TMK MADDE 529 – Mirastan Feragat Sözleşmesi

TMK MADDE 529 – Mirastan Feragat Sözleşmesi

TMK MADDE 529 – Mirastan Feragat Sözleşmesi2. Hükümden Düşmesi
Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine yapılmış olup bu kişinin herhangi bir sebeple mirasçı olamaması hâlinde, feragat hükümden düşer. Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine yapılmamışsa, en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır ve bunların herhangi bir sebeple mirasçı olamaması hâlinde, feragat yine hükümden düşer.
TMK MADDE 529’UN GEREKÇESİ
Maddenin kenar başlığı İsviçre Medenî Kanununun 496 ıncı maddesine uygun olarak “Hükümden düşmesi” şeklinde değiştirilmiştir. Madde İsviçre aslına uygun olarak daha anlaşılır biçimde yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur. Maddenin birinci fıkrasında, mirastan feragat sözleşmesinin lehine yapıldığı kişinin herhangi bir sebeple mirasçı olamaması hâlinde feragatin geçersiz olacağı belirtilmiştir.Maddenin ikinci fıkrasında, yürürlükteki Kanunun çok açık olarak belirtilmeyen hükmüne açıklık getirilmiş; feragat sözleşmesi belli bir kişi veya kişiler lehine yapılmamış ve mirasbırakan bu paydan sonradan da tasarruf etmemişse, feragatten feragat edenin en yakın ortak kökün altsoyu lehine olduğu kabul edilmiştir.Şayet feragat edene en yakın ortak kökün altsoyunda başka bir mirasçı yoksa feragat yine hükümsüzleşecektir.Birlikte mirasçılar lehine feragat edilmişse, mirasbırakan feragat edenin hissesinde tasarruf edemez. Bu hisse feragat edenle birlikte mirasçı olan mirasçılarda kalır. Şayet birlikte mirasçı olanların hepsi mirasçı olamazsa feragat hükümsüzleşir.
TMK MADDE 529 İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI
Yargıtay14. Hukuk Dairesi
Esas : 2019/2152 Karar : 2019/7969Karar Tarihi : 28.11.2019
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.02.2019 gün ve 2016/15951 Esas ve 2019/1359 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacılar …, …, … vekili ve mirasçı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, muris …’a ait Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/1896-2008/1690 E. K. sayılı mirasçılık belgesinde murisin ikinci eşi davalı …’a mirasçı olarak pay dağıtıldığı, oysa davalı 2. eş …’ın Ankara 4. Noterliği 17.10.1984 tarih ve … yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesi imzaladığını ve muris …’ın mirasçısı olmadığından bahisle Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/1896-2008/1690 E. K. sayılı mirasçılık belgesinin iptalini istemiştir.Asli Müdahil mirasçı … vekili, davalı olan annesi …’ın ivazsız olarak mirastan feragat ettiğini, MK 475. maddesi gereğince annesi …’ın miras payının altsoyu olduğundan kendisine geçeceğinden bahisle davaya müdahale talebinde bulunmuştur.Mahkemece, ilk olarak davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı … vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2009/5603 Esas 2010/903 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı …’ın mirastan feragat ettiği tarihte altsoyu …’ın hayatta olmadığı, sözleşmedeki irade beyanının hayatta olan diğer mirasçılar yönünde gerçekleştiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmü, davalı … vekili ve asli müdahil … vekili temyiz etmiş, Dairemizce aşağıda yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Dairemiz tarafından verilen karara karşı karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.4721 sayılı Medeni Kanununun 28. maddesinde “Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.”, 582. maddesinde ise “Cenin, sağ doğmak koşuluyla mirasçı olur. Ölü doğan çocuk mirasçı olamaz.” hükümleri düzenlenmiştir.Mirastan feragat sözleşmesi, TMK. 528/I hükmüne göre, mirasbırakan ile muhtemel yasal mirasçısı arasında, ileride doğacak miras payından tamamen veya kısmen ivazlı veya ivazsız olarak vazgeçmesine ilişkin bir miras sözleşmesi türüdür.Mirastan feragat sözleşmesinin hükümleri özellikle feragat eden mirasçı bakımından önemlidir. Çünkü, feragat sözleşmesi yapmakla feragat eden kimse, mirasa ilişkin beklenen (muntazar) bir haktan yoksun olur, mirasçı sıfatını kazanamaz. Bu husus Medeni Kanunumuzun 528/II’de «Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder» şeklinde ifade edilmiştir.Medeni Kanunumuzun 528. maddesinin üçuücü fıkrasına göre “bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.” Bu düzenlemenin karşıt anlamına göre, feragatin ivazsız olması durumunda, feragat eden mirasçının altsoyu, mirasçılık sıfatını kaybetmez. Feragat eden artık mirasçı olamayacağına göre, onun feragatinden kimler yararlanacaktır? İvazsız feragatte, feragat edenin altsoyları mirasçı olmaya devam edeceğinden, ivazsız feragatte sadece feragatten edenin altsoyu yararlanır.Somut olayda, davalı …, muris eşi …’ın mirasından Ankara 4. Noterliği 17.10.1984 tarih ve 35014 yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesi ile ivazsız olarak feragat etmiştir. Asli müdahil …’ın ise doğum tarihinin 18.12.1984 olduğu, mirastan feragat sözleşmesinin yapıldığı tarih olan 17.10.1984’te ise cenin olduğu ve sağ doğmakla mirasçılık sıfatını kazandığı anlaşılmaktır. O halde mahkemece, davalı …’ın mirastan feragatinin ivazsız olarak yapıldığı ve asli müdahil mirasçı …’ın sözleşmenin yapıldığı tarihten 2 ay sonra sağ doğmakla, ivazsız yapılan feragatten feragat edeninin altsoyu olarak yararlanacağı değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yanılgılı olarak davalı …’ın mirastan feragat ettiği tarihte, altsoyu …’ın hayatta olmadığı, sözleşmedeki irade beyanının hayatta olan diğer mirasçılar yönünde gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.Mirasçılık belgesi, maddi bir olayın varlığını ikrar ve kişiler arasındaki irs (soy) ilişkisini tespit eder. Mirastan ıskat ve mahrumiyet sebepleri ya da mirasın reddi veya mirastan feragat sözleşmesi hallerinin bulunması mirasçılık belgesi istemeye engel olmadığı gibi ıskat, mahrumiyet, ret ve feragatin hukuki sonuçları terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetilmesi gerektiğinden “sadece terekeye dahil mal ve haklar yönünden mirasçılık sıfatını kaybettiği ve payın kime kalacağını belirleyen” sözlerin hüküm sonucuna eklenmesi suretiyle miras paylarını gösterir biçimde hüküm kurulması gerekmektedir.Buna göre mahkemenin kabule dair kararında, murisin eşi …’ın mirası Ankara 4. Noterliği 17.10.1984 tarih ve 35014 yevmiye numaralı sözleşmesi ile murise ait mirastan feragat ettiği, tereke mevcudu yönünden mirasçılık sıfatını kaybettiği ve paylaşma sırasında …’a ait payın kime kalacağının hükümde gösterilmemiş olması da, eleştiriye konu edilmiştir.Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle bozulmuş olup, karar düzeltme istemi HUMK’nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmamaktadır. Bu nedenle yerinde olmayan istemin reddine karar verilmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HUMK’nun 440. maddesinde gösterilen nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaletiyle takdiren 370,00TL para cezasının düzeltme isteyenden tahsiline, ret harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına 28.11.2019 tarihinde oy çokluğuyla ile karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu gönderiyi paylaş

WhatsApp
Avukata Soru Sor
Merhaba, daha fazla bilgi için, konusunda uzman avukat ile görüşmek ister misiniz?