danışanlarına kamu ihale süreçlerinde rehberlik ederler. Bu, ihale ilanının hazırlanmasından, tekliflerin değerlendirilmesine ve sözleşme sürecine kadar olan her aşamada hukuki danışmanlık içerir.
    2. İhale Dokümantasyonu İncelenmesi: Avukatlar, müvekkillerinin ihale dokümanlarını inceleyerek bu dokümanların yasalara ve mevzuata uygunluğunu değerlendirirler. Bu aşama, ihale şartnamesi, sözleşme taslağı ve diğer belgeleri içerir.
    3. Rekabet ve Eşit Muamele Kontrolü: Kamu İhale Hukuku Avukatı, ihale sürecinin rekabetçi ve şeffaf bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla katılımcılara eşit muamele yapılıp yapılmadığını denetlerler.
    4. İtirazların İncelenmesi: Eğer bir ihale süreciyle ilgili olarak hukuka aykırılık veya adaletsizlik iddiaları ortaya çıkarsa, avukatlar bu itirazları inceler ve müvekkillerinin hukuki haklarını koruma amacıyla gerektiğinde itiraz süreçlerini yönetirler.
    5. Sözleşme Hazırlığı ve Değişiklikleri: Kamu İhale Hukuku Avukatı, kazanılan ihale sonucunda sözleşmenin hazırlanması aşamasında müvekkillerine yardımcı olurlar. Ayrıca, sözleşme değişiklikleri veya ihale sözleşmesinin sonlandırılması gibi konularda hukuki danışmanlık sağlarlar.
    6. Hukuki Sorunların Çözümü: Kamu İhale Hukuku Avukatı, ihale süreci veya sözleşme uygulaması sırasında ortaya çıkan hukuki sorunların çözümünde müvekkillerine rehberlik ederler. Bu, dava açma veya alternatif çözüm yolları üzerinde çalışmayı içerebilir.
    7. İhale İptali ve Yeniden İhale: Eğer bir kamu ihalesi yasalara aykırı bulunursa, avukatlar müvekkillerine ihale iptali veya yeniden ihale sürecine yönelik olarak hukuki yol haritası sunarlar.

    Kamu İhale Hukuku Danışmanları, kamu idarelerinin ve özel sektör temsilcilerinin karmaşık kamu ihale süreçlerini anlamalarına yardımcı olur. Bu, adil rekabetin teşvik edilmesi, kamu kaynaklarının etkili kullanımının sağlanması ve hukuka uygunluğun korunmasına katkı sağlar.

    İdare Hukuku Avukatının Yetkinlikleri

    İdare Hukuku Avukatı, karmaşık hukuki meseleleri çözme yetenekleriyle tanınır ve müvekkillerinin haklarını ve çıkarlarını korumak için geniş bir yelpazedeki yetkinliklere sahiptirler. İşte İdare Hukuku Avukatlarının sahip olması gereken temel yetkinlikler:

    1. Hukuki Bilgi ve Uzmanlık: İdare Hukuku Avukatı, İdare Hukuku alanında derinlemesine bilgi ve uzmanlık sahibi olurlar. Kamu idarelerinin işleyişini, mevzuatını ve mahkeme kararlarını iyi anlamaları gerekir.
    2. Araştırma Becerileri: Bu avukatlar, karmaşık hukuki konuları araştırma ve inceleme yeteneklerine sahiptirler. Yeni hukuki konuları hızla anlayabilirler ve mevcut hukuki belgelere erişim sağlayabilirler.
    3. Analitik Düşünme: İdare Hukuku Avukatı, hukuki sorunları analitik bir bakış açısıyla ele alabilirler. İdari işlemleri ve kararları detaylı bir şekilde analiz ederek hukuki sonuçlara ulaşabilirler.
    4. İletişim Becerileri: İdare Hukuku Avukatı, hem yazılı hem de sözlü iletişimde etkili olmalıdır. Müvekkil ve mahkeme ile açık ve anlaşılır bir şekilde iletişim kurma yeteneğine sahiptirler.
    5. Müzakere Yeteneği: Bu avukatlar, hukuki anlaşmazlıkları müzakere yoluyla çözebilirler. Müvekkilleri için en iyi çözümü bulmak için müzakereleri yönlendirebilirler.
    6. Dava Hazırlığı: İdare Hukuku Avukatı, dava hazırlığı konusunda yeteneklidirler. Bu, dava dilekçelerinin yazılması, delil toplanması ve mahkeme süreçlerinin yönetilmesini içerir.
    7. Kamu İhale Bilgisi: Kamu İhale Hukuku konusundaki bilgi ve deneyimleri, müvekkilere kamu ihalelerinde rehberlik edebilmeleri için önemlidir. İhale süreçlerini anlama ve yönetme yetenekleri bulunur.
    8. Hukukun Üstünlüğüne İnanç: İdare Hukuku Avukatı, hukukun üstünlüğüne olan inançlarıyla tanınır. Adaletin ve hukukun herkes için geçerli olduğuna olan güçlü inançları vardır.
    9. Müvekkillerine Danışmanlık Yeteneği: Bu avukatlar, müvekkillerine hukuki danışmanlık sağlama yeteneğine sahiptirler. Müvekkillerinin hukuki sorunlarını anlarlar ve uygun çözümler sunarlar.
    10. Zaman Yönetimi: İdare Hukuku Avukatı, çeşitli görevleri ve dava süreçlerini etkili bir şekilde yönetebilmelidirler. Bu, dava süreçlerinin ve müvekkillerin ihtiyaçlarının zamanında karşılanmasını sağlar.

    İdare Hukuku Avukatının bu yetkinliklere sahip olmaları, müvekkillerinin haklarını korumak ve hukukun üstünlüğünü savunmak için gereklidir. Bu yetenekler, karmaşık hukuki meselelerle başa çıkmalarına ve müvekkillerine etkili hukuki temsil sağlamalarına yardımcı olur.

    Hukuki Bilgi ve Deneyim

    1. Yönetmelik ve İçtihat Bilgisi: İdare Hukuku Avukatı, kamu idarelerinin işleyişini düzenleyen yönetmelikleri ve ilgili içtihatları çok iyi anlamalıdır. Bu, idari işlemleri ve kararları yorumlamalarına yardımcı olur.
    2. İdari İşlemler ve Prosedürler: İdare Hukuku, özel bir idari işlem ve prosedürler koleksiyonunu içerir. Bu işlemleri ve prosedürleri bilmek, müvekkillerinize doğru hukuki danışmanlık sağlamanıza yardımcı olur.
    3. Kamu İhale Hukuku Bilgisi: İdare Hukuku Avukatı, kamu ihalelerinin hukuki yönlerini anlamalıdır. Kamu ihalelerinin nasıl düzenlendiği, teklif süreçleri ve ihale dokümantasyonu hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir.
    4. İdari Mahkemelerin İşleyişi: İdare Hukuku Avukatı, idari mahkemelerin işleyişini bilmelidir. İdari davaların nasıl açıldığı, dosyaların nasıl hazırlandığı ve idari mahkeme kararlarının nasıl temyiz edileceği gibi konuları anlamak önemlidir.
    5. İdari Dava Deneyimi: İdare Hukuku Avukatı, idari davalara ilişkin deneyim sahibi olmalıdır. İdari davaların nasıl yönetileceğini, başvuruların nasıl yapılacağını ve mahkeme süreçlerini iyi bilmelidirler.
    6. Hukuki Araştırma Yetenekleri: İdare Hukuku Avukatı, idari işlemler veya dava konuları hakkında hızlı ve etkili bir şekilde hukuki araştırma yapabilme yeteneğine sahip olmalıdır. Mevzuatı ve mahkeme kararlarını analiz ederek stratejiler geliştirebilirler.
    7. Müzakere ve Uyuşmazlık Çözümü: İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerinin çıkarlarını korumak için müzakere yeteneklerine sahip olmalıdır. Ayrıca, uyuşmazlıkları alternatif çözüm yollarıyla çözebilme yeteneği önemlidir.
    8. Güncel Kalma: İdare Hukuku alanındaki gelişmeleri takip etmek ve güncel kalmak, hukuki bilgiyi güncel tutma açısından önemlidir. Değişen mevzuat ve mahkeme kararları hakkında bilgi sahibi olmalısınız.

    İdare Hukuku Avukatının bu hukuki bilgi ve deneyime sahip olmaları, müvekkillerine etkili hukuki temsil sağlamalarını ve kamu idarelerinin hukuka uygun hareket etmelerini sağlamalarını destekler. Bu, adaletin sağlanmasına ve toplumun hukuki bilincinin artmasına katkı sağlar.

    Kamu İhalelerine Hakimiyet

    Kamu ihalelerine hakimiyet, bir İdare Hukuku Avukatı veya Kamu İhale Hukuku Danışmanı için kritik bir yetenektir. Kamu ihaleleri, genellikle büyük bütçeli projeleri ve mal/hizmet alımlarını içerir ve bu ihalelerin yasal gerekliliklere uygun bir şekilde yapılması büyük bir öneme sahiptir. İşte kamu ihalelerine hakimiyet sağlayan yetenekler:

    1. Kamu İhale Mevzuatının Bilgisi: Kamu ihalelerini düzenleyen mevzuatı (kanunlar, yönetmelikler, tüzükler) tam anlamıyla bilmek önemlidir. Mevzuatta yapılan değişiklikleri ve güncellemeleri takip etmek gereklidir.
    2. İhale Süreçlerini Anlama: Kamu ihalelerinin başından sonuna kadar olan süreçleri anlamak gerekir. Bu, ihale hazırlığı, ilanı, teklif toplama, değerlendirme, sözleşme oluşturma ve ihale sonlandırma süreçlerini içerir.
    3. İhale Dokümantasyonunu İnceleme Yeteneği: İhale dokümanlarını (şartname, sözleşme taslağı, teklif zarfları) dikkatli bir şekilde incelemek, hukuki gereksinimlere uygunluğu kontrol etmek ve eksiklikleri tespit etmek gerekir.
    4. Rekabet Kurallarını Uygulama: Kamu ihalelerinde rekabetin sağlanması ve eşit muamele gereklidir. Rekabet kurallarını uygulamak, teklif sahipleri arasında adil bir rekabet ortamı yaratmaya yardımcı olur.
    5. Teklif Hazırlama Bilgisi: İhaleye katılacak olan müvekkillere veya danışanlara teklif hazırlama konusunda rehberlik edebilmek için teklif hazırlama bilgisine sahip olmak önemlidir. Bu, uygun maliyet tahminleri yapma ve eksiksiz teklifler sunma becerilerini içerir.
    6. İhale İtirazları ve İhale Hukuku Dava Deneyimi: Kamu ihalelerinde hukuka aykırılık iddiaları durumunda, itiraz süreçlerini ve idare hukuku davalarını yönetme deneyimi gereklidir.
    7. Danışmanlık Yeteneği: Müvekkillere veya danışanlara ihale süreçleri hakkında hukuki danışmanlık sunma yeteneği önemlidir. İhaleye katılma stratejileri, ihale dokümantasyonu ve ihale sonrası süreçler hakkında bilgi vermek gereklidir.
    8. İhale İptali ve Temyiz Bilgisi: Kamu ihalelerinin hukuki süreçlerini yönlendirebilmek için ihale iptali, yeniden ihale ve temyiz konularında bilgi sahibi olmak önemlidir.

    Kamu ihalelerine hakimiyet, müvekkillerin veya danışanların çıkarlarını korumak ve kamu kaynaklarının etkili kullanımını sağlamak için gereklidir. Bu yetenekler, kamu idarelerinin hukuka uygunluğunu denetlemeye ve hukukun üstünlüğünü korumaya da katkı sağlar.

    Müvekkillerine Danışmanlık Yeteneği

    İdare Hukuku Avukatının başarılı olmalarının temel unsurlarından biri, müvekkillerine etkili danışmanlık sağlama yeteneğine sahip olmalarıdır. Bu yetenek, müvekkillere hukuki meseleleri anlama, rehberlik etme ve en iyi hukuki çözümü sunma becerisini içerir. İşte müvekkillerine danışmanlık yeteneği hakkında daha fazla bilgi:

    1. Hukuki Sorunları Anlama: İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerinin karşılaştığı hukuki sorunları tam olarak anlamalıdır. Sorunların kökenini ve potansiyel sonuçlarını değerlendirmek önemlidir.
    2. Hukuki Analiz Yeteneği: Müvekkillerin hukuki sorunlarını analiz ederek farklı seçenekleri ve sonuçları değerlendirebilirler. Bu, müvekkillerin en iyi kararı vermesine yardımcı olur.
    3. İletişim Becerileri: İdare Hukuku Avukatı, karmaşık hukuki konuları müvekkillerine açık ve anlaşılır bir şekilde iletebilmelidirler. Hukuki terimleri basitleştirme yeteneği önemlidir.
    4. Hukuki Strateji Geliştirme: Müvekkillerine, hukuki sorunlarını nasıl ele alacaklarına dair stratejiler geliştirebilirler. Bu stratejiler, hukuki işlemlerin nasıl yönetileceği veya uyuşmazlıkların nasıl çözüleceği konusunda rehberlik sağlar.
    5. Risk ve Fayda Analizi: Müvekkillerine hukuki adımların potansiyel risklerini ve faydalarını anlatma yeteneği, müvekkillerin bilinçli kararlar almasına yardımcı olur.
    6. İhtiyaçlara Özel Danışmanlık: İdare Hukuku Avukatı, müvekkillere özel ihtiyaçlarına uygun danışmanlık sunarlar. Her müvekkilin durumu farklıdır, bu nedenle hukuki çözümler kişiselleştirilmelidir.
    7. İşbirliği ve İletişim: Müvekkillerle etkili bir işbirliği ve iletişim kurma yeteneği önemlidir. Müvekkillerin endişelerini dinlemek ve onlarla işbirliği yapmak, güvenilir bir ilişki kurmayı sağlar.
    8. Hukuki Belge Hazırlığı: Müvekkillerin ihtiyaç duyduğu hukuki belgelerin (sözleşmeler, dilekçeler, anlaşmalar) hazırlanmasında becerilidirler.
    9. Sürekli Destek: Müvekkillerin hukuki meselelerini çözmek için sürekli olarak destek sağlarlar. Hukuki süreçler ilerledikçe rehberlik etmeye devam ederler.

    Müvekkillerine danışmanlık yeteneği, İdare Hukuku Avukatının müvekkillerinin hukuki ihtiyaçlarını anlamalarına ve onlara etkili bir şekilde yardımcı olmalarına yardımcı olur. Bu, müvekkillerin haklarını korumalarını ve hukuki meselelerini başarıyla çözmelerini sağlar.

    İdare Mahkemelerinde Temsil

    İdare Hukuku Avukatının önemli rollerinden biri, müvekkillerini idare mahkemelerinde temsil etmektir. İdare mahkemeleri, idari işlemler ve kamu idarelerine ilişkin uyuşmazlıkları çözmekle görevlidir ve bu mahkemelerde müvekkillerin haklarını savunmak için avukatlar gereklidir. İşte İdare Mahkemelerinde Temsil görevi hakkında daha fazla bilgi:

    1. Dava Başvurusu Hazırlığı: İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerin idari işlemlere karşı dava açma hakkını kullanmaları için gerekli başvuruları hazırlarlar. Bu başvurular, idari işlemi ve itiraz nedenlerini içerir.
    2. Dava Dilekçesi Hazırlığı: İdare Mahkemeleri’nde açılacak davalar için dilekçe hazırlamak Avukatının görevidir. Dava dilekçesi, davanın türüne ve iddia edilen hak ihlaline göre özelleştirilir.
    3. Delil Toplama: İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerin haklarını savunmak için gerekli delilleri toplarlar. Bu, belgelerin incelenmesi, tanıkların ifade alınması ve uzman görüşlerinin alınmasını içerebilir.
    4. Mahkeme İçinde Temsil: İdare Mahkemeleri’nde müvekkillerin adına mahkemede temsil ederler. Davanın her aşamasında müvekkilleri için konuşurlar, argümanlar sunarlar ve hukuki pozisyonlarını savunurlar.
    5. Mahkeme Kararlarını İnceleme: İdare Hukuku Avukatı, idare mahkemelerinin verdiği kararları incelerler. Eğer karar müvekkillerin lehine değilse, temyiz yoluna gitme veya başka hukuki adımlar atma seçeneklerini değerlendirirler.
    6. Uyuşmazlık Çözümü: İdare Mahkemeleri’nde dava açılan uyuşmazlıkları müzakere veya uzlaşma yoluyla çözmek için çalışabilirler. Bu, uzun ve maliyetli mahkeme süreçlerini önleyebilir.
    7. Hukuki Strateji Geliştirme: İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerin dava sürecini nasıl yönlendireceklerine dair hukuki stratejiler geliştirirler. Bu stratejiler, müvekkillerin hukuki hedeflerini en iyi şekilde elde etmelerine yardımcı olur.
    8. Müvekkillerin Bilgilendirilmesi: Mahkeme süreci hakkında müvekkilleri bilgilendirirler. Müvekkillere davanın ilerleyişi ve olası sonuçları hakkında net ve anlaşılır bilgi sunarlar.

    İdare Mahkemelerinde Temsil, müvekkillerin haklarını korumak ve idari işlemlere karşı hukuki yolları kullanmalarına yardımcı olmak için önemlidir. İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerin adaletin sağlanmasına yönelik haklı taleplerini mahkemede etkili bir şekilde savunurlar.

    Kamu Kurumlarıyla İletişim

    İdare Hukuku Avukatının görevlerinden biri, müvekkilleri veya danışanları adına kamu kurumlarıyla etkili iletişim kurmaktır. Bu iletişim, müvekkillerin haklarını savunmak, idari işlemleri anlamak ve hukuki süreçleri yönlendirmek için önemlidir. İşte kamu kurumlarıyla iletişimde dikkate alınması gereken bazı önemli noktalar:

    1. Resmi İletişim Kanalları: Kamu kurumlarıyla iletişim kurarken, resmi iletişim kanallarını kullanmak önemlidir. Bu, resmi mektuplar, dilekçeler veya resmi internet siteleri üzerinden iletişim sağlamayı içerebilir.
    2. Hukuki Belgelerin Hazırlanması: Kamu kurumlarına sunulacak hukuki belgelerin (başvurular, dilekçeler, itirazlar vb.) hazırlanmasında avukatlar uzmanlaşmalıdır. Bu belgeler, idari işlemlere karşı hukuki itirazları veya talepleri içerebilir.
    3. İdari İşlem ve Kararların İncelenmesi: İdare Hukuku Avukatı, kamu kurumlarının aldığı idari işlemleri ve kararları inceleyerek müvekkilleri için uygun adımları belirlerler. Kararların hukuka uygunluğunu değerlendirirler.
    4. Müzakere Yeteneği: Kamu kurumlarıyla müzakereler yoluyla uyuşmazlıkları çözmek için müvekkilleri adına görüşmeler yapabilirler. Bu, mahkeme sürecini önlemeye yardımcı olabilir.
    5. Temyiz Süreçleri: Kamu kurumlarının aldığı kararlara karşı temyiz başvurularını yönetmek Avukatının görevidir. İdare Hukuku Avukatları, mahkeme süreçlerini yönlendirir ve temyiz başvurularını hazırlarlar.
    6. İdari İtirazların Yönetimi: Kamu kurumlarına karşı yapılan idari itirazların hazırlanması ve yönetimi Avukatının sorumluluğundadır. Bu süreçte hukuki prosedürlere dikkat edilmesi önemlidir.
    7. İdari Mahkemelerde Temsil: İdare Mahkemeleri’nde müvekkilleri adına temsil ederler. Bu, dava dilekçelerinin hazırlanması, mahkeme duruşmalarında müvekkilleri temsil etmek ve mahkeme süreçlerini yönlendirmek anlamına gelir.
    8. Müvekkillerin Bilgilendirilmesi: Müvekkillerine kamu kurumlarıyla iletişim süreci hakkında düzenli olarak bilgi sunarlar. Müvekkillerin, idari işlemlerin ilerleyişi ve sonuçları hakkında net bir anlayışa sahip olmalarına yardımcı olurlar.
    9. Hukuki İtibarın Korunması: Kamu kurumlarıyla iletişim sırasında müvekkillerin hukuki itibarını korumak Avukatının önceliğidir. Müvekkilleri hukuki risklere karşı uyarmak ve haklarını savunmak için çaba gösterirler.

    İdare Hukuku Avukatı, kamu kurumlarıyla etkili iletişim kurarak müvekkillerinin haklarını savunmak ve hukuki süreçleri yönlendirmek için kritik bir rol oynarlar. Bu iletişim, adaletin sağlanmasına ve müvekkillerin hukuki ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlar.

    Hukuki Sorunların Çözümünde Katkı

    İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerinin hukuki sorunlarını çözmede önemli bir rol oynarlar. İdare hukuku alanında uzmanlaşmış bu avukatlar, müvekkillerin karşılaştığı hukuki zorlukların üstesinden gelmelerine ve haklarını savunmalarına yardımcı olurlar. İşte hukuki sorunların çözümünde İdare Hukuku Avukatının katkıları:

    1. Hukuki Danışmanlık: Müvekkillerine hukuki sorunlarını anlamaları için danışmanlık yaparlar. Sorunların kökenini inceleyerek en iyi hukuki yaklaşımı belirlerler.
    2. Hukuki Araştırma ve Analiz: Hukuki sorunların derinlemesine araştırılması ve analiz edilmesi, doğru hukuki çözümlerin bulunmasına yardımcı olur. İdare Hukuku Avukatı, mevzuatı ve içtihatları inceleyerek güçlü bir hukuki argüman geliştirirler.
    3. Hukuki Belgelerin Hazırlanması: İdare Hukuku Avukatı, müvekkillerin hukuki gereksinimlerini karşılamak için gerekli hukuki belgeleri hazırlarlar. Bu, başvurular, dilekçeler, itirazlar veya idari işlem bildirimleri olabilir.
    4. Müzakere Yeteneği: Müvekkillerin lehine sonuçlar elde etmek için müzakereler yaparlar. Bu, uzlaşma yoluyla uyuşmazlıkların çözülmesine yardımcı olabilir.
    5. İdari İşlemlerin İncelenmesi: Kamu idarelerinin aldığı idari işlemleri incelerler ve bu işlemlerin hukuka uygunluğunu değerlendirirler. İdari işlemlerde hatalar veya hukuka aykırılıklar tespit ederlerse, müvekkilleri adına düzeltici adımlar atarlar.
    6. İdare Mahkemelerinde Temsil: İdare Mahkemeleri’nde müvekkilleri adına dava açar ve temsil ederler. İdari davalarda müvekkilleri için hukuki argümanları sunarlar ve mahkemeler önünde savunma yaparlar.
    7. Hukuki Risk Yönetimi: Müvekkillerin hukuki risklerini değerlendirir ve bunları minimize etmek için stratejiler geliştirirler. Bu, müvekkillerin gelecekteki sorunları önlemelerine yardımcı olur.
    8. Hukuki İtibarın Korunması: Müvekkillerin hukuki itibarını korumak ve hukuki açıdan savunmak için çaba gösterirler. Müvekkillerinin haklarını korumak ve adaletin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla hareket ederler.
    9. Hukuki Eğitim: Müvekkillerine idare hukuku ve ilgili konular hakkında bilinçlendirme yaparlar. Bu, müvekkillerin kendi haklarını ve yükümlülüklerini anlamalarına yardımcı olur.

    İdare Hukuku Avukatının bu katkıları, müvekkillerin hukuki sorunlarını çözmelerine, haklarını korumalarına ve adaletin sağlanmasına önemli bir destek sağlar. Bu avukatlar, hukukun üstünlüğünün sürdürülmesine ve toplumun hukuki bilincinin artmasına da katkıda bulunurlar.

    İdare Hukuku Avukatının Topluma Katkısı

    İdare Hukuku Avukatı, topluma önemli katkılarda bulunurlar ve hukukun üstünlüğünün korunmasına yardımcı olurlar. İşte İdare Hukuku Avukatlarının topluma sağladığı katkıları özetleyen bazı önemli noktalar:

    1. Hukuki Bilgilendirme: İdare Hukuku Avukatı, toplumun idare hukuku ve kamu işlemleri konularında bilinçlenmesine yardımcı olurlar. Bu, insanların haklarını ve yükümlülüklerini anlamalarına ve hukuki sorunlarla nasıl başa çıkacaklarını bilmelerine katkı sağlar.
    2. Hakların Korunması: İdare Hukuku Avukatı, bireylerin veya kuruluşların kamu idareleri veya diğer taraflarla karşılaştıkları hukuki sorunlar karşısında haklarını korur. Bu, hukuki adaletin sağlanmasına ve eşit muameleye katkıda bulunur.
    3. Kamu İhalelerinin Şeffaflığı: Kamu ihalelerinin şeffaf ve adil bir şekilde yapılmasına yardımcı olurlar. Bu, kamusal kaynakların etkili kullanımını sağlar ve yolsuzluk riskini azaltır.
    4. Kamu Kurumlarının Hukuka Uygunluğu: İdare Hukuku Avukatı, kamu kurumlarının hukuka uygunluğunu denetlerler. Hukuka aykırı işlemlerin tespiti ve düzeltilmesi, toplumun kamu yönetimine güvenini artırır.
    5. Çevre Koruma: İdare Hukuku Avukatı, çevre hukuku alanında çalışarak doğal kaynakların korunmasına katkı sağlarlar. Çevre dostu uygulamaları teşvik eder ve çevresel etkilere karşı hukuki önlemler alır.
    6. Eğitim ve Bilinçlendirme: Topluma hukukun önemini ve hukuki haklarını anlatarak hukuki bilinci artırırlar. Seminerler, yazılar ve eğitim programları düzenleyerek toplumu hukuki konularda bilinçlendirirler.
    7. Adaletin Sağlanması: İdare Hukuku Avukatı, hukuki süreçleri yönlendirerek adaletin sağlanmasına katkıda bulunurlar. Haksız uygulamaları düzeltirler ve hukuka uygunluğu sağlarlar.
    8. Toplumsal Sorunların Çözümü: Toplumsal sorunların hukuki yollarla çözümüne yardımcı olurlar. Bu, toplumun daha adil ve demokratik bir yapıya katkıda bulunur.
    9. Kamu Güvenliği: İdare Hukuku Avukatı, kamu kurumlarının güvenliğini ve hukuki istikrarı korumaya yardımcı olurlar. Bu, toplumun güvenliğini ve düzenini sürdürmeye katkı sağlar.

    İdare Hukuku Avukatı, topluma hukuki destek sağlayarak hukukun üstünlüğünü korur, adaletin sağlanmasına katkıda bulunur ve toplumun daha bilinçli bir şekilde hukuki meselelerle başa çıkmasına yardımcı olurlar. Bu nedenle, toplumun hukuki ihtiyaçlarını karşılamada kritik bir rol oynarlar.

    İdare Hukuku ile ilgili tüm makalelere buradan ulaşabilirsiniz.

  • Özel Hayatın gizliliğini ihlal, Devlet Memurluğundan Çıkarılma

    DANIŞTAY KARARI

    16.DAİRE
    E. 2015/9697
    K. 2015/1941
    T. 21.4.2015

    • ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ( Adliyede Görev Yapan Memurun Eşine Ait Telefon Kayıtlarını Hukuka Aykırı Düzenlediği Müzekkereyle Temin Etmesi/Yetki ve Nüfuzunu Kötüye Kullanarak Kişinin Rızası Dışında Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi – Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası İle Cezalandırılmasında Hukuka ve Mevzuata Aykırılık Bulunmadığı )
    KİŞİNİN RIZASI DIŞINDA KİŞİSEL VERİLERİN ELE GEÇİRİLMESİ ( Adliyede Görev Yapan Memurun Eşine Ait Telefon Kayıtlarını Hukuka Aykırı Düzenlediği Müzekkereyle Temin Etmesi – Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasının Hukuka ve Mevzuata Uygun Olduğu/Özel Yaşamın Gizliliğinin Korunması İlkesinin Bireyin Temel Haklarından Olduğu )
    DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASI ( Adliyede Görev Yapan Memurun Eşine Ait Telefon Kayıtlarını Hukuka Aykırı Düzenlediği Müzekkereyle Temin Etmesi/Yetki ve Nüfuzunu Kötüye Kullanarak Kişinin Rızası Dışında Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi – Verilen Cezada Hukuka ve Mevzuata Aykırılık Bulunmadığı )
    Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi/m.8, 17
    2709/m.20
    657/m.125/E-g
    5237/m.136, 137

    Tokmak, Terazi, Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

    ÖZET : Özel yaşamın gizliliğinin korunması ilkesi bireyin temel haklarından olması sebebiyle Anayasada ve uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınmıştır. Davacı memur, ancak yargı kararı ile tespiti mümkün olan bir hususta eşine ait telefon kayıtlarını hukuka aykırı bir şekilde düzenlediği müzekkereyle temin etmiş, yetki ve nüfuzunu kötüye kullanarak kişinin rızası dışında kişisel verileri ele geçirmiştir. Bu fiil 657 Sayılı Kanun’un 125/E-g maddesinde sayılan koşullara uygun olmakla, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair davaya konu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

    İstemin Özeti : Trabzon İdare Mahkemesi’nin 11.04.2014 tarih ve E:2014/494, K:2014/512 Sayılı kararının dilekçede yazılı sebeplerle temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
    TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onaltıncı Dairesince gereği görüşüldü:
    KARAR : Dava, Trabzon İli Sürmene İlçe Adliyesi’nde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken geçici görevle Maçka Adliyesi’nde görev yapan davacının, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesine dair 07.04.2010 tarih ve 107 Sayılı Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.


    Trabzon İdare Mahkemesi’nin 21.10.2010 tarih ve E:2010/707, K:2010/1255 Sayılı kararıyla; davacının kişilerin temel hak ve hürriyetlerinden olan ve ancak yargı kararı ile tespiti mümkün olan bir hususta eşine ait telefon kayıtlarını hukuka aykırı bir şekilde düzenlediği müzekkereyle temin ettiği, bu müzekkerenin temin edilmesi ile ilgili olarak yargılandığı davada kendisi ve Cumhuriyet Savcısının işlemiş olduğu fiilin birlikte suç işleme kararı kapsamında sabit görüldüğü hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının Devlet memurluğu ile bağdaşmayacak surette fiil ve hareketlerde bulunduğu hususun sabit olduğu ve işlenmiş olan fiil ile cezanın birbiriyle örtüştüğü anlaşıldığından, davacının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair davaya konu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    Tokmak, Terazi, Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

    Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesinin 25.09.2013 günlü, E:2010/9235, K:2013/6619 Sayılı kararıyla temyiz istemi reddedilerek Mahkeme kararı onanmış ise de; bu kararın düzeltilmesinin davacı tarafından istenilmesi üzerine adı geçen Dairece verilen 18.02.2014 tarih ve E:2013/11312, K:2014/824 Sayılı kararla; Trabzon ili Sürmene Adliyesi’nde zabıt katibi olarak görev yapan davacının; eşinin sadakati ile ilgili şüphesini gidermek için ona ait cep telefonundan, kimlerle konuşulduğunun tespiti için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na hitaben hayali bir soruşturma numarası vererek 09.06.2008 ve 11.06.2008 tarihli müzekkereleri yazdığı, müzekkereleri de isim ve sicilini yazdığı Cumhuriyet Savcısına imzalattırdığı yönündeki eylemler dosya kapsamında bulunan belgelerle sabit olmakla birlikte, anılan eylemlerin, 657 Sayılı Kanun’un 125/E-g. maddesinde belirtilen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığı; bu durumda, davacının hukuka aykırı bir şekilde müzekkere yazarak başkasına ait telefon kayıtlarını temin ettiği hususu sabit olup, davacının bu eylemi, gerçeğe aykırı belge düzenlemek olarak değerlendirilebilecek bir eylem olduğundan, davacıya 657 Sayılı Kanun’un 125/E-g. maddesi uyarınca uygulanan disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle anılan İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.

    Tokmak, Terazi, Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

    Temyize konu olan Trabzon İdare Mahkemesi’nin 11.04.2014 tarih ve E:2014/494, K:2014/512 Sayılı kararıyla Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararına uyularak davaya konu işlem iptal edilmiştir. Davalı idare, davaya konu işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

    657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesinde, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
    Anayasanın “Temel Hak ve Hürriyetlerin Niteliği” başlıklı 12. maddesinde; “Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.” hükmüne; “Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması” başlıklı değişik 13. maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.

    Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmüne; “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı değişik 20. maddesinde ise, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. ( Mülga cümle: 03/10/2001 – 4709 S.K./5. md. ) ( Mülga fıkra: 03/10/2001 – 4709 S.K./5. md. ) Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.

    Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar. ( Ek fıkra: 07/05/2010-5982 S.K./2. md. ) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına dair esas ve usuller kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.

    Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

    Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması” başlıklı 8. maddesinde, herkesin özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin “Mahremiyet Hakkı” başlıklı 17. maddesinde de, hiç kimsenin özel ve aile yaşamına, konutuna veya haberleşmesine keyfi veya hukuka aykırı olarak müdahale edilemeyeceği; onuru veya itibarının hukuka aykırı saldırılara maruz bırakılamayacağı, herkesin bu tür saldırılara veya müdahalelere karşı hukuk tarafından korunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

    5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” başlıklı dokuzuncu bölümünde yer alan “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlıklı 136. maddesinde; ” ( 1 ) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü yer almakta olup, “Nitelikli haller” in sayıldığı 137. maddede ise; ” ( 1 ) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların; a ) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle, b ) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır” şeklinde düzenlenmiştir.

    Dava dosyasının incelenmesinden, Trabzon İli Sürmene İlçe Adliyesi’nde zabıt katibi olarak görev yapan davacı tarafından eşi ile ilgili bir takım şüpheleri üzerine eşinin cep telefonuyla yaptığı görüşmeleri tespit etmek amacıyla gerçek olmayan bir soruşturma numarası vererek 09.06.2008 ve 11.06.2008 tarihlerinde Telekominikasyon İletişim Başkanlığı’na müzekkere yazdığı, yazmış olduğu bu müzekkerelerin Cumhuriyet Savcısı tarafından imzalandığı ve telefon görüşmelerinin bu suretle temin edildiği; davacının eşi tarafından, davacı ile birlikte gönül ilişkisi yaşadığını iddia ettiği Cumhuriyet Savcısı hakkında Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu’na şikayette bulunulduğu, Adalet Müfettişliği tarafından yapılan soruşturmada 14.09.2009 tarih ve 9/14-1 Sayılı yazı ile davacı hakkında disiplin işlemlerinin Adli Yargı Adalet Komisyonu tarafından yapılması amacıyla belirtilen komisyona bildirimde bulunulduğu, Adalet Komisyonu Başkanlığı’nın 18.09.2009 tarih ve 2009/849 Sayılı yazısı ile davacı hakkında muhakkik tayin edilerek soruşturma başlatıldığı;

    yapılan soruşturma sonucu hazırlanan muhakkik raporunda davacının gerçeğe aykırı belge düzenlemek fiilinden ötürü 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-f maddesi uyarınca Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile cezalandırılması teklifinde bulunulduğu, bu teklif üzerine dosyanın Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulu’na gönderildiği, Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulu’nun 28.01.2010 tarih ve 9 Sayılı kararında davacının fiilinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek dosyanın Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’na gönderilmesine karar verildiği, Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından davacının son savunması alınmak suretiyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.

    Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

    Olayda; Trabzon İli Sürmene İlçe Adliyesi’nde zabıt katibi olarak görev yapan davacının; eşinin sadakati ile ilgili şüphesini gidermek için ona ait cep telefonundan kimlerle konuşulduğunun tespiti için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na hitaben hayali bir soruşturma numarası vererek 09.06.2008 ve 11.06.2008 tarihli müzekkereleri yazdığı, müzekkereleri de isim ve sicilini yazdığı Cumhuriyet Savcısına imzalattırdığı yönündeki eylemler dosya kapsamında bulunan belgelerle sabittir.

    Nitekim, davacının eşinin cep telefonu ile görüşmelerinin tespiti amacıyla hukuka aykırı olarak düzenlenen müzekkereler ile ilgili olarak görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin evrakta sahteciliği ve kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde elde edilmesi suçlamasıyla adli yönden soruşturma yapılmış; bu kapsamda yapılan yargılama sonucunda Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18.6.2010 günlü, E:2010/42, K:2010/76 Sayılı kararıyla; davacı, cumhuriyet savcısı ve cumhuriyet savcısının istekte bulunduğu hakimin fiili sabit görülerek görevi kötüye kullanma suçundan hapis cezası ile cezalandırılmalarına, ancak Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

    Uyuşmazlığa konu olayda; davacının hukuka aykırı bir şekilde müzekkere yazarak başkasına ait telefon kayıtlarını temin ettiği hususu sabit olup, bu eyleminin, Devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektiren, memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede hareketlerden sayılıp sayılmayacağının irdelenmesi gerekmektedir.

    Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

    657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-g maddesi, kamu görevinin inanılır, güvenilir, itibarlı görevliler eliyle yürütülmesini amaçlamıştır. Memur sıfatı taşıyan ve kamu hizmetinin personel unsurunu oluşturan kişilere toplumun güven duyması, bireylerin idareye olan güven ve inancını da sağlayacaktır. Kamu hizmetinin, gerekli saygınlığı yitirmiş görevliler eliyle yürütülmesi, bireylerin idareye olan güven duygularının sarsılmasına, kişi ile idare ilişkilerinde arzu edilmeyen olumsuz bazı gelişmelere neden olabilir. Kanun, böylesi bir tehlikenin gerçekleşmesini engellemek için önlem almış, müsebbiblerinin Devlet memuriyetinden çıkartılmasını öngörmüştür.

    Hukukumuzda haberleşme hürriyeti kapsamında yapılan telefon görüşmeleri ve bunlara dair kayıtların temin edilmesi yetkisi ancak hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı kararıyla mümkün olup, bu konuda başkaca herhangi bir kamu görevlisinin yetkisi bulunmamaktadır.
    Bu durumda, davacının kişilerin temel hak ve hürriyetlerinden olan ve ancak yargı kararı ile tespiti mümkün olan bir hususta eşine ait telefon kayıtlarını hukuka aykırı bir şekilde düzenlediği müzekkereyle temin ettiği, bu müzekkerenin temin edilmesi ile ilgili olarak yargılandığı davada kendisi ve Cumhuriyet Savcısının işlemiş olduğu fiilin birlikte suç işleme kararı kapsamında sabit görüldüğü hususları da birlikte değerlendirildiğinde; kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi fiilinin kamu görevlilerince işlenmesinin, suçu, Türk Ceza Kanunu uyarınca nitelikli hale getirerek ağırlaştırıcı sebep teşkil ettiği; özel yaşamın gizliliğinin korunması ilkesinin, yukarda belirtilen bireyin temel haklarından olması sebebiyle Anayasada ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alındığı; davacının yetki ve nüfuzunu kötüye kullanarak ve rızası dışında başkasına ait hukuka aykırı bir şekilde ele geçirdiği kişisel verilerin kişi güvenliğinin tehdit edilmesi sonucunu doğurduğu göz önüne alındığında, 657 Sayılı Kanun’un 125/E-g maddesinde sayılan koşullarının davacı yönünden oluştuğu sonucuna varılmıştır.

    Tokmak, Terazi, Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

    Bu itibarla, davacının devlet memurluğu ile bağdaşmayacak surette fiil ve hareketlerde bulunduğu hususun sabit olduğu ve işlenmiş olan fiil ile cezanın birbiriyle örtüştüğü ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

    SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle Trabzon İdare Mahkemesi’nin 11.04.2014 tarih ve E:2014/494, K:2014/512 Sayılı kararının 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasının ( b ) fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 Sayılı Kanun’la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gonderilmesine….oy birligi ile karar verildi.

    Bu konu hakkında benzer makalelerimiz için tıklayın

  • İdare Hukuku Davaları İşleyişi Nasıl Olur

    İdare Hukuku Davaları İşleyişi Nasıl Olur

    Devlet ve devlet kurumlarına karşı olan ihtilaf ve uyuşmazlıklar karşımıza idare hukuku davaları olarak çıkmaktadır.

    İdare Hukuku alanında uygulamalara ve düzenlemelere zaman içinde gelişen yargı kararlarının da oldukça etkili olduğunu belirtmekte fayda vardır. Hukuki güven ilkesinin teminatı olan mahkemeler özellikle idarenin hukuk devleti kurallarına riayet etmesinde önemli rol oynar. Keyfiliği engelleyen ve hukukun ülke sınırları içinde en büyük güç olan devlet tarafından kurallarla uygun şekilde uygulanabilirliği bağımsız ve tarafsız mahkemelerin varlığı ile mümkündür.


    İDARE HUKUKU ALANINDA DAVA TÜRLERİ NELERDİR

    • İdarenin sorumluluğu ve tazminat (tam yargı) davaları
    • Hukuka aykırı idari işlemlerin iptaline ilişkin davalar
    • İdari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve davalar
    • Belediye Kanunu’ndan kaynaklanan idari davalar
    • İdari para cezalarına itiraz ve iptal davaları
    • İmar davaları
    • İhale hukukuna ilişkin ihtilaflar ve davalar
    • Kamulaştırmanın  iptali davaları ( bedel tespit davaları idare hukuku alanına girmez,ancak iptal davaları idare mahkemesinde görülür )
    • Memurların tabi olduğu idari yaptırımlara karşı iptal ve tam yargı davaları
    • Öğrencilerin tabi olduğu idari yaptırımlara karşı iptal ve tam yargı davaları
    • Karayolları Trafik Kanunundan kaynaklı idari uyuşmazlıklar ve davalar

    İDARE HUKUKUNA İLİŞKİN SORULAR

    İdarenin Sorumluluk Halleri Nelerdir?

    İdare’nin kusur ve kusursuz sorumluluğu; İdare gerçekleştirmesi gereken hizmeti geç, kötü veya hiç yerine getirmezse, İdarenin kusur sorumluluğu doğar. Bazı durumlarda, hiçbir kusuru olmasa da idare ortaya çıkan zararlardan sorumlu olur. Buna da idarenin kusursuz sorumluluğu denir. Kamu görevlisinin görevini yerine getirirken uğradığı zarar, bir hizmetin ifa edilmesi sırasında hizmetin doğası gereği üçüncü kişilere verilen zarar, oluşan bu sorumluluğa örnektir. Kamu yararı maksadıyla yapılmış bir işlem sonucunda ortaya çıkan şahıs zararlarının giderilmesi esasına dayanır.

    İdari Davada Süreç Ne Zaman ve Nasıl Başlatılmalıdır?

    Davalının idare olduğu tazminat davalarında (tam yargı davası) öncelikle meydana gelen zararın kaynağının tespit edilmesi gerekir.


    Zararın kaynağı idari eylem ise, durumun öğrenilmesinden itibaren bir yıl içerisinde dava açmak gerekir.


    Zararın kaynağı idari işlem veya idari sözleşme ise 30 gün içerisinde dava açmak gerekir.

     

    Bilgi Edinme Hakkı

    Vatandaşlar, idarenin yaptığı işlemin gerekçesini bilgi edinme hakkı kapsamında talep etme ve öğrenme hakkına sahiptir. İdare, bilgi edinme kanunu kapsamında bu gerekçeyi bildirmek zorundadır.


    4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu gereğince idare, başvuru üzerine istenen bilgi yahut belgeyi on beş gün içinde sağlamak durumundadır. Talep edilen belge yahut bilgi ile ilgili idarenin başka bir birimden yardım, görüş alması, koordinasyon sağlamasının gerekli olduğu hallerde bu süre otuz gündür.


    İdare, kanunda öngörülen on beş günlük sürenin uzayacağı bilgisini başvuruyu yapan bireye veya tüzel kişiliğe bu sürenin sona erdiği tarihte bildirme yükümlülüğü vardır.

    Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı

    İdari Eylemler ve İşlemler

    • İdari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğu yetki, şekil, sebep, konu ve amaç olmak üzere beş ana başlıkta incelenir.
    • İdari işlemin hukuki sonucu, konu unsurunu ifade eder. İdari işlemin konusu meşru, olası ve istenen sonucu gerçekleştirme amacına yönelik olmalıdır.
    • İdari işlemi yerine getirecek olan merci yahut kamu görevlisi, yetki unsurunu ifade eder.
    • İdarenin yaptığı işlemin gerekçesi, sebep unsurunu ifade etmektedir.
    • İdari işlem ya da eylemin usul ve biçim yönünden hukuka uygunluğu şekil unsurunu ifade etmektedir.
    • İdari işlemlerin tamamı kamu yararını gerçekleştirme amacını güder. Bu anlamda amaç unsuru kamu yararının olup olmadığı şeklindedir.

    Devlet memurunu işten çıkarma cezası

    Disiplin cezaları ortak amaç için çalışan kişilerin düzenini sağlamak maksadıyla kendi özel mevzuatında belirlenmiş, hiçbir ceza kanununa girmeyen yaptırımlar bütünü olarak tanımlanabilir.
    657 Sayılı Devlet memurları kanunda disiplin cezalarının çeşitleri ve bu cezalara uygulanacak yaptırımlar düzenlenmiştir.
    Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

    • Grev yapmak,
    • Yasak yayınları kamu kurumlarına asmak,
      Siyasi partiye üye olmak,
    • Mazeretsiz olarak bir yılda toplam 20 gün işe gelmemek,
    • Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği emirleri uymamak,
    • Astlarına, üstlerine iş sahibi vatandaşlara fiili tecavüzde bulunmak,
    • Memurluk sıfatı ile bağdaşmayan yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
    • Yetki ve izin almadan gizli bilgileri açıklamak,
    • Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,
    • Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak,
    • 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.
    • Devlet memurluğundan çıkarma, bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.
    • Yukarıda sayılı hallerin varlığı halinde memuriyetten çıkarma cezası verilebilir.

    Eş Durumundan Atama

    Devlet memurları, özellikle de öğretmenler açısından eş durumundan tayin zorunluluğu sıkça karşılaşılan bir durumdur.


    Uygulamada birçok memur eşi, eş özrüne dayanarak tayin talep etmekte ancak tayin talep edilen yerde norm kadro eksikliği, hizmet puanı yetersizliği, vs. gibi sebeplerle bu talep reddedilmektedir.


    Zorunlu yer değiştirmeye tabi memurun, memur olan eşi açısından yukarıda bahsedilen sebeplerle tayin isteminin reddedilmesi hukuka aykırıdır.


    İlgili kurum, tayin talep edilen yerdeki norm kadro eksikliği yahut hizmet puanının yetersizliği gerekçelerini dayanak gösteremez.


    Zorunlu yer değiştiren memurun, memur eşi genel tayin ve atama kaidelerine ilişkin istisnadan yararlanmak durumundadır.


    İDARE HUKUKUNUN ÖZELLİKLERİ

    1) İdare hukuku diğer hukuk dallarına kıyasla daha genç bir daldır. Özel hukukun kökeni Roma Hukukuna dayanırken İdare Hukuku 1800’lerin sonuna dayanır.

    2) İdare hukukunun kuralları dağınık halde bulunmaktadır. Medeni kanun, ceza kanunu gibi tek bir kanun altında sıralanmamıştır. Yani, ceza hukukunun kuralları Ceza Kanununda sıralanırken İdare Hukukunun kurallarını oluşturan bir İdare Kanunu yoktur.

    3) İdare hukuku kuralları bir kanun koyucu tarafından konulmadığı için büyük ölçüde içtihadı bir hukuk dalıdır. Bu kurallar idari yargı organlarının uzun bir süreç içerisinde somut olaylarla birlikte verdikleri kararlarla oluşmuştur.

    Tokmak, Terazi, Hukuk, Adalet, Gaziantep Anlaşmalı, Çekişmeli Boşanma, Ceza, işçi, tazminat, idari dava, velayet, miras, tüketici avukatı


    4) İdare hukuku bağımsız bir hukuk dalıdır. İdare hukukunun bazı kavramlarının ve ilkelerinin özel hukukta benzeri bulunmamaktadır.

    5) İdare hukuku statüsel bir niteliktedir. Özel hukukta akdi ve iradi kavramları varken idare hukukunda öğrencilik statüsü, vatandaşlık statüsü gibi statüler vardır.

    6) İdare hukukunda işlemler tek taraflıdır. Özel hukukta hukuki işlemler birbirine uygun karşılıklı irade beyanlarıyla kurulabilirken, idare hukukunda işlemin yapılması için, ilgilisi tarafından kabul edilmesine gerek bulunmamaktadır.
    Çünkü idare hukuku işlemlerinde idarenin tek yanlı açıklaması yeterlidir.



    İdare Hukukuna Hakim Olan İlkeler

    İdare hukukuna hakim olan birçok temel ilke bulunmaktadır. Anayasanın 2’nci maddesinde sayılı olan temel ilkeler aynı zamanda idareyi de bağlamaktadır. Bu ilkeler, insan haklarına saygı, Atatürk milliyetçiliği, sosyal devlet, laiklik, demokratik devlet, hukuk devleti ilkeleridir.

    İdare hukuku ile alakalı tüm bu bilgilerden sonra, işin içinden çıkamayabilir. Bu konuda özellikle hukukçu desteği oldukça önem arz etmektedir. Nitekim daha spesifik bir alan olan idare hukukunun usul ve işleyişini bir avukat/hukukçu ile taki,p etmek her zaman daha sağlıklı sonuçlar alınmasında faydalı olacaktır.

    İdare hukuku idarenin işleniş şeklini ve kişilerle olan bağlantılarını düzenleyen hukuk dalıdır. İdare tarafından gerçekleşen işlemlerin hukuka aykırı olması durumunda aykırılıkların giderilmesi için gerekli davaların açılması gerekir. İdare Hukukunun Yasama, Yargı ve Yürütme Organında Yeri Yargı organı bağımsız mahkemelerdir, yasama organı ise TBMM‘dir. İdare de yürütme organının bir parçası durumundadır. İdare, yürütme organında Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu, Bakanlıklar ve Başbakan hariç devlet dışındaki kamu tüzel kişilerden oluşur.

    İdare hukukunun alanını belirleyen ölçüt kamu gücü ölçütüdür. Bu duruma göre, idarenin kamu gücünü kullanarak yaptıkları idare hukukuna tabi tutulur. Yapılan bu işlerde çıkan anlaşmazlıklar da idari yargıda bakılır.

    Bu konu hakkındaki benzer makalelerimiz için tıklayın

Call Now